breed - Turco Inglés Diccionario

breed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

breed — Definition

Significado:
üremek, yetiştirmek, ırk/cins
Pronunciación (IPA):
(AmE /briːd/ – BrE /briːd/)
Categoría gramatical:
Fiil: breed (breeds – bred – breeding); İsim: breed (breeds)

Significados de "breed" en diccionario turco inglés : 51 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
breed v. doğurmak
That ignorance of each other breeds fear and distrust and eventually will breed conflict.
Birbirimizi tanımamak korku ve güvensizliği besler ve nihayetinde çatışmayı doğurur.

More Sentences
breed n. soy
breed v. yavrulamak
General
breed n. tür
Gentlemen like him are a rare breed.
Onun gibi beyefendiler nadir bir türdür.

More Sentences
breed n. cins
This particular breed of cat has sensitive skin.
Bu özel kedi cinsinin hassas bir cildi vardır.

More Sentences
breed n. ırk
Even rare and exotic breeds or the pet animals of country children were compulsorily killed.
Nadir ve egzotik ırklar ya da köy çocuklarının evcil hayvanları bile zorunlu olarak öldürüldü.

More Sentences
breed v. yol açmak
The text adopted by Parliament is going to breed confusion.
Parlamento tarafından kabul edilen metin kafa karışıklığına yol açacaktır.

More Sentences
breed v. üremek
The breeding season for giant pandas is from March to May.
Dev pandaların üreme mevsimi Mart'tan Mayıs'a kadardır.

More Sentences
breed v. beslemek
Unemployment breeds poverty and class conflict.
İşsizlik yoksulluğu ve sınıf çatışmasını besler.

More Sentences
breed v. yetiştirmek
Beagles are bred to hunt rabbits.
Beagle cinsi köpekler tavşan avlamak amacıyla yetiştirilir.

More Sentences
breed v. ortaya çıkarmak
The pandemic has bred a new generation of entrepreneurs.
Pandemi yeni nesil girişimcileri ortaya çıkardı.

More Sentences
breed n. nesil
breed n. çeşit
breed n. soy
breed n. cins (hayvan için)
breed n. grup
breed v. sebep olmak
breed v. damızlık olarak beslemek
breed v. gelişmek
breed v. çiftleşmek
breed v. çoğalmak
breed v. üretmek
breed v. eğitmek
breed v. çiftleştirmek
breed v. türemek
breed v. (hayvan) doğurmak
breed v. büyütmek
breed v. başlangıcı olmak
breed v. neden olmak
breed v. kunnamak
breed v. kontrollü çiftleştirmek
breed v. kontrollü çiftleştirme ve seçim yoluyla yeni organizma suşları geliştirmek
breed v. döllemek
breed v. çiftleşmek
breed v. eğitmek
breed v. menşe yeri olmak
breed v. (birinin) biyolojik babası olmak
breed v. (birinin) memleketi olmak
breed v. hamile olmak
breed v. üretilmek
breed v. kaynaklanmak
breed v. hasıl olmak
breed N. ırk/cins
Irregular Verb
breed v. bred - bred
Gastronomy
breed n. bazı şaraplardaki belirgin tat
Physics
breed v. üretim reaktöründe üretmek
Botanic
breed v. (bitki) yapay dölleme ile çoğaltmak
Environment
breed n. fisyonlaşmış çekirdek üretme
Geography
breed n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Slang
breed n. melez
breed n. kırma

Significados de "breed" con otros términos en diccionario inglés turco: 85 resultado(s)

Inglés Turco
General
best of breed n. seçme
best of breed n. türünün en iyisi
half-breed n. melezleme
rare breed n. eşine ender rastlanan tür
rare breed n. türüne ender rastlanan cins
breed [dialect] [uk] n. yavru
breed birds v. kuş beslemek
breed fish v. balık yetiştirmek
breed an animal v. hayvan bakmak
breed crime v. suçu beslemek
breed the crime v. suçu artırmak
breed the crime v. suçu beslemek
breed crime v. suçu artırmak
breed in and in v. aynı sürü içerisinde üremek
breed in and in v. yakından ilişkili olan hayvanlardan üremek
cross breed adj. melez
half breed adj. melez
half breed adj. kırma
half-breed adj. azma
half-breed adj. kırma
half-breed adj. melez
half-breed adj. yarımkan
Phrasals
breed in v. yetiştirmek
breed to v. eğitmek
breed up v. eğitmek
breed in v. eğitmek
breed to v. yetiştirmek
breed up v. eğitim vermek
Idioms
the last of a dying breed n. türünün son örneği/örneklerinden biri
a breed apart n. üstün zümre
a breed apart n. üstünlüklü kesim
a breed apart n. (toplumda) üst tabaka
a breed apart n. (toplumda) üst sınıf
a breed apart n. üst düzey
a breed apart n. seçkin kesim
a breed apart n. eşsiz
a breed apart n. diğerlerinden üstün
a breed apart n. diğerlerinden daha üst düzeyde
a breed apart n. diğerlerinden bir boy/adım önde/yukarıda
a breed apart n. diğerlerinden bir gömlek yukarıda olma
a breed apart n. diğerlerinden farklı
a breed apart n. diğerlerinden üstün
a breed apart n. diğerlerinden üstün
a breed apart n. diğerlerinden daha üst düzeyde
a breed apart n. diğerlerinden bir gömlek önde
a breed apart n. diğerlerinden bir gömlek önde
a breed apart n. diğerlerinden daha üst düzeyde
breed like rabbits v. tavşan gibi üremek
breed like rabbits v. tavşan gibi çoğalmak
breed like rabbits v. mantar gibi bitmek
breed bad blood v. kin ve nefret tohumları ekmek
breed bad blood v. nifak tohumları ekmek
breed bad blood v. insanlar arasında kin yaratmak
breed bad blood v. nefret oluşturmak
be a breed apart v. diğerlerinden üstün olmak
be a breed apart v. diğerlerinden daha üst düzeyde olmak
be a breed apart v. diğerlerinden bir boy/adım önde/yukarıda olmak
breed up a storm v. (hava) yağmur toplamak
breed up a storm v. (hava) patlayacak olmak
breed up a storm v. (hava) bulutlu/kapalı olmak
breed up a storm v. fırtına gelmek/yaklaşmak
breed in the bone v. iliklerine/kemiklerine işletmek
breed a scab on (one's) nose v. kendi başını belaya sokmak
breed in the bone v. huy olarak yerleştirmek
breed in the bone v. tamamen benimsetmek
breed in the bone v. huy haline getirtmek
breed in the bone v. yer ettirmek
breed  scabs on (one's) nose v. kendi başını belaya sokmak
breed in the bone v. huy edindirmek
breed a scab/scabs on (one's) nose v. başını belaya sokmak
Politics
half-breed n. abd cumhuriyetçi partisi'nde politik bir grup
Biology
half-breed n. metos
half-breed n. iki farklı ırkın karışımı olan hayvan veya bitki
cross breed v. benzer türleri melezlemek
Zoology
cross-breed n. melez
Agriculture
native breed n. yerli ırk
Breeding
cross-breed sheep n. melez koyun
beef breed n. eti için beslenen sığır
mixed breed n. melez
mixed breed n. karma cins
mixed breed n. kırma cins
History
breed's hill n. abd'de bunker tepesi savaşı'nın yapıldığı tepe
Modern Slang
a different breed n. herkes gibi olmayan/yaşamayan kimse
a different breed n. toplumsal sınırların dışına çıkmaktan korkmayan kimse
a different breed n. farklı bir tür