treasuring - Turkish English Dictionary

treasuring

treasuring — Definition

Meaning:
hazine, değer vermek
Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈtrɛʒər/ – BrE /ˈtrɛʒə/)
Part of speech:
İsim: treasure (treasures); Fiil: treasure (treasures – treasured – treasuring)
Antonyms:
discard, neglect

Meanings of "treasuring" in Turkish English Dictionary : 16 result(s)

English Turkish
Common Usage
treasure n. hazine
That book you are holding is a treasure.
Elinizde tuttuğunuz kitap bir hazinedir.

More Sentences
General
treasure n. servet
This ball is that boy's treasure.
Bu top o çocuğun servetidir.

More Sentences
treasure n. define
He claims he has found a treasure map.
Bir define haritası bulduğunu iddia ediyor.

More Sentences
treasure v. değer vermek
We treasure our trees.
Ağaçlarımıza değer veriyoruz.

More Sentences
treasure v. üzerine titremek
We treasure our trees.
Ağaçlarımızın üzerine titriyoruz.

More Sentences
treasure v. hatıra olarak saklamak
You will treasure this photograph until the end of your days.
Bu fotoğrafı ömrünün sonuna dek hatıra olarak saklayacaksın.

More Sentences
Colloquial
treasure n. cevher
That boy I hired last month has proven to be a true treasure.
Geçen ay işe aldığım çocuk tam bir cevher çıktı.

More Sentences
General
treasure n. gömü
treasure n. değerli şey
treasure n. değerli insan
treasure v. biriktirmek
treasure v. toplamak
treasure v. çok değerli saymak
treasure v. değerini bilmek
treasure v. çok kıymetli tutmak
treasure v. belleğinde saklamak

Meanings of "treasuring" with other terms in English Turkish Dictionary : 61 result(s)

English Turkish
General
treasure hunt n. saklanmış bir şeyi bulma oyunu
treasure hunter n. define avcısı
treasure house n. zengin kaynak
treasure trove n. hazine
treasure house n. hazine dairesi
treasure state n. hazine durumu
treasure chest n. hazine sandığı
treasure house n. hazine evi
treasure trove n. sahipsiz hazine
treasure trove n. define
treasure hunting n. definecilik
treasure hunter n. defineci
antique treasure n. antik hazine
treasure island n. define adası
treasure island n. hazine adası
art treasure n. sanat hazinesi
underground treasure n. yeraltı zenginliği
treasure-trove n. hazine
treasure hunt n. hazine avı oyunu
treasure trove n. sahibi bilinmeyen hazine
treasure trove n. sahipsiz define
treasure trove n. sahibi bilinmeyen define
treasure hunter n. hazine avcısı
treasure isle n. define adası
hidden treasure n. gizli hazine
lost treasure n. kayıp hazine
ancient treasure n. antik hazine
great treasure n. büyük hazine
treasure map n. hazine haritası
buried treasure n. gömülü hazine
sprinkle treasure n. (gözde) çapak
sprinkle treasure n. (göz) çapak
sprinkle treasure n. göz çapağı
treasure map n. define haritası
national treasure n. milli hazine
treasure seeker n. hazine avcısı
treasure-trove n. çok değerli keşif
treasure-trove n. gizli hazine
treasure-trove n. bereketli kaynak
treasure-trove n. saklı hazine
treasure up v. biriktirmek
treasure up v. toplamak
find a treasure v. define bulmak
find a treasure v. hazine bulmak
Proverb
learning is a treasure that follows its owner everywhere v. bilgi insanı her gittiği yerde/hayat boyu takip eden bir hazinedir
one man's trash is another man's treasure birinin çöpü başkasının hazinesidir
learning is a treasure that will follow its owner everywhere bilgi insanı her gittiği yerde/hayat boyu takip edecek bir hazinedir
Idioms
buried treasure n. keşfedilmemiş hazine
buried treasure n. gizli/gizli kalmış hazine
treasure the most v. herkesten üstün tutmak
treasure the most v. herşeyin üstünde tutmak
Law
treasure-trove n. gümüş veya altından külçe, tabak-çanak veya para biçiminde bilinen sahibi olmayan gizli hazine
Politics
national treasure n. ulusal zenginlik
Botanic
treasure flower n. koyun gözü
History
treasure ship n. 16. yüzyılda kullanılan hazine yüklü gemi
in the future, too, there may be malevolent people at home and abroad who will wish to deprive you of this treasure expr. istikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır
this foundation is your most precious treasure expr. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir
Geography
treasure island n. florida eyaletinde şehir
treasure state n. abd'de bir eyalet
treasure state n. montana
Archaic
treasure city n. içinde hazine ve ambarların olduğu şehir