juxtaposition - Turkish English Dictionary

juxtaposition

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

juxtaposition — Definition

Meaning:
yan yana getirme
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˌdʒʌkstəpəˈzɪʃən/ – BrE /ˌdʒʌkstəpəˈzɪʃən/)
Part of speech:
İsim: juxtaposition (juxtapositions)
Synonyms:
adjacency
Antonyms:
separation

Meanings of "juxtaposition" in Turkish English Dictionary : 21 result(s)

English Turkish
General
juxtaposition n. yan yana koyma
The author's juxtaposition of the two characters highlights their differences, but also their similarities.
Yazarın iki karakteri yan yana koyması, farklılıklarının yanı sıra benzerliklerini de vurguluyor.

More Sentences
Technical
juxtaposition n. yan yana koyma
The author's juxtaposition of the two characters highlights their differences, but also their similarities.
Yazarın iki karakteri yan yana koyması, farklılıklarının yanı sıra benzerliklerini de vurguluyor.

More Sentences
Informatics
juxtaposition n. yan yana koyma
The author's juxtaposition of the two characters highlights their differences, but also their similarities.
Yazarın iki karakteri yan yana koyması, farklılıklarının yanı sıra benzerliklerini de vurguluyor.

More Sentences
General
juxtaposition n. yanyana koyma
juxtaposition n. birbirine yakın koyma
juxtaposition n. birbirine yakın bulunma
juxtaposition n. yanyana bulundurulma
juxtaposition n. birbirine yakın bulundurma
juxtaposition n. dizme
juxtaposition n. bitişik olma
juxtaposition n. yanyana bulunma
juxtaposition n. karşıtlık yaratma amacıyla bir araya getirme
juxtaposition n. sıralama
juxtaposition n. sıralanma
juxtaposition n. dizilme
juxtaposition N. yan yana getirme
Technical
juxtaposition n. bitişiklik
juxtaposition n. bitişme
juxtaposition n. yanyanalık
Computer
juxtaposition n. bitişiklik
Medical
juxtaposition n. jukstapozisyon

Meanings of "juxtaposition" with other terms in English Turkish Dictionary : 2 result(s)

English Turkish
General
be in juxtaposition v. yanyana bulunmak
be in juxtaposition v. birbirine yakın bulunmak