prolong - Turkish English Dictionary

prolong

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

prolong — Definition

Meaning:
uzatmak, sürdürmek
Pronunciation (IPA):
(AmE /prəˈlɔːŋ/ – BrE /prəˈlɒŋ/)
Part of speech:
Fiil: prolong (prolongs – prolonged – prolonging)
Synonyms:
extend
Antonyms:
shorten

Meanings of "prolong" in Turkish English Dictionary : 15 result(s)

English Turkish
Common Usage
prolong v. uzatmak
The drug is known to prolong the feeling of relief from inflammation.
İlaç, iltihabın azalmasıyla oluşan rahatlama hissini uzatmasıyla tanınır.

More Sentences
General
prolong v. devam ettirmek
prolong v. süreyi uzatmak
prolong v. sürdürmek
prolong v. temdit etmek
prolong v. mekansal uzunluğunu artırmak
Law
prolong v. temdit etmek
Politics
prolong v. savsaklamak
Technical
prolong n. uzatılmış parça
prolong n. çinko damıtmada kullanılan bir tür sac koni
Linguistics
prolong v. telaffuzunu uzatmak
prolong v. uzatmalı telaffuz olarak (sembolle) göstermek
Archaic
prolong v. ertelemek
prolong v. geciktirmek
prolong v. ötelemek

Meanings of "prolong" with other terms in English Turkish Dictionary : 12 result(s)

English Turkish
General
prolong a term v. vadesini uzatmak
prolong one's life v. ömrünü uzatmak
prolong the time for payment v. ödeme süresini uzatmak
prolong the credit v. krediyi uzatmak
Idioms
prolong the agony v. yaşanılan zorluğu/rahatsızlığı gereksiz yere uzatmak
prolong the agony v. yaşanılan sıkıntıyı gereksiz yere uzatmak
prolong the agony v. yaşanılan stresi gereksiz yere uzatmak
Trade/Economic
prolong the contract v. sözleşmeyi uzatmak
Law
prolong a period v. süreyi uzatmak
prolong a period v. müddeti uzatmak
Medical
prolong m-response latency n. m-yanıtı latansında uzama
prolong sensory-motor block n. uzamış duyusal ve motor blok