smoulder - Turkish English Dictionary

smoulder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

smoulder — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈsmoʊldər/ – BrE /ˈsməʊldə/)
Part of speech:
Fiil: smoulder (smoulders – smouldered – smouldering)

Meanings of "smoulder" in Turkish English Dictionary : 14 result(s)

English Turkish
General
smoulder v. için için yanmak
The logs in the fireplace continued to smoulder.
Şöminedeki odunlar için için yanmaya devam ediyordu.

More Sentences
smoulder v. (duygu ile) içi kavrulmak
He smouldered with anger.
İçi öfkeyle kavruluyordu.

More Sentences
Technical
smoulder v. için için yanmak
The logs in the fireplace continued to smoulder.
Şöminedeki odunlar için için yanmaya devam ediyordu.

More Sentences
General
smoulder n. için için yanan ateş
smoulder n. için için yanan
smoulder v. dumansız yanmak
smoulder v. içten içe olmak
smoulder v. için için kızmak
smoulder v. alev çıkarmadan yanmak
smoulder v. dışa vurulmadan devam etmek (kavga/kızgınlık vb)
smoulder v. gözleri yuvalarından fırlamak
smoulder v. içten içe yanmak
Technical
smoulder v. alevsiz yanmak ve duman çıkarmak
Aeronautic
smoulder v. alevsiz yanmak

Meanings of "smoulder" with other terms in English Turkish Dictionary : 14 result(s)

English Turkish
General
smoulder [uk] n. is
smoulder [uk] n. duman lekesi
smoulder [uk] n. duman
smoulder [uk] n. is lekesi
(one's eye) to smoulder v. gözleri parlamak
smoulder [uk] v. is ile karartmak
smoulder [obsolete] v. bunaltmak
smoulder [obsolete] v. nefesini tıkamak
smoulder [uk] v. duman ile karartmak
smoulder [uk] v. islemek
smoulder [uk] v. ateş ile yakmak
smoulder [obsolete] v. boğmak
smoulder [obsolete] v. soluksuz bırakmak
Botanic
smoulder [uk] n. nergislerde gelişen bir mantar hastalığı