pulsate - Turkish English Dictionary

pulsate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pulsate — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈpʌlseɪt/ – BrE /ˈpʌlseɪt/)
Part of speech:
Fiil: pulsate (pulsates – pulsated – pulsating)
Synonyms:
throb
Antonyms:
stagnate

Meanings of "pulsate" in Turkish English Dictionary : 26 result(s)

English Turkish
General
pulsate v. sarsılmak
The whole crowd was pulsating with anger.
Tüm kalabalık öfkeyle sarsılıyordu.

More Sentences
Technical
pulsate v. titreşmek
The music caused the dancefloor to pulsate with energy.
Müzik dans pistinin enerjiyle titreşmesine neden oldu.

More Sentences
General
pulsate v. çarpmak
pulsate v. nabzı atmak
pulsate v. zonklamak
pulsate v. kalbi atmak
pulsate v. çarpmak (yürek)
pulsate v. vurmak
pulsate v. uğuldamak (motor/makine)
pulsate v. atmak
pulsate v. nabız gibi atmak
pulsate v. titremek
pulsate v. (nabız vb) atmak
pulsate v. titretmek
pulsate v. çarpmak (nabız gibi)
pulsate v. (damardaki kan) kalp atışıyla ahenk içerisinde dolaşmak
pulsate v. ritmik şekilde gümbürdemek
pulsate v. güm güm çalmak
pulsate v. güm güm atmak
pulsate v. yaşam enerjisi ile dolmak
pulsate v. coşkuyla sarsılmak
pulsate v. titreşimle hareket etmek
Technical
pulsate v. atmak (kalp)
pulsate v. titremek
Medical
pulsate n. pulsat
pulsate v. ritmik atım göstermek

Meanings of "pulsate" with other terms in English Turkish Dictionary : 2 result(s)

English Turkish
General
pulsate with v. ile dolup taşmak
pulsate with v. ile dopdolu olmak