fusible - Turkish English Dictionary

fusible

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "fusible" in Turkish English Dictionary : 12 result(s)

English Turkish
General
fusible n. kolayca eritilir
Technical
fusible n. kaynaşır
fusible n. füzyona uğrayabilir
fusible n. ısıyla birleştirilebilir
fusible adj. eriyebilir
fusible adj. erir
fusible adj. kaynaşabilir
Textile
fusible adj. yapıştırılabilen
Medical
fusible adj. fusibl
Chemistry
fusible adj. eriyebilir
fusible adj. sıvılaşabilen
Biochemistry
fusible adj. erir

Meanings of "fusible" with other terms in English Turkish Dictionary : 25 result(s)

English Turkish
Technical
fusible alloy n. düşük sıcaklıkta eriyebilen alaşım
fusible plug n. emniyet tapası
fusible link n. eriyebilir bağlantı
fusible washer n. eriyebilir rondela
fusible solder n. bizmut lehimi
fusible wire n. kolay erir tel
fusible link valve n. erir sigortalı vana
fusible solder n. yumuşak lehim
fusible metal n. kolay erir metal
fusible plug n. erir tapa
fusible alloy n. düşük sıcaklıklarda eriyen alaşım
safety fusible plug n. erir sigortalı priz
fusible plug n. eriyen sigorta
fusible alloys n. kolay eriyen alaşımlar
cylinders with fusible plugs n. ergiyebilir emniyet tapası olan tüpler
acetylene cylinders equipped with fusible plug n. ergiyebilir tapalı asetilen gazı tüpleri
fusible metal n. sigortalarda kullanılan erimesi zor bir çeşit metal alaşımı
Textile
fusible interlining n. yapışkanlı tela
fusible woven interlining n. yapışkanlı dokuma tela
fusible interlining n. yapışkan tela
Automotive
fusible link box n. sigortalı bağlantı kutusu
fusible link n. sigortalı bağlantı
fusible link n. eriyebilen bağlantı
Aeronautic
fusible alloys n. kolay eriyen alaşımlar
Chemistry
fusible white precipitate n. amonyum klorür çözeltisine aşındırıcı madde çözeltisi eklenerek elde edilen beyaz renkli kristalli bir madde