solstice - Turkish English Dictionary

solstice

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

solstice — Definition

Meaning:
gündönümü
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈsɑːlstɪs/ – BrE /ˈsɒlstɪs/)
Part of speech:
İsim: solstice (solstices)

Meanings of "solstice" in Turkish English Dictionary : 13 result(s)

English Turkish
General
solstice n. gündönümü
The solstice marks the beginning of summer.
Gündönümü yazın başlangıcını işaret eder.

More Sentences
solstice n. gün dönümü
solstice n. en yüksek nokta
solstice n. limit
solstice n. sınır
solstice n. en uç nokta
solstice n. en uzak nokta
solstice n. en yüksek nokta
solstice n. sınır
solstice n. limit
Geography
solstice n. güneşin ekvatordan en uzakta bulunduğu yılın iki zamanı
Meteorology
solstice n. farklı gece gündüz süresi
solstice n. farklı gün durumu

Meanings of "solstice" with other terms in English Turkish Dictionary : 6 result(s)

English Turkish
General
manhattan solstice n. manhattan'ın doğu-batı yönünde uzanan caddelerine yılda iki kez batan güneşin vurması
summer solstice n. yazın başlangıcı
summer solstice n. yaz gün dönümü
summer solstice n. güneş ışınlarının yengeç dönencesine dik açıyla geldiği güne verilen ad
Astronomy
winter solstice n. kış gündönümü
summer solstice n. yaz gündönümü