Curry - Turco Inglés Diccionario

Curry

Significados de "Curry" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
General
curry n. acılı hint yemeği
curry n. acılı hint baharatı
curry n. köri
curry n. acılı hint sosu
curry n. yumurta
curry n. balık
curry n. içinde et
curry n. kaşağı
curry v. tabaklamak
curry v. sopalamak
curry v. tımar etmek
curry v. köri ile pişirmek
curry v. dayak atmak
curry v. dövmek
curry v. sepilemek
curry v. kaşağılamak
curry v. giydirip kuşatmak
curry v. (çok parametreli fonksiyonu) tek parametreli hale getirmek
curry v. baharatlamak
Gastronomy
curry n. kari
curry n. köri
curry n. körili yiyecek
curry v. köride pişirmek
Archaic
curry v. dalkavukluk etmek
curry v. yalakalık yapmak
curry v. iltifatta bulunmak

Significados de "Curry" con otros términos en diccionario inglés turco: 58 resultado(s)

Inglés Turco
General
lamb curry n. kuzu derisi
curry powder n. köri
curry powder n. toz haline getirilmiş kimyon, zerdaçal vb baharat karışımı
curry favor with v. yaltaklanarak birinin gözüne girmeye çalışmak
curry favor with somebody v. yaltaklanmak
curry favour with somebody v. -e yaltaklanmak
curry favour with somebody v. -e yaranmak
curry [obsolete] v. koşmak
curry [obsolete] v. seğirtmek
Colloquial
curry favor v. yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak
curry favour v. yaltaklanmak
curry favor v. yaltaklanmak
curry favour v. yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak
Idioms
curry favor with someone v. birinin gözüne girmeye çalışmak
curry favor v. yalakalık yapmak
curry favour v. yalakalanmak
curry favor v. yalakalanmak
curry favour v. yalakalık yapmak
curry favor v. yaltaklanmak
curry favour v. yalakalık ederek birinin gözüne girmeye çalışmak
curry favour v. yaltaklanmak
curry favor v. yalakalık ederek birinin gözüne girmeye çalışmak
curry favor with someone v. birine yaranmaya çalışmak
curry favel v. yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak
curry favel v. yaltaklanmak
give (someone) (a bit of) curry v. azarlamak
give (someone) (a bit of) curry v. ağzının payını vermek
give (someone) (a bit of) curry v. haşlamak
give (someone) (a bit of) curry v. fırçalamak
give (someone) (a bit of) curry v. (birini) paylamak
give (someone) (a bit of) curry v. (birini) haşlamak
give (someone) (a bit of) curry v. (birinin) canına okumak
give (someone) (a bit of) curry v. (birine) döşenmek
give (someone) (a bit of) curry v. (birini) azarlamak
curry favor with (one) v. yaltaklanarak (birinin) gözüne girmeye çalışmak
curry favor with (one) v. (birine) yaranmak
curry favor with (one) v. (birinin) gözüne girmek
Gastronomy
curry powder n. köri tozu
curry sauce n. körili sos
chicken curry n. piliç körili
chicken curry n. hint usulü piliç
curry sauce shrimp n. köri soslu karides
curry sauce n. köri sosu
curry powder n. körü toz baharat
curry leaf n. köri yaprağı
curry powder n. köri toz baharat
thai-style curry chicken n. thai usulü körili tavuk
chicken with curry sauce n. köri soslu tavuk
lamb curry n. kuzu köri
lamb curry n. kuzu etiyle yapılan hindistan'a özgü köri yemeği
curry puff n. körili puf börek
Agriculture
curry-comb n. kaşağı
Breeding
curry comb n. at fırçası
British Slang
curry-mile n. manchester'da asya restoranlarının ve kebapçıların yoğun olduğu bir bölge
curry queen n. asyalı homoseksüellere ilgi duyan gey
curry queen n. zencilerle takılan homoseksüel
curry queen n. zenci homoseksüellerin ilgisini çeken gey
curry queen n. havalı/gösterişli homoseksüel erkek