intractable - Turkish English Dictionary

intractable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

intractable — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ɪnˈtræktəbəl/ – BrE /ɪnˈtræktəbəl/)
Part of speech:
Sıfat
Synonyms:
stubborn, unmanageable
Antonyms:
manageable, compliant

Meanings of "intractable" in Turkish English Dictionary : 18 result(s)

English Turkish
General
intractable adj. zorlu
The hurdles along the way came to be more intractable than expected.
Yol boyunca karşılaşılan engeller beklenenden daha zorlu çıktı.

More Sentences
Medical
intractable adj. inatçı
Chrysta had an excruciating and intractable stomachache.
Chrysta'nın dayanılmaz ve inatçı bir karın ağrısı vardı.

More Sentences
Psychology
intractable adj. inatçı
Chrysta had an excruciating and intractable stomachache.
Chrysta'nın dayanılmaz ve inatçı bir karın ağrısı vardı.

More Sentences
General
intractable n. dik kafalı kimse
intractable n. ele avuca sığmaz kimse
intractable adj. serkeş
intractable adj. dik kafalı
intractable adj. yola getirilemeyen
intractable adj. ele avuca sığmaz
intractable adj. densiz
intractable adj. kolay kontrol edilemeyen
intractable adj. kolay işlenemeyen
intractable adj. kolay dövülemeyen
intractable adj. kolay iyileştirilemeyen
intractable adj. kolay rahatlatılamayan
intractable adj. ilaca cevap vermeyen
intractable adj. (sorun, hastalık) kolay çare bulunamayan
intractable adj. zor başa çıkılan

Meanings of "intractable" with other terms in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
General
become intractable v. çetinleşmek
Medical
intractable pain n. inatçı ağrı
intractable disease n. zor tedavi edilen hastalık
intractable disease n. zor tedavi edilebilen hastalık
intractable symptoms n. inatçı semptomlar
intractable seizures n. tedaviye dirençli nöbetler
intractable seizures n. ilaca dirençli nöbetler