say something - Turkish English Dictionary
History

say something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "say something" in Turkish English Dictionary : 2 result(s)

English Turkish
Colloquial
say something expr. bir şey söyle
say something expr. konuşsana

Meanings of "say something" with other terms in English Turkish Dictionary : 78 result(s)

English Turkish
General
say something out of spite v. nispet yapmak
say something out of spite v. nispet vermek
have something to say v. diyeceği olmak
say something in jest v. şaka olarak söylemek
say something stupid v. halt etmek
say something wrong v. pot kırmak
say something behind one's back v. arkasından konuşmak
say something behind one's back v. birisinin arkasından konuşmak
have something to say v. söyleyecek sözü olmak
have something to say v. söyleyecek birşeyi olmak
say something wrong v. yanlış bir şey söylemek
something to say n. diyecek
Phrasals
say something about someone v. biri hakkında bir şey söylemek
Colloquial
go so far as to say something v. söyleyecek kadar ileri gitmek
everyone has something to say expr. ağzı olan konuşuyor
say something smart expr. akıllıca bir şey söyle
say something impressive expr. etkileyici bir şeyler söyle
Idioms
have a say (in something) v. söz sahibi olmak
have a say (in something) v. sözü geçmek
have a say (in something) v. nüfuzlu olmak
have a say (in something) v. etkisi olmak
say something in the same breath v. bir şey söyleyip hemen akabinde tam tersini/zıddını söylemek
say something in the same breath v. peş peşe/arka arkaya birbirine zıt şeyler söylemek
say something in the same breath v. aynı cümle içinde hem (bir şeyi) hem de (onun zıddını) söylemek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şey anlatmak
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şey göstermek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şey belirtmek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şeye işaret etmek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şey anlatmak
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şey göstermek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şey belirtmek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şeye işaret etmek
say goodbye to something v. bir şeye güle güle demek
say something right to someone's face v. birinin yüzüne karşı bir şey söylemek
say something right to someone's face v. bir şeyi birinin yüzüne söylemek
not have the heart to say something v. bir şeyleri söylemeye gönlü/isteği olmamak
say something in a roundabout way v. bir şeyi dolandırarak söylemek
say goodbye to something v. bir şeye elveda demek
say a lot about something v. bir şey hakkında çok şey söylemek (bir şey hakkında fikir/ipucu vb vermek)
say something right to someone's face v. direkt yüzüne söylemek
say something to oneself v. kendi kendine söylemek
say something in a roundabout way v. lafı dolandırarak söylemek
say something in a roundabout way v. lafı dolandırmak
say something to oneself v. kendi kendine mırıldanmak
say something to oneself v. kendi kendine demek
not have the heart to say something v. söylemeye gönlü elvermemek
have a say in something v. (bir şeyde) söz sahibi olmak
say something out loud v. yüksek sesle söylemek
say something right to one's face v. yüzüne karşı söylemek
say something to someone's face v. yüzüne söylemek
say goodbye to something v. üzerine bir bardak su içmek
say something aloud v. yüksek sesle söylemek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir şey) hakkında çok şey söylemek
say a great deal about (someone or something) v. (birinin veya bir şeyin) gerçek yüzünü açığa çıkarmak
say (something) in plain english v. daha açık söylemek
say (something) in plain english v. daha basit bir dille/ingilizceyle anlatmak
say (something) in plain english v. daha düz bir dille/ingilizceyle anlatmak
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) çok şey söylemek
get a say (in something) v. (bir şeyde) söz sahibi olmak
get a say (in something) v. (bir şeyde) söz hakkı olmak
get a say (in something) v. (bir şeyde) etkisi olmak
get a say (in something) v. (bir şeyde) sözü geçmek
say a great deal about (someone or something) v. (biri veya bir konu hakkında) birçok şeyi açığa vurmak
Speaking
I tried to say something expr. bir şeyler söylemeye çalıştım
I want to say something expr. bir şey söylemek istiyorum
have you got something to say to me? expr. bana söyleyeceğin bir şey mi var?
before someone can say something expr. çabucak
before someone can say something expr. göz açıp kapayıncaya kadar
before someone can say something expr. hızla
say something nice expr. güzel bir şeyler söyle
if you're all right say something expr. iyiysen bir şey söyle
could you say something in japanese? expr. japonca bir şeyler söyleyebilir misin?
why didn't you say something before? expr. neden daha önce bir şey söylemedin?
if I don't say something now expr. şimdi bir şey söylemezsem
I was trying to think of something to say expr. söyleyecek bir şeyler bulmaya çalışıyordum
I just wanted to say something expr. sadece (için) söylemek/değinmek istedim
did I say something wrong? expr. yanlış bir şey mi söyledim?
Slang
say or do something wrong v. bok yemek