kontrollü - Turco Inglés Diccionario

kontrollü

Significados de "kontrollü" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
General
kontrollü controlled adj.
The package was destroyed by a controlled explosion.
Paket, kontrollü bir patlamayla imha edildi.

More Sentences
kontrollü restricted adj.
The doctor put him on a severely restricted diet.
Doktor ona çok kontrollü bir diyet uyguluyordu.

More Sentences
Trade/Economic
kontrollü controlled adj.
The package was destroyed by a controlled explosion.
Paket, kontrollü bir patlamayla imha edildi.

More Sentences
Technical
kontrollü controlled adj.
The package was destroyed by a controlled explosion.
Paket, kontrollü bir patlamayla imha edildi.

More Sentences
General
kontrollü restrained adj.
kontrollü unhysterical adj.
kontrollü deliberate adj.
kontrollü guarded adj.
kontrollü longanimous adj.
kontrollü self-contained adj.
kontrollü self-restrained adj.
kontrollü self-restraining adj.
kontrollü scotch adj.
kontrollü stinting adj.
kontrollü supercool adj.
kontrollü straightlaced [obsolete] adj.
kontrollü straitlaced [obsolete] adj.
Idioms
kontrollü ice-cool adj.

Significados de "kontrollü" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kontrollü giriş sağlanan alan restricted area n.
kontrollü giriş sağlanan alan restricted zone n.
sağ elin sol ele nazaran daha kontrollü kullanılması dextrality n.
kontrollü tepki controlled response n.
kontrollü tahliye directed evacuation n.
kontrollü füzyon controlled fusion n.
otomatik kontrollü self checking n.
kontrollü deney controlled experiment n.
biyolojik kontrollü davranış biologically controlled behaviour n.
antik şehir surlarında en az iki kontrollü giriş bölümü zwinger n.
kontrollü durum low-key n.
ayakta veya oturur halde yapılan kontrollü kayış glissade n.
genellikle gençlerin gece kulüplerinde kontrollü olarak aldıkları uyuşturucu club drug n.
(motor yarışında) sürücülerin yüksek hızda viraj alırken kullandıkları kontrollü ve dört tekerlekli kızak drift n.
kontrollü olma stay [obsolete] n.
kontrollü olmak be well-controlled v.
kontrollü olmak be controlled v.
kontrollü olmak be restrained v.
kontrollü olmak be wary v.
(topa) kontrollü bir şekilde vurmak fade v.
kontrollü çiftleştirmek breed v.
kontrollü çiftleştirme ve seçim yoluyla yeni organizma suşları geliştirmek breed v.
kontrollü olarak yakmak burn v.
(gücünü tüketmemek için) gücünü kontrollü kullanmak stall [obsolete] v.
makine kontrollü machine controlled adj.
otomatik kontrollü autoregulatory adj.
otomatik kontrollü autoregulative adj.
bilgisayar kontrollü computer controlled adj.
bilgisayar kontrollü computer-driven adj.
sıkı kontrollü regimented adj.
sıkı kontrollü monastic adj.
aşırı kontrollü overcontrolled adj.
kontrollü bir tempoda olan paced adj.
kontrollü bir ritmi olan paced adj.
girişi fiziksel bariyer, özel güvenlik veya kontrollü geçitle kısıtlanan gated adj.
kontrollü olarak controlledly adv.
kontrollü şekilde in a controlled manner adv.
kontrollü bir şekilde in a controlled manner adv.
kontrollü bir şekilde unhysterically adv.
Phrases
kontrollü bir şekilde by easy stages in easy stages adv.
Colloquial
kontrollü kimse cool customer n.
Idioms
kontrollü davranmak take a hold on yourself v.
kontrollü davranmak get a grip on yourself v.
kontrollü davranmak take a grip on yourself v.
kontrollü davranmak get a hold on yourself v.
kontrollü olmak keep (one's) head right v.
Trade/Economic
döviz kontrollü ülke parası soft currency n.
kontrollü dalgalanma managed float n.
kontrollü ekonomi controlled economy n.
oto kontrollü örgüt self-regulatory organization n.
kontrollü süreç controlled process n.
kontrollü ameliye controlled process n.
kontrollü su tahsisi appropriation of water n.
kontrollü su dağıtımı appropriation of water n.
kontrollü deney controlled experiment n.
kontrollü büyüme controlled growth n.
kontrollü ekonomi managed economy n.
kontrollü amortizasyon controlled amortization n.
bir atölye veya fabrikada ürünlerin imal edilmesi, malzemelerin işlenmesi gibi süreçlerin aralıksız devam etmesi için tasarlanmış, genellikle bilgisayar kontrollü olan sistemler continuous processing n.
fiyat kontrollü price-controlled adj.
Law
suçu sabit görülüp ceza almış, genellikle bu cezanın bir kısmı hapishanede çekilmiş olan insanların, cezaları bitmeden önce, topluma yeniden katılmaya hazırlık aşamasında, kontrollü olarak hapishane dışında yaşadığı evler halfway house n.
(kenevir ve temazepam) en az tehlikeli kontrollü madde class c drug n.
sert kontrollü madde class a drug n.
Politics
kontrollü darbe controlled coup (cc/coco) n.
kontrollü muhalefet controlled opposition n.
Advertising
kontrollü dağıtım controlled circulation n.
Technical
kontrollü atmosfer controlled atmosphere n.
kontrollü redresör controlled rectifier n.
defarmasyon kontrollü kesme aleti shear apparatus equipped with strain control n.
bilgisayar kontrollü dwell computer controlled dwell n.
