Boundary - Turco Inglés Diccionario

Boundary

Significados de "Boundary" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
boundary n. sınır
General
boundary n. hudut
boundary n. had
boundary n. limit
Law
boundary n. sınır
Technical
boundary n. kenar
Aeronautic
boundary n. sınır hattı
Math
boundary n. komşusu kümede bulunan tüm noktaların toplamı
Chemistry
boundary n. çeper
Marine Biology
boundary n. son
Military
boundary n. ara hattı
Sport
boundary n. (kriket) saha sınırı
boundary n. (kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atış
boundary n. (kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atışla yapılan dört veya altı koşu

Significados de "Boundary" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
boundary diagram n. blok diyagram
boundary point n. sınır noktası
boundary diagram n. blok şeması
boundary value problems n. sınır değer problemleri
site boundary n. alan hududu
state boundary n. eyalet sınırı
boundary line n. sınır
lower boundary n. alt sınır
boundary line n. sınır çizgisi
cross boundary communication n. sınır ötesi haberleşme
cross boundary communication n. sınır ötesi iletişim
acceptance boundary n. onama sınırı
boundary layer n. sınırlayıcı tabaka
boundary element methods n. sınır öge metodu
boundary stone n. sınır taşı
boundary conditions n. sınır şartları
boundary layer n. sınır tabakası
boundary layer n. sınır bölge
boundary mark n. sınır işareti
boundary line n. arazi sınırı
boundary marker n. sınır işareti
boundary stone n. sınır işareti
natural boundary n. doğal sınır
natural boundary n. tabii hudut
forest boundary n. orman sınırı
decision boundary n. karar sınırı
personal boundary n. kişisel/özel alan
personal boundary n. şahsi sınır
boundary rider [australia] n. çiftlikte çitleri korumak ve hayvanların dışarı çıkmasını önlemekle görevli çalışan
boundary [dialect] n. üzerinde keresteler olan büyük arazi
outer boundary n. dış yüzey
outer boundary n. dış sınır
draw the boundary v. sınır koymak
run a boundary v. sınırı geçmek
Trade/Economic
boundary roles n. kilit roller
boundary roles n. sınır roller
boundary spanning n. sınırların üstünden geçme
boundary spanning n. sınırları esnetme
boundary spanning n. sınırları genişletme
boundary spanning n. sınırların üstünden geçen
boundary spanning role n. sınır kaplaması rolü
boundary spanning adj. sınırları esneten
boundary spanning adj. sınırları genişleten
Law
de jure boundary n. hukuki sınır
boundary-stone n. sınır taşı
Politics
international boundary n. uluslararası sınır
boundary conflict n. hudut anlaşmazlığı
boundary conflict n. sınır ihtilafı
boundary conflict n. hudut ihtilafı
boundary conflict n. sınır anlaşmazlığı
natural boundary n. doğal sınır
municipal boundary n. belediye sınırı
boundary commission [uk] n. hudut komisyonu
Technical
boundary layer theory n. sınır tabakası teorisi
grain boundary n. dış kristal
boundary layer n. sınır katmanı
boundary layer n. sınır tabakası
laminar boundary layer n. laminar sınır tabakası
boundary line n. sınır çizgisi
boundary lines n. sınır hattı
boundary lines n. kesik çizgiler
plane of separation boundary n. ayırma düzlemi
boundary condition n. sınır koşulları
character boundary n. karakter sınırı
smooth boundary n. cilalı cidar
boundary value problem n. sınır değer problemi
irregular boundary n. düzgün olmayan sınır
cauchy boundary condition n. cauchy sınır koşulu
boundary conditions n. sınır şartları
dark boundary n. karanlık sınırı
boundary action n. sınır etki
boundary shear n. cidar kayma gerilmesi
boundary moment n. sınır moment
boundary stress condition n. sınır gerilme şartı
boundary film n. sınır katman
crystal boundary n. kristal sınırı
boundary beacon n. sınırlama ışığı
boundary lubrication n. sınırlı yağlama
boundary condition n. sınır şartı
upper boundary n. üst sınır
turbulent boundary layer n. türbülanslı sınır tabakası
boundary light n. meydan farı
boundary zone n. sınır zonu
hydraulic boundary conditions n. hidrolik sınır şartları
fan input power boundary n. fanın akım tüketme sınırlayıcısı
acceptance boundary n. onama sınırı
grain boundary segregation n. gren sınırı segregasyonu
grain boundary nucleation n. tane sınırı çekirdeklenmesi
grain boundary segregation n. tane sınırı birikimi
grain boundary cementite n. tane sınırı sementiti
grain boundary precipitation n. tane sınırı çökelmesi
grain boundary segregate n. tane sınırı birikintisi
boundary mark n. sınır işareti
boundary wall n. çevre duvarı
boundary line n. arazi sınırı
boundary layer n. sınır bölge
boundary stress conditions n. sınır gerilme şartları
boundary stone n. sınır taşı
grain boundary n. gren sınırı
grain boundary n. tane sınırı
pliocene-pleistocene boundary n. pliyosen-pleistosen sınırı
precipitate boundary n. çökelti sınırı
phase boundary n. hal değiştirme sınırı
phase boundary n. safha sınırı
boundary layer n. sınır tabaka
boundary extraction n. sınır çıkarımı
boundary machining n. sınırsal işleme
twin boundary n. ikiz sınırı
grain boundary precipitation n. tane sınırı çökelimi
grain boundary sliding n. tane sınırı kayması
grain boundary diffusion n. tane sınırı yayınımı
grain boundary dislocation n. tane sınırı dislokasyonu
grain boundary corrosion n. tane sınırı yenimi
grain boundary film n. tane sınırı zarı
grain boundary attack n. tane sınırına saldırı
grain boundary migration n. tane sınırı göçü
grain boundary area n. tane sınırı alanı
grain boundary etching n. tane sınırı dağlaması
tilt boundary n. yatık sınır
grain boundary sulphide precipitation n. tane sınırı sülfür çökelimi
grain boundary liquation n. tane sınırı sıvılaşması
grain boundary precipitate n. tane sınırı çökeltisi
twist boundary n. burma sınır
domain boundary n. bölgecik duvarı
boundary layer theory n. sınır katmanı kuramı
boundary migration n. sınır göçü
boundary stresses n. sınır gerilimleri
boundary equilibrium n. sınır dengesi
boundary mobility n. sınır devinirliği
large angle grain boundary n. geniş açılı tane sınırı
boundary sliding n. sınır kayması
boundary intersection n. sınır kesişimi
phase boundary n. evre sınırı
interphase boundary n. araevre sınırı
boundary area n. sınır alanı
boundary diffusion n. sınır yayınımı
austenite grain boundary n. ostenit tane sınırı
boundary displacement n. sınır yer değişimi
low angle grain boundary n. dar açılı tane sınırı
tilt boundary n. eğik sınır
low-angle boundary n. dar açılı sınır
small angle grain boundary n. dar açılı tane sınırı
coincidence boundary n. çakışım sınırı
thermal boundary conditions n. ısıl sınır şartları
boundary dimensions n. sınır boyutları
kinematic boundary n. kinematik sınır
boundary condition n. sınır koşulu
service area boundary n. çalışma sahası sınırı
service area boundary n. servis/hizmet alanı sınırı
interphase boundary n. arafaz sınırı