wangle - Turkish English Dictionary
History

wangle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "wangle" in Turkish English Dictionary : 12 result(s)

English Turkish
General
wangle v. istediğini elde etmek
wangle v. kitabına uydurmak
wangle v. caymak
wangle v. hile ile yapmak
wangle v. vazgeçmek
wangle v. dolaylı yoldan sağlamak
wangle v. hileye başvurmak
wangle v. ayarlamak
wangle v. koparmak
wangle v. sızdırmak
wangle n. sızdırma
wangle n. hileyle koparma

Meanings of "wangle" with other terms in English Turkish Dictionary : 22 result(s)

English Turkish
General
wangle words out of somebody v. ağzından laf almak
wangle out of v. caymak
Phrasals
wangle (something) from (one) v. (birinden) istediğini almak/elde etmek
wangle (something) from (one) v. (birinden) hile ile istediğini almak
wangle (something) from (one) v. (birinden) istediği şeyi koparmak
wangle something from someone v. birini kandırıp istediğini almak/elde etmek
wangle something from someone v. biriyle tartışarak istediğini almak/elde etmek
wangle something from someone v. birinden hileyle bir şey sızdırmak
wangle (one) into (some place or some situation) v. (birini bir yere/bir durumun içine) çaktırmadan sokmak
wangle (one) into (some place or some situation) v. (birini bir yere/bir durumun içine) sızdırmak
wangle (one) into (some place or some situation) v. (birini bir yere/bir durumun içine) el altından sokmak
wangle (one) into (some place or some situation) v. (birini bir yere/bir durumun içine) hileyle sokmak
wangle (one) into (some place or some situation) v. allem edip kallem edip (birini bir yere/bir durumun içine) sokmak
wangle (one) into (some place or some situation) v. (birini bir yere/bir durumun içine) bir şekilde sokmayı başarmak
wangle (one) into (some place or some situation) v. ne yapıp edip edip (birini bir yere/bir durumun içine) sokmayı başarmak
wangle (one's) way into (some place or some situation) v. (bir yere/bir durumun içine) çaktırmadan girmek
wangle (one's) way into (some place or some situation) v. (bir yere/bir durumun içine) sızmak
wangle (one's) way into (some place or some situation) v. (bir yere/bir durumun içine) el altından girmek
wangle (one's) way into (some place or some situation) v. (bir yere/bir durumun içine) hileyle girmek
wangle (one's) way into (some place or some situation) v. allem edip kallem edip (bir yere/bir durumun içine) girmek
wangle (one's) way into (some place or some situation) v. (bir yere/bir durumun içine) bir şekilde girmeyi başarmak
wangle (one's) way into (some place or some situation) v. ne yapıp edip (bir yere/bir durumun içine) girmeyi başarmak