-controlled - Turco Inglés Diccionario

-controlled

Significados de "-controlled" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
-controlled adj. (belirtilen şekilde) kontrol edilen
-controlled adj. … kumandalı

Significados de "-controlled" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
controlled adj. kontrol edilmiş
General
remote controlled n. uzaktan kumandalı
controlled response n. kontrollü tepki
export controlled information n. ihraç kontrol bilgisi
controlled current source n. bağımlı akım kaynağı
controlled fusion n. kontrollü füzyon
controlled experiment n. kontrollü deney
biologically controlled behaviour n. biyolojik kontrollü davranış
maturationally controlled behaviour n. olgun denetimli davranış
radio-controlled car n. uzaktan kumandalı araç
be controlled v. denetlenmek
be controlled v. denetimden geçmek
be controlled v. kontrol edilmek
be controlled v. kontrolden geçmek
be controlled v. yönetilmek
be well-controlled v. kontrollü olmak
be controlled v. kontrollü olmak
be charged with criminal possession of a controlled substance in the first degree v. birinci dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak
be charged with criminal possession of a controlled substance in the second degree v. ikinci dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak
be charged with criminal possession of a controlled substance in the third degree v. üçüncü dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak
controlled adj. denetlenmiş
controlled adj. güdümlü
machine controlled adj. makine kontrollü
controlled adj. kontrollü
state-controlled adj. devlet güdümlü
well-controlled adj. iyi kontrol edilen
controlled adj. denetimli
controlled adj. kontrol altına alınmış
mind-controlled adj. zihinle/akılla/düşünceyle/düşünmeyle/düşünerek kontrol edilen
controlled adj. idare edilmiş
controlled adj. düzenlenmiş
controlled adj. bastırılmış (isyan vb)
controlled adj. gözlenmiş
computer controlled adj. bilgisayar kontrollü
self-controlled adj. öz denetimli
controlled adj. kumandalı
controlled adj. soğukkanlı (tavır, ses tonu)
controlled adj. dizginlenmiş
in a controlled manner adv. kontrollü şekilde
in a controlled manner adv. kontrollü bir şekilde
Idioms
take on a life of its own (no longer be controlled by anyone) v. (artık) kontrol edilemeyecek düzeye/duruma gelmek
Speaking
no longer be controlled v. artık kontrol altına alınamamak
no longer be controlled v. artık kontrol edilememek
no longer be controlled expr. kontrolden tamamen çıkmak
Trade/Economic
officially controlled n. resmi denetime tabi
controlled foreign corporation n. denetim altındaki yabancı şirket
jointly controlled entity n. birlikte kontrol edilen işletme
controlled exchange regime n. döviz kontrolü sistemi
exchange controlled exchange rate n. kambiyo denetimli döviz kuru
legally controlled measuring instrument n. yasal olarak kontrol edilen ölçü aleti
controlled economy n. kontrollü ekonomi
market-controlled price environment n. fiyat mekanizmasının geçerli olduğu piyasa
company-controlled price n. işletmenin belirlediği fiyat
state-controlled entities n. kamu iktisadi teşebbüsleri
state-controlled entities n. devlet iktisadi teşebbüsleri
controlled economy n. denetimli ekonomi
controlled company n. kontrol edilen şirket
controlled process n. kontrollü ameliye
controlled company n. başka bir şirket tarafından idare edilen şirket
controlled company n. kontrol altında bulunan şirket
controlled process n. kontrollü süreç
controlled economy n. güdümlü ekonomi
controlled experiment n. kontrollü deney
controlled growth n. kontrollü büyüme
united states controlled shipping n. abd kontrolündeki deniz ulaştırması
controlled amortization n. kontrollü amortizasyon
jointly controlled entity n. müşterek yönetime tabi ortaklık
controlled adj. denetimli
officially controlled adj. hükümetçe denetlenen
controlled adj. kontrollü
quality-controlled adj. kalite kontrolü yapılmış
price-controlled adj. fiyat denetimli
price-controlled adj. fiyat kontrollü
price-controlled adj. narhlı
Law
controlled substance n. kontrole tabi madde
controlled substance n. yasaklanmış ve kontrole tabi (uyuşturucu) madde
