praise - Turkish English Dictionary
History

praise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "praise" in Turkish English Dictionary : 22 result(s)

English Turkish
Common Usage
praise n. övgü
praise n. methiye
praise v. methetmek
praise v. övmek
General
praise n. hamd
praise n. sitayiş
praise n. övme
praise n. medih
praise n. övgü
praise n. şükür
praise n. sena
praise n. meth
praise n. zikr-i cemil
praise n. şükran
praise v. şükretmek
praise v. (allah'a) hamdetmek
praise v. sitayiş etmek
praise v. övmek
praise v. hamdetmek
praise v. gururunu okşamak
praise v. övgüyle söz etmek
Idioms
praise v. methiye düzmek

Meanings of "praise" with other terms in English Turkish Dictionary : 95 result(s)

English Turkish
General
self praise n. kendini yüceltme/övme
gift for a poem of praise n. caize
self-praise n. övünme
praise of folly n. deliliğe övgü
word of praise n. övgü sözü
praise to the skies v. göklere çıkarmak
praise someone to the skies v. birini aşırı derecede övmek
sing somebody's praise v. göklere çıkarmak
speak in praise of somebody v. methetmek
praise to the skies v. öve öve bitirememek
speak in praise of somebody v. övmek
sing somebody's praise v. övmek
praise oneself v. övünmek
accord praise v. övmek
praise somebody to the skies v. göklere çıkarmak
praise somebody to the skies v. yere göğe sığdıramamak
praise oneself v. kendini methetmek
praise god v. tanrıya yalvarmak
praise himself/herself v. kendini övmek
receive praise v. övülmek
receive praise v. övgü almak
heap praise on v. övgü yağdırmak
beyond praise adj. nefis
deserving of praise adj. övülmeye layık
beyond praise adj. mükemmel
worthy of praise adj. övgüye değer
deserving praise adj. övgüye değer
deserving praise adj. övgüyü hak eden
praise-worthy adj. övgüyü hak eden
worthy of praise adj. övgüyü hak eden
praise-worthy adj. övgüye değer
in somebody's praise adv. övücü
praise be! interj. maşallah
Proverb
self-praise is no recommendation kendi kendine övünmek hoş bir şey değil
a word of praise is equal to ointment on a sore övgünün iyileştirici/yatıştırıcı bir etkisi vardır
a word of praise is equal to ointment on a sore bir övgü sözcüğü yaraya sürülmüş bir merhem gibidir
a word of praise is equal to ointment on a sore tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
self-praise is no praise (at all) yaptığını öven yaptığını yıkar
self-praise is no praise (at all) kendisini övenin ipi çürük olur
self-praise is no recommendation (at all) kendi kendini övmenin (hiçbir) değeri/yararı yoktur
self-praise is no recommendation (at all) kendi kendini övmenin (hiçbir) anlamı yoktur
self-praise is no recommendation (at all) kendi kendine övünmek (hiç) hoş bir şey değil
self-praise is no recommendation (at all) kendi kendini övmek kişiye (hiçbir) fayda sağlamaz
self-praise is no recommendation (at all) kendi kendini övmek kişiyi başkalarının gözünde küçültür
Colloquial
all praise is due to allah n. alhamdulillah
praise to god expr. alhamdulilah
praise to god expr. alhamdulillah
Idioms
praise from sir hubert n. birinin alabileceği en saygın övgü/iltifat
praise from sir hubert n. çok saygın biri tarafından övülme
praise from sir hubert n. çok saygın birinin övgüsünü alma
praise from sir hubert n. hayatının övgüsü/iltifatı
praise to the skies v. göklere çıkarmak
praise to the skies v. öve öve göklere çıkarmak
damn with faint praise v. (birini) isteksizce övmek
damn with faint praise v. (birine) isteksizce alkış tutmak
praise the lord, and pass the ammunition v. sorunlara/strese rağmen devam etmek
praise the lord, and pass the ammunition v. azimle devam etmek
praise the lord, and pass the ammunition v. sorunlara/strese rağmen pes etmemek
praise the lord, and pass the ammunition v. pes etmeden devam etmek
damn (someone or something) with faint praise v. (birini/bir şeyi) isteksizce övmek
damn (someone or something) with faint praise v. (birine/bir şeye) isteksizce alkış tutmak
damn (someone or something) with faint praise v. (birini/bir şeyi) över gibi yapıp eleştirmek
damn somebody/something with faint praise v. birini/bir şeyi isteksizce övmek
damn somebody/something with faint praise v. birine/bir şeye isteksizce alkış tutmak
damn somebody/something with faint praise v. birini/bir şeyi över gibi yapıp eleştirmek
damn somebody/something with faint praise v. birini/bir şeyi övüyor mu yeriyor mu belli olmamak
damn someone or something with faint praise v. birini/bir şeyi isteksizce övmek
damn someone or something with faint praise v. birine/bir şeye isteksizce alkış tutmak
damn someone or something with faint praise v. birini/bir şeyi över gibi yapıp eleştirmek
damn someone or something with faint praise v. birini/bir şeyi övüyor mu yeriyor mu belli olmamak
damn someone/something with faint praise v. birini/bir şeyi isteksizce övmek
damn someone/something with faint praise v. birine/bir şeye isteksizce alkış tutmak
damn someone/something with faint praise v. birini/bir şeyi över gibi yapıp eleştirmek
damn someone/something with faint praise v. birini/bir şeyi övüyor mu yeriyor mu belli olmamak
praise someone or something to the skies v. birini/bir şeyi göklere çıkarmak
praise someone or something to the skies v. birini/bir şeyi öve öve bitirememek
praise someone or something to the skies v. birini/bir şeyi öve öve göklere çıkarmak
praise someone or something to the skies v. birini/bir şeyi çok methetmek
praise someone or something to the skies v. birini/bir şeyi aşırı övmek/methetmek
Speaking
all praise belongs to god expr. alhamdulilah
all praise belongs to god expr. alhamdulillah
all praise is due to allah expr. elhamdulillah
all praise belongs to god expr. elhamdulillah
praise to god expr. elhamdulillah
give praise where praise is due expr. övülmesi gereken durumda övün
praise be! expr. şükürler olsun!
Trade/Economic
praise of the goods by the seller n. satıcının malını övmesi
Literature
a folk lyric in praise of a special person or thing n. güzelleme
Music
a happy folk song in praise of a special person or thing n. güzelleme
Slang
damn with faint praise v. över gibi yapıp eleştirmek
praise the porcelain god v. kusmak
praise the porcelain god v. tuvalete tutunarak kusmak
praise the porcelain god v. tuvalete sarılıp kusmak
praise the porcelain god v. klozete kusmak
praise the porcelain god v. klozete eğilip kusmak