paddy - Turkish English Dictionary

paddy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

paddy — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈpædi/ – BrE /ˈpædi/)
Part of speech:
İsim: paddy (paddies)
Synonyms:
rice field

Meanings of "paddy" in Turkish English Dictionary : 27 result(s)

English Turkish
Common Usage
paddy n. çeltik
One day our children will take over our paddy planting.
Bir gün çocuklarımız çeltik ekimini devralacak.

More Sentences
General
paddy n. öfke
There is no reason for paddy.
Öfkeye lüzum yok.

More Sentences
paddy n. çeltik tarlası
The farmers were working in the paddy.
Çiftçiler çeltik tarlasında çalışıyorlardı.

More Sentences
Technical
paddy n. çeltik
One day our children will take over our paddy planting.
Bir gün çocuklarımız çeltik ekimini devralacak.

More Sentences
Agriculture
paddy n. çeltik tarlası
The farmers were working in the paddy.
Çiftçiler çeltik tarlasında çalışıyorlardı.

More Sentences
paddy n. çeltik
One day our children will take over our paddy planting.
Bir gün çocuklarımız çeltik ekimini devralacak.

More Sentences
General
paddy n. irlandalı
paddy n. pirinç
paddy n. el
paddy n. bebek eli
paddy n. çocuk eli
paddy n. bir erkek ismi
paddy n. (hakaret amacıyla) irlanda çomarı
paddy adj. pede benzeyen
paddy adj. dolgu malzemesine benzeyen
paddy N. pirinç kabuğu
Technical
paddy n. pirinç
Agriculture
paddy n. çeltik arazisi
paddy n. çeltik kabuklu pirinç
Ornithology
paddy n. cava serçesi
paddy n. hint alt kıtasına özgü, balıkçılgillerden küçük bir kuş
paddy n. kıngagagiller
paddy n. kara başlı dikkuyruk
Slang
paddy n. (irlandalı) polis memuru
paddy n. polis
paddy n. aynasız
British Slang
paddy adj. irlandalı

Meanings of "paddy" with other terms in English Turkish Dictionary : 29 result(s)

English Turkish
General
paddy wagon n. emniyet arabası
paddy field n. çeltik tarlası
paddy-last [irish] n. yarışma sonuncusu
paddy-last [irish] n. yarış sonuncusu
Colloquial
paddy [uk] n. sinir krizi
paddy [uk] n. öfke nöbeti
Idioms
in a paddy [uk] expr. küplere binmiş
in a paddy [uk] expr. sinirden deliye/çılgına dönmüş
in a paddy [uk] expr. sinir krizine girmiş
Law
paddy wagon n. mahkum arabası
paddy wagon n. cezaevi arabası
paddy wagon n. hapishane arabası
Lighting
paddy lamp n. katar ardı ışıklık
Botanic
paddy straw mushroom (volvariella volvacea) n. saman mantarı
paddy straw mushroom (volvariella volvacea) n. tropikal ve subtropikal olan yenebilir bir mantar türü
prickly paddy melon n. güney afrika'ya özgü olup avustralya'da da yaygın yetiştirilen bir sarmaşık
Agriculture
paddy husk n. çeltik kavuzu
rice paddy n. pirinç tarlası
paddy rice n. pirinç
paddy-field n. çeltik tarlası
paddy rice n. öğütülmemiş pirinç
paddy-field n. pirinç yetiştirilen sulak bölge
Environment
step-like paddy field n. basamaklı yamaç
Ornithology
paddy bird n. cava serçesi
Slang
paddy wagon [obsolete] n. cezaevi arabası
paddy wagon [obsolete] n. mahkum arabası
British Slang
plastic paddy n. irlandalı olduğunu iddia eden tip
get in a paddy v. sinir krizine girmek
get in a paddy v. küplere binmek