livelihood - Turkish English Dictionary

livelihood

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

livelihood — Definition

Meaning:
geçim kaynağı
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈlaɪvlihʊd/ – BrE /ˈlaɪvlɪhʊd/)
Part of speech:
İsim: livelihood (livelihoods)

Meanings of "livelihood" in Turkish English Dictionary : 13 result(s)

English Turkish
Common Usage
livelihood n. geçim
People there have relied on being able to pursue their livelihood subject to certain restrictions.
Buradaki insanlar, belirli kısıtlamalara tabi olarak geçimlerini sürdürebilmeye bel bağlamışlardır.

More Sentences
General
livelihood n. geçim kaynağı
Agriculture is one of the first livelihoods of humankind.
Tarım, insanoğlunun ilk geçim kaynaklarından biridir.

More Sentences
Trade/Economic
livelihood n. geçim
People there have relied on being able to pursue their livelihood subject to certain restrictions.
Buradaki insanlar, belirli kısıtlamalara tabi olarak geçimlerini sürdürebilmeye bel bağlamışlardır.

More Sentences
General
livelihood n. rızk
livelihood n. rızık
livelihood n. geçimlik
livelihood n. geçim yolu
livelihood n. geçinme
livelihood n. dirlik
livelihood n. nafaka
livelihood n. ekmek kapısı
Colloquial
livelihood n. ekmek teknesi
Trade/Economic
livelihood n. maişet

Meanings of "livelihood" with other terms in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
General
grant the livelihood of someone n. infak
the place where one earns one's livelihood n. ekmek teknesi
means of livelihood n. geçim yolu
take (someone's) livelihood away v. ekmeğini elinden almak
earn a livelihood v. geçimini sağlamak
Trade/Economic
means of livelihood n. geçim kaynağı
Law
means of livelihood n. geçim kaynağı