prayed - Turkish English Dictionary

prayed

prayed — Definition

Meaning:
dua etmek, yalvarmak
Pronunciation (IPA):
(AmE /preɪ/ – BrE /preɪ/)
Part of speech:
Fiil: pray (prays – prayed – praying)
Synonyms:
beseech, worship
Antonyms:
curse

Meanings of "prayed" in Turkish English Dictionary : 18 result(s)

English Turkish
Common Usage
pray v. dua etmek
Reese prayed for her mother's recovery.
Reese annesinin iyileşmesi için dua etti.

More Sentences
General
pray n. yalvarma
She prayed that her daughters would forgive her.
Kızlarının kendisini affetmesi için yalvardı.

More Sentences
pray v. namaz kılmak
Why does He say pray five times?
Neden beş vakit namaz kılın diyor?

More Sentences
pray v. ibadet etmek
Muslims pray to God.
Müslümanlar Allah'a ibadet eder.

More Sentences
pray v. dua etmek
Reese prayed for her mother's recovery.
Reese annesinin iyileşmesi için dua etti.

More Sentences
pray n. dua
pray v. rica etmek
pray v. yalvarmak
pray v. dua okumak
pray v. yakarmak
pray v. (birinden) başkası adına bir şey istemek
pray v. başkası için bir şey dilemek
pray v. dua ile elde etmek
pray v. ibadetle başarmak
pray v. (birini) iman gücü ile yenmek
Archaic
pray expr. yalvarırım
pray expr. lütfen
pray expr. ne olur

Meanings of "prayed" with other terms in English Turkish Dictionary : 55 result(s)

English Turkish
General
pray to god v. tanrıya dua etmek
pray the god v. tanrıya dua etmek
pray the god v. tanrıya yakarmak
pray for someone v. birisi için dua etmek
pray to Allah v. Allah'a dua etmek
pray over the dinner/lunch v. yemek için şükür duası etmek
pray before a meal v. yemek için şükür duası etmek
pray in aid v. yardım talep etmek
pray aid v. yardım talep etmek
pray in aid v. yalvarmak
pray aid v. yalvarmak
pray in aid v. yardım istemek
pray aid v. yardım istemek
pray [obsolete] v. buyur etmek
pray [obsolete] v. davet etmek
pray [obsolete] v. çağırmak
Phrasals
pray to v. -e dua etmek
pray over (something) v. (bir şey) için dua etmek
pray for v. (birinin sağlığı, iyiliği) için dua etmek
pray for v. (bir şey için/bir şey olsun diye) dua etmek
pray to (someone or something) v. (birine/bir şeye) dua etmek
pray over v. için dua etmek
Colloquial
spray-and-pray n. yaylım ateşi
spray-and-pray v. rastgele ateş etmek
pray tell expr. söylesene
pray tell expr. allah aşkına, söyle!
pray tell expr. anlat bana
pray tell expr. allah aşkına, söylesene!
Speaking
pray for me interj. benim için dua et
pray with me interj. benimle dua et
I will pray for them expr. onlar için de dua edeceğim
I pray for you expr. dualarım sizinle
I pray for you expr. dualarım seninle
pray for me expr. benim için dua et
pray for me expr. benim için dualarını eksik etme
Law
pray in aid v. davayla ilgisi olan kişiyi çağırmak
pray aid v. vassalın lorda fidye olarak ödediği haracı talep etmek
pray in aid v. vassalın lorda fidye olarak ödediği haracı talep etmek
Geology
choquette and pray classification n. choquette ve pray sınıflaması
Slang
pray to the porcelain god v. klozete eğilip kusmak
do a pull and pray v. dışarıya boşalmak
pray to the enamel god v. tuvalete kusmak
pray to the enamel god v. klozete eğilip kusmak
pray to the enamel god v. klozete eğilip ağız dolusu kusmak
pray to the enamel god v. klozete kusmak
pray to the enamel god v. diz çöküp tuvalete/klozete ağız dolusu kusmak
pray at the porcelain altar v. içip içip tuvalete kusmak
pray at the porcelain altar v. klozete eğilip kusmak
pray at the porcelain altar v. tuvaletin/klozetin önünde eğilip kusmak
pray at the porcelain altar v. tuvalete/klozete kusmak
pray to the porcelain goddess v. klozete eğilip ağız dolusu kusmak
pray to the porcelain goddess v. klozete kusmak
pray to the porcelain goddess v. tuvalete kusmak
pray to the porcelain goddess v. klozete eğilip kusmak
pray to the porcelain goddess v. diz çöküp tuvalete/klozete ağız dolusu kusmak