state-controlled adj. devlet kontrolünde
rent-controlled adj. mülk sahibinin mülkü sadece konut olarak kullanan kiracısından aldığı kira bedelini kontrol eden ve mülk sahibinin kiracıyı evden çıkarma hakkını garanti altına alan (yasa)
Politics
controlled coup (cc/coco) n. kontrollü darbe
controlled opposition n. kontrollü muhalefet
controlled opposition n. gizlice iktidar partisi lehine çalışan muhalefet
Advertising
controlled circulation n. kontrollü dağıtım
controlled circulation n. reklam amacıyla bir derginin parasız dağıtılması
Technical
controlled area n. kontrollü bölge
controlled rectifier n. kontrollü redresör
controlled stress test n. gerilme kontrollü test
automatic ground controlled approach n. otomatik yerden kontrollu yaklaşma
controlled slip n. denetlenen kayma
controlled pedestrian crossing n. kontrollü yaya geçidi
controlled variable n. kontrollü değişken
computer controlled dwell n. bilgisayar kontrollü dwell
voltage controlled oscillator n. gerilim denetimli salıngaç
controlled rectifier n. denetimli doğrultmaç
controlled area n. kontrollü alan
crystal controlled oscillator n. kristal kontrollü osilatör
crystal controlled transformer n. kristal kontrollü transformatör
controlled atmosphere n. kontrol edilen atmosfer
controlled strain test n. deformasyon kontrollü test
seat with pneumatically controlled n. hava süspasiyonlu koltuk
electronically controlled automatic transmission n. elektronik kontrollü otomatik transmisyon
strain controlled load test n. deformasyon kontrollü yükleme testi
controlled heating n. kontrollü ısıtma
controlled atmosphere n. kontrollü atmosfer
controlled cooling n. kontrollü soğutma
controlled medium n. kontrol edilen ortam
controlled combustion n. kontrollü yanma
controlled subsidence n. denetimli oturma
controlled cooling n. denetimli soğutma
controlled variable n. denetimli değişken
controlled slip n. kontrollü kayma
controlled variable n. kontrol edilen değişken
controlled atmosphere n. denetimli atmosfer
controlled weir n. kontrollü dolusavak
controlled spillway n. denetimli dolusavak
controlled heating n. denetimli ısıtma
controlled maintenance n. kontrollü bakım
controlled area n. denetimli alan
crystal-controlled oscillator n. kristal kontrollü osilatör
grid-controlled mercury-arc rectifier n. ızgara kontrollü cıva buharlı doğrultucu
crystal-controlled transmitter n. kristal denetimli verici
crystal-controlled transformer n. kristal kontrollü verici
voltage-controlled amplifier n. voltaj kontrollü amplifikatör
voltage-controlled capacitor n. voltaj kontrollü kondansatör
tape-controlled carriage n. şerit denetimi taşıyıcı
voltage-controlled oscillator n. voltaj kontrollü osilatör
remote-controlled switch box n. tablalı kompartıman ayar tertibatı
remote-controlled cock n. çubuk kumandalı ventil
voltage-controlled attenuator n. gerilim denetimli zayıflatıcı
numerical controlled spot-welding machine n. nümerik kontrollü nokta kaynak makinesi
voltage-controlled resistor n. voltaj kontrollü direnç
voltage-controlled generator n. voltaj kontrollü jeneratör
stress-controlled load test n. gerilme kontrollü yükleme testi
controlled rolling n. kontrollü haddeleme
controlled sampling n. kontrollü örnekleme
numerically controlled grinding machine n. nümerik kontrollü taşlama tezgahı
semi-controlled mosaic n. yarı kontrollü mozaik
controlled avalanche diode n. kontrollü çığ diyodu
controlled ignition engine n. kontrollü ateşlemeli motor
quartz crystal controlled oscillator n. kuartz kristal kontrollü osilatör
remote controlled aircraft n. uzaktan kumandalı uçak
remote-controlled television n. uzaktan kumandalı televizyon
remote controlled door n. uzaktan kumandalı kapı
remote controlled rocket n. uzaktan kumandalı roket
controlled devitrification n. denetimli saydamsızlaştırma
controlled process n. denetimli süreç
controlled pore glass n. denetimli gözenekli cam
controlled atmosphere austenitization n. denetimli atmosferli ostenitleme
controlled rolling n. denetimli haddeleme
controlled system n. denetimli dizge
controlled pressure pouring n. denetimli basınçlı dökme