yumurta - Turco Inglés Diccionario

yumurta

Significados de "yumurta" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yumurta egg n.
Fat hens lay a few eggs.
Şişman tavuklar birkaç yumurta birden verir.

More Sentences
General
yumurta ovum n.
Every couple, every ovum and every sperm is different.
Her çift, her yumurta ve her sperm farklıdır.

More Sentences
yumurta egg n.
Fat hens lay a few eggs.
Şişman tavuklar birkaç yumurta birden verir.

More Sentences
Biology
yumurta egg n.
Fat hens lay a few eggs.
Şişman tavuklar birkaç yumurta birden verir.

More Sentences
Marine Biology
yumurta roe n.
What she liked best was herring roe.
En çok sevdiği şey ringa balığı yumurtasıydı.

More Sentences
General
yumurta curry n.
yumurta ey [obsolete] n.
yumurta eyren n.
Medical
yumurta oo- pref.
Biology
yumurta reproductive cell n.
yumurta sex cell n.
yumurta oosphere n.
yumurta ovular adj.
Marine Biology
yumurta cyst n.
yumurta spawn n.
Zoology
yumurta meroblast n.
Slang
yumurta cackleberry n.
yumurta bum nut [aus] n.
British Slang
yumurta hen fruit n.

Significados de "yumurta" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yağ un ve yumurta karışımı hamur batter n.
General
yumurta atma egging n.
sahanda yumurta fried eggs n.
çok kaynamış yumurta hard boiled egg n.
yumurta kabuğu eggshell n.
çırpacak (yumurta vb için) whip n.
yumurta sarısı egg yolk n.
yumurta çırpma teli egg beater n.
yumurta yemi laying mash n.
tek yumurta ikizleri enzygotic twins n.
şeker ve yumurta ile hazırlanan bir sos custard n.
yumurta sarısı deutoplasm n.
yumurta sepeti egg crate n.
yumurta çırpma teli eggbeater n.
yumurta kabuğu egg shell n.
yumurta (balık) spawn n.
yumurta akı albumen n.
yumurta sarısı dotter n.
ayrı yumurta ikizleri fraternal twin n.
yumurta sarısı yellow n.
yumurta akıyla yapılan kurabiye puff n.
yumurta kesesi vitelline sac n.
yumurta piçi grebe n.
yumurta çırpacağı eggbeater n.
ayrı yumurta ikizleri dizygotic twin n.
haşlanmış yumurta coddled egg n.
kızarmış yumurta fried egg n.
yumurta akı the white of an egg n.
tek yumurta ikizleri monozygotic twins n.
yumurta kabı eggcup n.
yumurta kabuğu shell n.
yumurta kanalı oviduct n.
yumurta şeklinde şey ovoid n.
yumurta akı glair n.
yumurta akı egg white n.
embriyonun gelişimini sağlayan yumurta kısmı yolk n.
sahanda yumurta fried egg n.
yumurta kemer elliptical arch n.
yumurta ve tavşan egg and bunny n.
kusurlu yumurta abnormal egg n.
yumurta kafesi eggcrate n.
yumurta zarı egg membrane n.
katı yumurta hard-boiled egg n.
günlük yumurta day-fresh egg n.
lop yumurta hard-boiled egg n.
tek yumurta ikizleri identical twins n.
kızarmış ekmek üzerine kırılmış iki yumurta adam and eve on a raft n.
yumurta akı white of egg n.
(yumurta vb) çırpma aleti whisk n.
yumurta çırpıcı whisk n.
bozuk yumurta spoiled egg n.
bozuk yumurta rotten egg n.
bayat yumurta spoiled egg n.
bayat yumurta rotten egg n.
yumurta çırpıcı eggbeater n.
yumurta paketi egg box n.
tavuk ve yumurta problemi chicken and egg problem n.
dondurulmuş yumurta frozen egg n.
yumurta yağmuru hail of eggs n.
süt ürünleri ve yumurta yiyen vejetaryen ovo-lacto vegetarian n.
süt ürünleri ve yumurta yiyen vejetaryen lacto-ovo vegetarian n.
kaşıkla yumurta taşıma yarışı egg-and-spoon race n.
yumurta yarışı egg-and-spoon race n.
yumurta tokuşturma egg tapping n.
yumurta tokuşturma oyunu egg fight n.
