faults - Turkish English Dictionary

faults

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "faults" in Turkish English Dictionary : 8 result(s)

English Turkish
General
faults n. hatalar
The UN system has its faults, but we have no other such system on a global basis.
BM sisteminin hataları var ancak küresel bazda böyle başka bir sistemimiz yok.

More Sentences
faults n. kusurlar
Love sees no faults.
Aşk kusurları görmez.

More Sentences
faults n. faylar
faults n. taksirat
faults n. yanlışlar
faults n. eksikler
faults n. noksanlar
faults n. kabahatler

Meanings of "faults" with other terms in English Turkish Dictionary : 36 result(s)

English Turkish
General
tectonic faults n. tektonik fay hatları
repair one's faults v. hatalarını gidermek
fix one's faults v. hatalarını gidermek
rectify one's faults v. hatalarını gidermek
correct one's faults v. hatalarını gidermek
be blind to someone's faults v. kusurlarını görmezden gelmek
be blind to someone's faults v. hatalarını görmezden gelmek
know someone’s faults v. birinin zaaflarını bilmek
Phrases
with all faults expr. olduğu gibi
Proverb
know your own faults before blaming others for theirs iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır
Idioms
love sees no faults expr. aşk gözü kör eder
love sees no faults expr. aşkın gözü kördür
Trade/Economic
faults due to poor workmanship n. özensiz işçilik kusurları
with all faults expr. garanti verilmeksizin
with all faults expr. garanti vermeksizin
Law
acknowledge faults n. suç itirafı
acknowledge faults v. suç itirafında bulun
Technical
less serious faults n. küçük sorunlar
faults which seriously impair n. önemli şekilde etkileyen arıza
serious faults n. önemli arıza
minor faults n. küçük arızalar
visual faults n. görsel kusurlar
visual faults n. görünüş kusurları
extrinsic faults n. dışınlı hatalar
protection of low voltage installations against faults between high voltage systems and earth n. alçak gerilim tesisatının yüksek gerilim sistemleri ile toprak arasındaki arızalara karşı korunması
foreseeable faults n. önceden tahmin edilebilen arızalar
visual and edge faults n. görsel ve kenar hataları
Computer
faults injected n. püskürtülen hatalar
instance faults n. kopya hatası
page faults n. sayfa hataları
page faults n. disk belleği hataları
Geology
lineation and faults n. lineasyon ve faylar
thrust faults n. bindirme fayları
reverse faults n. ters faylar
n-s to ne-sw trending active transpressional strike-slip faults n. k-g’den kd-gb’ya değişen aktif sıkışma bileşenli doğrultu atımlı faylar
local active faults n. yerel aktif faylar