discourage - Inglés Turco Frases
The sample sentences have been compiled from various sources and although they have been proofread, there may be some omissions. The sentences do not necessarily reflect the ideology and opinions of Tureng.com. Please let us know about sentences with political, social and sensitive content that offend you.

InglésTurco
discourageengellemekv.
  • Quitting smoking can discourage tumor growth in your lung.
  • Sigarayı bırakmak akciğerinizdeki tümörün büyümesini engelleyebilir.
  • And failure to discourage this is quite simply inexcusable.
  • Bunu engellememek ise tek kelimeyle affedilemez bir durumdur.
  • In this way we can discourage repetition in future.
  • Bu şekilde gelecekte tekrarlanmasını engelleyebiliriz.
Show More (0)
discouragevazgeçirmekv.
  • My father is a military officer, he discouraged me from attending the air forces.
  • Babam bir subay, beni hava kuvvetlerine gitmekten vazgeçirdi.
  • My parents discouraged me from traveling alone.
  • Ebeveynlerim beni yalnız seyahat etmekten vazgeçirdi.
  • Tom tried to discourage Mary from going out with John.
  • Tom, Mary'yi John'la çıkmaktan vazgeçirmeye çalıştı.
Show More (9)
discouragecesaretini kırmakv.
  • If getting an F discourages you, you'll never be a successful businessman.
  • Eğer F almak cesaretinizi kırıyorsa, asla başarılı bir iş adamı olamazsınız.
  • Tom doesn't want to discourage Mary.
  • Tom, Mary'nin cesaretini kırmak istemiyor.
  • Let's not discourage her.
  • Onun cesaretini kırmayalım.
Show More (7)
discouragecaydırmakv.
  • Whether this is an accurate description or not, the British government fails at any rate to discourage refugees.
  • Bu doğru bir tanımlama olsun ya da olmasın, İngiliz hükümeti her halükarda mültecileri caydırmakta başarısız olmaktadır.
Show More (-2)
discouragecaydırman.
  • It is a prospect that runs the risk of discouraging and deterring people from using the net and e-commerce.
  • İnsanları internet ve e-ticaret kullanımından caydırma ve vazgeçirme riski taşıyan bir ihtimaldir.
  • That is an effective way to discourage counterfeiting.
  • Bu, sahteciliği caydırmanın etkili bir yoludur.
Show More (-1)
discouragecesaret kırmakv.
  • However, you may become overwhelmed or discouraged if you try to make too many changes at once.
  • Ancak, aynı anda çok fazla değişiklik yapmaya çalışırsanız bunalabilir veya cesaretiniz kırılabilir.
  • I'm discouraged.
  • Cesaretim kırıldı.
  • You're discouraged, aren't you?
  • Cesaretin kırıldı, değil mi?
Show More (6)
discouragecesaretini kaybetmekv.
  • Tom thought Mary was discouraged.
  • Tom Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşündü.
  • Tom thinks Mary is discouraged.
  • Tom, Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşünüyor.
  • Tom doesn't think Mary is discouraged.
  • Tom, Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşünmüyor.
Show More (0)
discouragehevesini kırmakv.
  • I don't want to discourage Tom.
  • Tom'un hevesini kırmak istemiyorum.
Show More (-2)