yumurta tokuşturma egg fight n.
yumurta tokuşturma oyunu egg tapping n.
yumurta zamanlayıcı egg timer n.
yumurta saati egg timer n.
yumurta akı albumin n.
rafadan yumurta boiled egg n.
yumurta kutusu egg carton n.
yumurta paketi egg carton n.
çürümüş yumurta rotten egg n.
yumurta kokusu egg smell n.
yumurta kokusu egg odor n.
çürük yumurta rotten egg n.
yumurta yiyen vejetaryen ovo vegetarian n.
yumurta harici tüm et ürünlerinin tüketilmediği vejeteryanlık ovo vegetarianism n.
süt ürünleri ve yumurta harici et ürünlerinin hiçbirini tüketmeyen vejetaryen lacto-ovo vegetarian n.
süt ürünleri ve yumurta harici et ürünlerinin hiçbirini tüketmeyen vejetaryen ovo-lacto vegetarian n.
yumurta beyazı glair n.
yumurta beyazı albumen n.
yumurta beyazı egg white n.
yumurta beyazı glaire n.
yumurta pişirme aleti egg timer n.
yumurta bebek egg baby n.
yumurta avcılığı egg hunting n.
5 yumurta 5 eggs n.
5 yumurta five eggs n.
yumurta savaşları egg wars n.
yumurta falı ovomancy n.
yumurta falı ooscopy n.
yumurta falı oomancy n.
sürpriz yumurta surprise egg n.
yumurta şeklinde şeker candy egg n.
balo, karnaval gibi eğlencelerde kullanmak üzere içine konfeti konularak hazırlanmış yumurta kabuğu cascaron n.
süt ürünleri ve yumurta haricinde hiçbir et ürünü tüketmeyen vejetaryen lactoovovegetarian n.
yumurta kartonu paper tray for eggs n.
soyulmuş yumurta peeled egg n.
kırık yumurta cracked egg n.
çatlak yumurta cracked egg n.
yumurta haşlamada kullanılan küçük bir kum saati egg-glass n.
yumurta sarısı yelk [dialect] n.
yumurta çırpacağı whip n.
yumurta teli whip n.
yumurta tavuğu layer n.
yumurta kabuğunun koruyucu kütikülü bloom n.
katı yumurta hard-cooked egg n.
tam pişmiş yumurta hard-cooked egg n.
sirke ile çırpılmış yumurta akından oluşan ve kitap süslemesinde kullanılan yapışkan bir sıvı glair n.
yumurta akını andıran yapışkan madde glaire n.
yumurta akını andıran yapışkan madde glair n.
bazı kaynak sularının yüzeyinde veya çevresinde bulunan yumurta akına benzer yapışkan bir madde glairin n.
sirke ile çırpılmış yumurta akından oluşan ve kitap süslemesinde kullanılan yapışkan bir sıvı glaire n.
simyacıların kullandığı, çok büyük yumurta şeklinde bir kap gripe's egg [obsolete] n.
yumurta şeklinde şey ovoidal n.
yumurta tüketen vejetaryen ovo-vegetarian n.
yumurta sarısı ovoplasma n.
yumurta ve rafine şarap içeren bir preparat parel [obsolete] n.
en küçük yumurta pewee n.
en küçük yumurta peewee n.
en küçük yumurta pewee n.
dizilmiş yumurta kümesi seat n.
süt, yumurta akı veya jelatinli donmuş tatlı sherbert n.
sürpriz yumurta egg n.
yumurta hücresi egg n.
yumurta kanalı ucu ostium n.
yumurta kanalı ucu ostia n.
yumurta viyolü egg tray n.
çırpmak (yumurta) scramble v.
yumurta dökmek spawn v.
çırpmak (yumurta vb'ni) whisk v.
çırpmak (yumurta) beat v.
yumurtlamak (yumurta) lay v.
yumurta toplamak gather eggs v.
(yumurta) çırpıp yağ ve sütle pişirmek scramble v.
(yumurta vb) hızla götürmek whisk v.
yumurta atmak throw egg v.
yumurta kaynatmak boil an egg v.
yumurta kaynatmak boil egg v.
yumurta haşlamak boil egg v.
yumurta haşlamak boil an egg v.
tavaya yumurta kırmak crack an egg into a pan v.
yumurta yapmak make eggs v.
yumurta atmak egg v.
yumurta atmak throw eggs at v.
yumurta soymak peel an egg v.
yumurta toplamak için kuş yuvası aramak bird's-nest v.
yumurta kabuğunu kırmak break v.