bar - Inglés Turco Frases
The sample sentences have been compiled from various sources and although they have been proofread, there may be some omissions. The sentences do not necessarily reflect the ideology and opinions of Tureng.com. Please let us know about sentences with political, social and sensitive content that offend you.

InglésTurco
bar(barda) oturma salonun.
  • The public bar was thick with smoke.
  • Halka açık oturma salonu dumanaltı durumdaydı.
Show More (-2)
barbaron.
  • The State Bar is considering a ban against advertising by lawyers.
  • Eyalet Barosu, avukatların reklam yapmasına yasak getirmeyi düşünüyor.
  • He was admitted to the bar at the age of 21.
  • 21 yaşında baroya kabul edildi.
Show More (-1)
barparmaklıkn.
  • They installed bars on all of the windows.
  • Bütün pencerelere parmaklık takmışlar.
Show More (-2)
barkapatmakv.
  • A fallen tree branch barred their way.
  • Devrilmiş bir ağaç dalı yollarını kapatmıştı.
  • We must bar the road to ruin!
  • Yıkıma giden yolu kapatmalıyız!
Show More (-1)
barteln.
  • One of the bars on the heater is broken.
  • Isıtıcıdaki tellerden biri kırılmış.
Show More (-2)
barbüfen.
  • Ted wiped the bar with a cloth while taking our orders.
  • Ted siparişlerimizi alırken büfeyi bir bezle sildi.
Show More (-2)
barkalıpn.
  • He peeled the wrapper off the candy bar and took a bite.
  • Çikolata kalıbının ambalajını soyarak çıkardı ve bir ısırık aldı.
Show More (-2)
baryasaklamakv.
  • The cops seized their passports and barred them from leaving the country.
  • Polisler pasaportlarına el koydu ve ülkeyi terk etmelerini yasakladı.
Show More (-2)
baravukatlık sınavın.
  • Marshal has been studying for the bar for over a year.
  • Marshal bir yılı aşkın süredir avukatlık sınavına hazırlanıyor.
Show More (-2)
barölçün.
  • This pop song is about 80 bars long.
  • Bu pop şarkısı yaklaşık 80 ölçü uzunluğunda.
Show More (-2)
barbar (içki içilen yer)n.
  • Let's meet at the cocktail bar downstairs.
  • Alt kattaki kokteyl barında buluşalım.
Show More (-2)
barçubukn.
  • The kids outside were playing with bars.
  • Dışarıdaki çocuklar çubuklarla oynuyordu.
  • There were several bars on his uniform.
  • Üniformasında birkaç çubuk vardı.
  • When the file opens in the Excel program, you may see a yellow bar which says the file is in Protected View.
  • Dosya Excel programında açıldığında, dosyanın Korumalı Görünümde olduğunu belirten sarı bir çubuk görebilirsiniz.
Show More (11)
barmen etmekv.
  • She was barred from practicing law.
  • Avukatlık yapmaktan men edilmiştir.
Show More (-2)
bardirekn.
  • He aimed for the nets but hit the bar.
  • Ağları hedeflemişti ancak direğe denk getirdi.
Show More (-2)
barhariçprep.
  • They come here every day, bar Monday.
  • Pazartesi hariç her gün buraya geliyorlar.
Show More (-2)
bar(iddia, fiil) engellemen.
  • The United States, too, has a tradition of barring those regarded as enemies or as dangerous influences.
  • Amerika Birleşik Devletleri de düşman ya da tehlikeli etki olarak gördüğü kişileri engelleme geleneğine sahiptir.
Show More (-2)
barçıtan.
  • It is time we moved the bar up a few notches and looked for new challenges.
  • Artık çıtayı birkaç kademe yukarı taşımanın ve yeni zorluklar aramanın zamanı geldi.
Show More (-2)
barbarn.
  • Looking around we could have met in the bar.
  • Etrafımıza bakıyorum da, barda da buluşabilirmişiz.
  • I was in the Members' Bar before we started voting.
  • Oylama başlamadan önce Üyeler Barındaydım.
  • Looking around, I thought we could have met in the bar.
  • Etrafa bakınca barda tanışmış olabileceğimizi düşündüm.
Show More (65)
InglésTurco
loungebarn.
  • Let's go to the lounge and drink a beer.
  • Hadi bara gidip bira içelim.
Show More (-2)
saloonbarn.
  • The cowboy kicked the saloon's door.
  • Kovboy barın kapısını tekmeledi.
Show More (-2)
localbarn.
  • Let's meet up at your local for a couple of drinks.
  • Senin oradaki barda buluşup bir şeyler içelim.
Show More (-2)
tavernbarn.
  • We will go to John's Tavern to drink.
  • John'un barına içmeye gideceğiz.
Show More (-2)
pubbarn.
  • My favourite pub is just around the corner.
  • En sevdiğim bar, köşeyi hemen dönünce orada.
  • Many restaurants and pubs can be reached on foot.
  • Birçok restoran ve bara yürüyerek ulaşılabilir.
  • Darts is a game played in pubs.
  • Dart barlarda oynanan bir oyundur.
Show More (0)
barbarn.
  • I was in the Members' Bar before we started voting.
  • Oylama başlamadan önce Üyeler Barındaydım.
  • Looking around, I thought we could have met in the bar.
  • Etrafa bakınca barda tanışmış olabileceğimizi düşündüm.
  • Looking around we could have met in the bar.
  • Etrafımıza bakıyorum da, barda da buluşabilirmişiz.
Show More (90)