voltaj kontrollü kondansatör voltage dependent capacitor n.
kontrollü bölge controlled area n.
elektronik kontrollü otomatik transmisyon electronically controlled automatic transmission n.
kontrollü alan controlled area n.
deformasyon kontrollü test controlled strain test n.
kontrollü yanma controlled combustion n.
kontrollü yaya geçidi controlled pedestrian crossing n.
kontrollü değişken controlled variable n.
kontrollü ısıtma controlled heating n.
gerilme kontrollü test controlled stress test n.
deformasyon kontrollü yükleme testi strain controlled load test n.
kristal kontrollü transformatör crystal controlled transformer n.
kontrollü yanma slow pressure rise n.
kontrollü soğutma controlled cooling n.
kristal kontrollü osilatör crystal controlled oscillator n.
deformasyon kontrollü kesme aleti shear box with strain control n.
kontrollü dolusavak controlled weir n.
kontrollü bakım controlled maintenance n.
kontrollü kayma controlled slip n.
ızgara kontrollü cıva buharlı doğrultucu grid-controlled mercury-arc rectifier n.
kristal kontrollü verici crystal-controlled transformer n.
kristal kontrollü osilatör crystal-controlled oscillator n.
voltaj kontrollü kondansatör voltage-controlled capacitor n.
voltaj kontrollü osilatör voltage-controlled oscillator n.
uzaktan kontrollü hidrolik silindir remote-control hydraulic cylinder n.
voltaj kontrollü direnç voltage-controlled resistor n.
gerilme kontrollü yükleme testi stress-controlled load test n.
voltaj kontrollü jeneratör voltage-controlled generator n.
nümerik kontrollü nokta kaynak makinesi numerical controlled spot-welding machine n.
voltaj kontrollü amplifikatör voltage-controlled amplifier n.
kumanda kontrollü direksiyon command control steering n.
diyafram kontrollü valf diaphragm control valve n.
kontrollü haddeleme controlled rolling n.
kontrollü örnekleme controlled sampling n.
nümerik kontrollü taşlama tezgahı numerically controlled grinding machine n.
termostat kontrollü ısıtıcı thermostat control heater n.
yarı kontrollü mozaik semi-controlled mosaic n.
paket kontrollü anahtarlama sistemi control packet switching system n.
kontrollü çevrim directed net n.
kontrollü çığ diyodu controlled avalanche diode n.
kontrollü ateşlemeli motor controlled ignition engine n.
elektrik kontrollü vana electrically operated valve n.
sürtünme kontrollü kayar bara kısa devre cihazı brush-operating slip-ring short circuiting device n.
kapalı kontrollü klima close control air conditioner n.
kapalı kontrollü iklimlendirme cihazı close control air conditioner n.
kuartz kristal kontrollü osilatör quartz crystal controlled oscillator n.
cnc kontrollü sac metal büküm makinesi press brake n.
nümerik kontrollü eksenler numerically controlled axes n.
nümerik kontrollü takım tezgahı eksenleri numerically controlled machine tool axes n.
kuvars kristal kontrollü osilatör quartz crystal controlled oscillator n.
kontrollü empedans controlled impedance n.
hassas kontrollü klima precision air conditioner n.
elektrik kontrollü gaz kolu throttle by wire n.
hız kontrollü besleme konveyörü speed-controlled infeed conveyor n.
kontrollü kapı kapama cihazı controlled door closing device n.
elektronik dalgacık kontrollü alıcı electronic ripple control receiver n.
nümerik kontrollü tornalama makinesi numerically controlled turning machine n.
kontrollü elektroliz controlled electrolysis n.
nümerik kontrollü zıvana makinesi numerical control routing machine n.
nümerik kontrollü delme makinesi numerical control boring machine n.
kanaldaki akışı kesip açmak veya akışın seviyesini ayarlamak için kullanılan el kontrollü kapak stoplog n.
kanaldaki akışı kesip açmak veya akışın seviyesini ayarlamak için kullanılan el kontrollü kapak stop-log n.
kontrollü tuz yüklü atmosfer controlled salt-laden atmosphere n.
damper kontrollü baca gazı yolu damper-controlled flue gas pass n.
kuvars kristal kontrollü osilatör quartz crystal-controlled oscillator n.
elektronik kontrollü sürüş rölesi drive by wire relay n.
kontrollü parametler kullanılarak titreşimle sıkıştırma vibrocompression with controlled parameters n.
kontrollü ara buhar alma controlled steam extraction n.
kontrollü ortam controlled environment n.
kontrollü kompostlama şartları controlled composting conditions n.
kontrollü yakma prescribed burning n.
kontrollü kapı kapatma cihazı controlled door closing device n.
nümerik kontrollü tornalama merkezi numerically controlled turning centre n.
kontrollü doğrultucu active front end n.
kontrollü emniyet basınç düşürme sistemi controlled safety pressure relief system n.
otomatik kontrollü metal parçacık püskürtme automated controlled shot-peening n.
kontrollü hidrojen üretimi controlled hydrogen production n.
atmosfer kontrollü soğuk hava deposu atmosphere controlled cold-storage warehouse n.
yapısal kontrollü düzensizlik structurally controlled instability n.
rastgele seçilmiş kontrollü araştırma randomized control study n.