justifiable - Turkish English Dictionary

justifiable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

justifiable — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˌdʒʌstɪˈfaɪəbəl/ – BrE /ˌdʒʌstɪˈfaɪəbəl/)
Part of speech:
Sıfat
Synonyms:
defensible
Antonyms:
unjustifiable

Meanings of "justifiable" in Turkish English Dictionary : 15 result(s)

English Turkish
Law
justifiable adj. haklı
Violence cannot be a justifiable method of protest.
Şiddet, haklı bir protesto yöntemi olamaz.

More Sentences
justifiable adj. haklı görülebilir
Income support independent of production may be justifiable; export subsidies are not.
Üretimden bağımsız gelir desteği haklı görülebilir; ancak ihracat sübvansiyonları haklı görülemez.

More Sentences
General
justifiable adj. gerekçeli
justifiable adj. mazur görülebilir
justifiable adj. hak verilebilir
justifiable adj. hukuka uygun
justifiable adj. savunulabilir
justifiable adj. haklı çıkarılabilir
justifiable adj. haklı gösterilebilir
Law
justifiable adj. doğruluğu ispat edilebilir
justifiable adj. hukuka aykırılık oluşturmayan
justifiable adj. hukuken uygun bulunan
justifiable adj. makbul mazerete dayanan
justifiable adj. meşru
justifiable adj. müdafaa edilebilir

Meanings of "justifiable" with other terms in English Turkish Dictionary : 6 result(s)

English Turkish
General
for justifiable reasons adv. haklı nedenlerle
for justifiable reasons adv. haklı sebeplerle
Law
justifiable self defence n. meşru müdafaa
justifiable trespass n. başkasının gayrimenkulüne yasal bir sebebe dayanarak girme
justifiable homicidal n. görev sırasında işlenen adam öldürme fiili
justifiable homicide n. (nefsi müdafaa veya görev sırasında) gerçekleştirilen haklı/yasal adam öldürme