| English | Turkish | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | footfall n. | ayak sesi | ||
|
The footfall of each step echoed through the empty hallway. Atılan her adımın ayak sesi, boş koridorda yankılanıyordu. More Sentences |
||||
| General | footfall n. | ziyaretçi sayısı | ||
|
The success of a shopping area is often measured by the footfall. Bir alışveriş bölgesinin başarısı genellikle ziyaretçi sayısıyla ölçülür. More Sentences |
||||
| General | footfall N. | yaya trafiği | ||
| General | footfall N. | adım sesi | ||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | footfall n. | belli bir zaman dilimi içerisinde mağazaya gelen müşteri sayısı | ||
| Trade/Economic | footfall n. | mağaza yakınındaki yaya trafiği | ||