Bags! - Turco Inglés Diccionario

Bags!

Significados de "Bags!" con otros términos en diccionario inglés turco: 84 resultado(s)

Inglés Turco
General
bags n. çantalar
paper bags n. kağıt torbalar
a few bags of coffee n. birkaç paket kahve
under-eye bags n. göz altı torbaları
bags [uk] n. pantolon
bags [uk] n. büyük bir miktar
pack one's bags v. bir yeri terketmek
pack one's bags v. pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek
pack one's bags v. çekip gitmek
pack one's bags v. valizini toplamak
pack one's bags v. valizini hazırlamak
pack one's bags v. valizlerini toplamak
pack one's bags v. valiz toplamak
put the bags in the car v. çantaları arabaya koymak
empty the bags v. çantaları boşaltmak
pack one's bags v. valiz hazırlamak
bags of adv. çanta dolusu
bags of adv. çok miktarda
Proverb
beggars' bags are bottomless dilencinin torbası dolmaz
Colloquial
50-dollar bags n. 50 dolar'lık paketler
a couple of sleeping bags n. iki tane uyku tulumu
all mixed bags n. karmaşık duygular yumağı
bags n. çok miktarda
bags n. çantalar dolusu
rough as bags adj. incelikli olmayan
rough as bags adj. özensiz
three bags full, sir expr. evet efendimci
three bags full, sir expr. evet efendim sepet efendim
bags (I)... expr. benim
bags (I)... expr. kaptım
bags (I)... expr. ben kaptım
Idioms
bags of time n. bol zaman
air bags n. ciğerler
air bags n. hava yastıkları (arabada)
bibo (bulk in, bags out) n. dökme taşıma yapan nakliye aracı
pack one's bags v. pılıyı pırtıyı toplamak
have bags under one's eyes v. gözlerinin altı morarmak
have bags under one's eyes v. gözlerinin altı torbalanmak
check someone's bags through (to some place) v. bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek
check (one's) bags through (to) (some place) v. bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek
check (one's) bags through (to) (some place) v. bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek
check someone's bags through (to some place) v. bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek
check bags through v. bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek
check bags through v. bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek
pack your bags v. valizlerini toplamak
pack your bags v. çantasını toplamak
pack your bags v. valiz/bavul toplamak
pack your bags v. çanta toplamak
pack your bags v. pılıyı pırtıyı toplamak
pack your bags v. valiz/bavul hazırlamak
pack your bags v. pılısını pırtısını toplamak
rough as bags adj. kaba
rough as bags adj. kaba saba
rough as bags adj. yontulmamış
rough as bags adj. kötü
three bags full expr. evet efendim sepet efendim
three bags full expr. evet efendimci
yes sir, yes sir, three bags full, sir expr. evet efendim, sepet efendim
yes sir, yes sir, three bags full, sir expr. evet efendim, tabii efendim
Speaking
put your books in your bags expr. kitaplarınızı çantanıza koyun
Technical
oxford bags n. geniş paçalı pantolon
Automotive
side impact air bags n. yan hava yastıkları
passenger restraint bags n. yolcu engelleme (hava) yastığı
side curtain air bags n. yan perde hava yastıkları
Aeronautic
buoyancy bags n. şişme hava yastığı
flotation bags n. aracın su üzerinde durmasını sağlayan yüzdürme balonları
Medical
body worn bags n. vücuda takılan torbalar
non-body-worn bags n. vücuda takılmayan torbalar
body worn bags n. vücuda bağlanan torbalar
Botanic
witches' money–bags (sedum telephium) n. mandakulağı
Slang
bags [uk/australia] n. yapma, olma veya sahip olma isteği
bags [australia] n. görgüsüz
bags of mystery n. sosis
bags [australia] n. kaba
bags on (something) [uk] n. (bir şeyi) ilk seçme hakkı
bags on (something) [uk] n. (bir şeyi) kendine ayırma
bags on (something) [uk] n. (bir şeyi) tutma
bags on (something) [uk] n. (bir şeyi) kapma
bags on (something) [uk] n. (bir şeyi) alma hakkı
air-bags n. akciğerler
air-bags n. akciğerler
British Slang
bags n. pantolon
fun-bags n. memeler
fun-bags n. göğüsler