öncelikli - Turco Inglés Diccionario
Historia

öncelikli



Significados de "öncelikli" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
General
öncelikli preferred adj.
öncelikli primary adj.
öncelikli indispensable adj.
öncelikli prior adj.
öncelikli preferential adj.
öncelikli privileged adj.
öncelikli of first priority adj.
öncelikli underlying adj.
öncelikli of top priority adj.
öncelikli preemptible adj.
Colloquial
öncelikli red ball
Idioms
öncelikli the first string
Law
öncelikli privileged

Significados de "öncelikli" con otros términos en diccionario inglés turco: 138 resultado(s)

Turco Inglés
General
öncelikli olmak be preferential v.
öncelikli olmak be privileged v.
öncelikli olmak be of top priority v.
öncelikli olmak have the precedence v.
öncelikli olmak take precedence of v.
öncelikli tutmak give priority v.
öncelikli tutmak give precedence v.
öncelikli tutmak take something as a prime concern v.
öncelikli tutmak take something as a primary issue v.
öncelikli tutmak attach priority to v.
öncelikli olmak rank in priority v.
öncelikli şart prior condition n.
öncelikli olma antecedence n.
düşük öncelikli program low priority program n.
öncelikli (kimse) preemptor n.
birinci öncelikli first priority n.
öncelikli amaç primary purpose n.
öncelikli amaç prime purpose n.
öncelikli amaç chief purpose n.
öncelikli amaç principal purpose n.
öncelikli amaç main purpose n.
öncelikli ihtiyaç primary need n.
öncelikli hizmet priority service n.
öncelikli (kimse) pre-emptor n.
öncelikli tercih first choice n.
sonsuz öncelikli preemptive adj.
düşük öncelikli back-burner adj.
sonsuz öncelikli pre-emptive adj.
en öncelikli the highest priority adj.
öncelikli olarak at the outset adv.
öncelikli olarak first of all adv.
öncelikli olarak essentially adv.
öncelikli olarak as a priority adv.
öncelikli olarak basically adv.
öncelikli olarak first adv.
öncelikli olarak firstly adv.
öncelikli olarak preferably adv.
öncelikli olarak principally adv.
öncelikli olarak initially adv.
öncelikli olarak primarily adv.
daha öncelikli olarak more particularly adv.
öncelikli olarak fundamentally adv.
öncelikli olarak with priority adv.
Colloquial
temizlik benim öncelikli sorunum değil cleanup is not my chief concern
Idioms
öncelikli olmak be at the top of the list
neyin öncelikli olduğunu bilmek get one's priorities right
neyin öncelikli olduğunu bilmek get one's priorities straight
Trade/Economic
öncelikli tahvil senior note v.
öncelikli ipotek underlying mortgage
öncelikli hisse senetlerine verilen kar payı preferred dividend
öncelikli tahvil preference bond
öncelikli ödeme priority payment
öncelikli hisse senedi preferential share
öncelikli borçlardan sonra ödenecek borç subordinated debt
konvertibl öncelikli hisse senedi convertible preference share
öncelikli temettü preference dividend
öncelikli hisse senedi preference share
öncelikli hisse senedi preferred capital stock
öncelikli lehdar primary beneficiary
öncelikli hisse priority share
kar paylı öncelikli hisse senedi participating preferred stock
kar paylı öncelikli hisse senedi participating preference share
öncelikli konuşma priority call
öncelikli hisse senedi debenture stock
öncelikli hisse senedi preferred stock
öncelikli hisse senedi preferred share
öncelikli posta priority mail
öncelikli tarife preferential tariff
öncelikli ödemeler preferential payments
tasfiye halinde daha öncelikli alacaklı grupların ardından gelen borçlar subordinated debt
öncelikli raf yeri preferred shelf space
varlıklar üzerinde öncelikli hak talebi prior claim to assets
kalkınmada öncelikli yöreler regions with development priority
öncelikli borç senior debt
Law
kalkınmada öncelikli bölge development priority region
Politics
öncelikli muamele preferential treatment
kalkınmada öncelikli yöreler priority regions for development
kalkınmada öncelikli yöre priority region for development
öncelikli bölge priority region
öncelikli muamelede bulunmak accord priority treatment
öncelikli soru privileged question
avrupa müşterek öncelikli alanlar common european priority areas
öncelikli masraflar priority expenditures
öncelikli vize priority visa
Insurance
özel öncelikli koşul paramount clause
öncelikli koşul paramount clause
Technical
öncelikli işlem foreground processing
öncelikli program foreground program
öncelikli işleme priority processing
öncelikli kuyruk priority queue
sonsuz öncelikli preemptive
sonsuz öncelikli düzence preemptive priority discipline
öncelikli işkesme priorized interrupt
sonsuz öncelikli pre-emptive
öncelikli önlemler no regret measures
Computer
öncelikli işleme foreground processing
düşük öncelikli low priority
sonsuz öncelikli düzence preemptive priority discipline
öncelikli kuyruk priority queue
öncelikli işkesme priorized interrupt
öncelikli işleme priority processing
öncelikli işlem foreground processing
öncelikli program foreground program
genişlik öncelikli arama breadth-first search
Informatics
öncelikli süreç grubu foreground process group
düşük öncelikli low priority
sonsuz öncelikli düzence preemptive priority discipline
öncelikli iş kesme priority interrupt
öncelikli erişim priority access
Telecom
çift öncelikli mesaj dual-precedence message
öncelikli konular priority issues
öncelikli çağrı başlatma ve kesme precedence/preemption
öncelikli alanlar priority areas
öncelikli erişim ve kanal tahsisi priority access and channel assignment
öncelikli süreç foreground process
Construction
bir bira üreticisinin sahibi olduğu ve öncelikli olarak bu üreticinin biralarını satan pub tied house
kalkınmada öncelikli bölge development area
sözleşmeli öncelikli alım contractual-preemption
öncelikli alım hakkı first option
Automotive
öncelikli duruş çizgisi advanced stop line
öncelikli kavşak priority junction
faydalı ısı öncelikli birlikte üretim çevrimi bottoming cycle
güç öncelikli birlikte üretim çevrimi topping cycle
Aeronautic
öncelikli plot bilgisi primary plot
öncelikli gözlem radarı primary surveillance radar
öncelikli biniş priority boarding
Marine
gemi veya başka bir taşıtın diğer bir taşıt karşısında öncelikli geçişi right of way
Psychology
öncelikli refleks prepotent reflex
öncelikli uyarıcı prepotent stimulus
Environment
kalkınmada öncelikli iller priority provinces for development
öncelikli madde priority substance
Meteorology
öncelikli çevre hava kalitesi standartları primary ambient air quality standarts
Military
öncelikli hedef priority target
öncelikli istihbarat ihtiyacı priority intelligence requirement
öncelikli istek at priority call
öncelikli milli istihbarat hedefleri priority national intelligence objectives
düşmanın öncelikli hedefi high-value target
Photography
diyafram öncelikli pozlama aperture priority