know someone - Turkish English Dictionary
History

know someone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "know someone" in Turkish English Dictionary : 1 result(s)

English Turkish
General
know someone v. birisini tanımak

Meanings of "know someone" with other terms in English Turkish Dictionary : 72 result(s)

English Turkish
General
pretend not to know someone v. tanımamazlıktan gelmek
know someone by sight only v. birini sadece yüzünden tanımak
let (someone) know v. haber vermek
let someone know v. haber vermek
know (someone) for a long time v. uzun süredir tanımak
know (someone) by sight v. simaen tanımak
know (someone) by sight v. cismen tanımak
know (someone) by name v. ismen tanımak
have the chance to know someone v. tanıma fırsatı yakalamak
have the chance to know someone v. tanıma fırsatı bulmak
know someone by sight v. sima olarak tanımak
get to know someone v. birini tanımak
know someone very well v. birini çok iyi tanımak
know how someone would react v. nasıl tepki vereceğini bilmek
know little about someone v. biri hakkında çok az şey bilmek
know very little about someone v. biri hakkında çok az şey bilmek
know a lot about someone v. birisi hakkında çok şey bilmek
pretend not to know someone v. tanımazlıktan gelmek
know someone´s weak spots v. birinin zaaflarını bilmek
someone you don't know n. tanımadığın biri
someone you don't know n. bilmediğin biri
someone you don't know n. tanımadığın birisi
someone you don't know n. bilmediğin birisi
Phrasals
know someone as something v. birini -e olarak bilmek
know someone from someone v. birini başka birinden bilmek/tanımak
Colloquial
ask questions that someone doesn't know the answers v. cevabını bilmediği sorular sormak
know someone good v. çok iyi tanımak
give someone a chance to get to know someone v. daha iyi tanıma fırsatı vermek
Idioms
know where (one) is with (someone or something) v. (birinin) ne düşündüğünü bilmek/öğrenmek
know where (one) is with (someone or something) v. (birinin) bir konuda ne düşündüğünü bilmek/öğrenmek
know where (one) is with (someone or something) v. (birinin) görüşlerini bilmek/öğrenmek
know where (one) is with (someone or something) v. (birinin) bir konu hakkındaki görüşlerini bilmek/öğrenmek
know (someone) in the biblical sense v. cinsel ilişkiye girmek
know (someone) in the biblical sense v. sevişmek
know someone in the biblical sense v. cinsel ilişkiye girmek
know someone in the biblical sense v. sevişmek
know (someone or something) like a book v. (birisini ya da bir şeyi) avucunun içi gibi bilmek
know (someone or something) like a book v. ezbere bilmek
know (someone or something) like a book v. her karışını bilmek
know nothing and care less (about someone or something) v. hiçbir şey bilmemek ve bilmek de istememek
know nothing and care less (about someone or something) v. hiç bilgisi olmamak, bilmek de istememek
know nothing and care less (about someone or something) v. ne bilmek ne de bilmek istemek
know nothing and care less (about someone or something) v. (bir kişi veya konu hakkında) tamamen ilgisiz olmak
know nothing and care less (about someone or something) v. (bir kişiye veya konuya) hiç ilgisi olmamak
know little and care less (about someone or something) v. çok az şey bilmek ama bilmek de istememek
know little and care less (about someone or something) v. daha fazla bilmek de istememek
know little and care less (about someone or something) v. (biri veya bir şey hakkında) bir şey bildiği ve umursadığı olmamak
know little and care less (about someone or something) v. pek bir şey bilmeyip hiç umurunda olmamak
know little and care less (about someone or something) v. bihaber ve kayıtsız olmak
know (something/someone) like the back of one's hand v. avucunun içi gibi bilmek
know someone by one's perfume v. birini parfümünden tanımak
not know someone from adam v. birisini hiç tanımamış/görmemiş olmak
not know someone from eve v. birisini hiç tanımamış/hiç görmemiş olmak
know where someone stands v. durumunun ne olduğunu bilmek
not know (someone) from a bar of soap v. hiç bilmemek
not know (someone) from a bar of soap v. hiç tanımamak
not know what hit someone v. neye uğradığını şaşırmak
know someone in high places v. yüksek yerlerde tanıdığı olmak
not know what to make of someone v. (birinin yaptığı şeye) anlam verememek/anlamamak
know (someone or something) like a book v. ciğerinin içini bilmek
to know someone is to love her expr. o herkesin sevgilisidir
not know what hit someone expr. başına ne geldiğini bilmeden
not know what hit someone expr. kendisine neyin çarptığını bilmeden
Speaking
I know what it's like to hold on to someone expr. birisine tutunmanın ne demek olduğunu bilirim
I know there's someone else expr. başka birisinin olduğunu biliyorum
I know there's someone else expr. başka birisinin olduğuna eminim
it belongs to someone i know expr. bu, tanıdığım birine ait
before someone know it expr. çabucak
before someone know it expr. hızla
before someone know it expr. göz açıp kapayıncaya kadar
you have to know someone to get in expr. oraya girmek için birilerini tanıman gerekiyor
you have to know someone to get in expr. oraya girmek için birilerini tanımanız gerekiyor