Facing - Turco Inglés Diccionario

Facing

Significados de "Facing" en diccionario turco inglés : 31 resultado(s)

Inglés Turco
General
facing n. koruyucu katman
facing n. kaplama
facing n. dönüş
facing n. üst tabaka
facing n. dönme
facing n. dış yüzey
facing n. dış görünüm
facing n. dış kaplama
facing n. cephe
facing n. astar
facing adj. dönük
facing adj. karşı olan
facing adj. karşı
facing adj. çevrili
facing adj. nazır
facing adj. yüz yüze gelen
facing adv. yüz yüze
facing N. dış yüz
Technical
facing n. astarlama (döküm)
facing n. ön yüz
facing n. yüzden torna etme
Mechanic
facing n. alın tornalama işlemi
Textile
facing n. mostra
facing n. pervaz
Construction
facing n. cephe kaplaması
facing n. dış astarı
facing n. gömlek
facing n. kaplama
facing n. yüzey hazırlanması
Automotive
facing n. planyalama
Military
facing n. dönüşler

Significados de "Facing" con otros términos en diccionario inglés turco: 138 resultado(s)

Inglés Turco
General
metal facing n. metal yüzeyleme
extended facing n. genişletilmiş ön yüz
buttonhole facing n. ilik altı astarı
facing pages n. kapak sayfaları
facing pages n. arkalı önlü sayfa
house facing the sea n. denize bakan ev
room facing the street n. sokağa bakan oda
downward facing dog n. (yogada) aşağı bakan köpek duruşu
facing extinction adj. yok olmaya yüz tutmuş
facing back adj. arkası dönük
facing away adj. arkası dönük
facing back adj. sırtı dönük
facing away adj. sırtı dönük
facing the street adj. caddeye bakan
facing outward adj. dışa dönük
forward-facing adj. öne bakan
forward-facing adj. öne dönük
south-facing adj. güneye bakan
south-facing adj. güneyi gören
south-facing adj. güney yönlü
facing one another adv. karşılıklı
in two rows facing each other adv. iki geçeli
Colloquial
make sure the x is facing up like this expr. x ile işaretli kısmın şu şekilde üstte olmasına dikkat et
Idioms
be facing up to realities v. gerçeklerle yüzleşmek
put somebody through one's facing v. askerî birliğe manevra yapma emri vermek
put somebody through one's facing v. birliğe manevra yaptırmak
Speaking
he attended the meeting despite the risk of facing opposition of all his friends expr. tüm arkadaşlarını karşısına almak pahasına o toplantıya katıldı
Trade/Economic
customer facing n. müşteri karşılama
customer facing n. müşteri ile (bire bir) iletişim
customer-facing adj. müşteri ile doğrudan iletişim kuran
customer-facing adj. müşteri ile yüz yüze gelen
customer-facing adj. müşteri ile etkileşimde bulunan
Technical
bituminous facing n. bitümlü kaplama
clutch facing n. debriyaj balatası
facing pattern n. ön yüz kalıbı
hollow facing n. boşluklu kaplama
facing rib n. sinir desteği
facing joint n. kaplama derzi
clutch facing kit n. debriyaj balatası kiti
specialty facing n. özel kaplama
tongue and groove facing flange n. kamalı flanş
inside facing n. iç kaplama
external wall facing n. dış duvar kaplaması
hollow facing n. kovuklu kaplama
stone facing n. taş kaplama
asphalt facing n. asfalt kaplama
facing stone n. kaplama taşı
facing line n. ön yüz çizgisi
facing edge n. ön yüz kenarı
placed stone facing n. istifli taş kaplama
facing shell n. ön kabuk
facing concrete n. yüzey betonu
facing rib n. yarım sinir
facing joint n. kaplama eklemi
stone facing n. koruyucu taş kaplama
reinforced concrete facing n. betonarme satıh kaplaması
brake facing n. fren balatası
aluminium facing n. alüminyum cephe kaplaması
metal facing n. metal yamama
metal facing n. sert yüzeyleme
refractory facing n. ateşe dayanır kaplama
facing lathe n. yüz tornası
facing distance n. dönüş mesafesi
mould facing n. kalıp boyama
mould facing n. kalıp kaplama
green-sand facing n. yaş kum boyası
green-sand facing n. yaş kum astarı
soft-facing n. yumuşak yüzeyleme
hard facing n. sert kaplama
hard-facing alloys n. sert kaplama alaşımları
soft-facing n. yumuşak kaplama
structural clay facing tile n. yapısal killi yüzey tuğlası
facing hammer n. düz baskı çekici
facing material n. yamama gereci
spot facing n. alından fasetaçma
facing lathe n. planya tezgahı
facing material n. astar gereci
facing sand n. astar kumu
facing tile n. astar kiremiti
facing brick n. astar tuğlası
facing sand n. model kumu
sea-coal facing n. toz taşkömürü ile kaplama
with or without facing adj. kaplamalı veya kaplamasız
Computer
facing pages n. yüz yüze sayfalar
Textile
back facing n. arka mostra
facing seam n. mostra
concealed button facing n. gizli düğme mostrası
facing seam n. pervaz dikişi
armhole facing n. kol evi pervazı
neckline facing n. yaka pervazı
facing seam n. mostra dikişi
grown-on facing n. kendinden kıvırma pervaz
integrated or self-facing n. birleşik veya kendinden pervaz
top facing n. ayakkabının üst yüzeyindeki son kat deri veya kumaş parçası
Architecture
altar facing n. kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça
east-facing adj. doğu cepheli
east-facing adj. doğu yönlü
Construction
facing stones n. kaplama taşları
facing brick n. dış cephe tuğlası
natural facing stone n. doğal kaplama taşı
brick facing n. dış cepheyi tuğlayla örme
ashlar facing n. yontu taşı duvar kaplaması
reinforced concrete facing n. betonarme cephe
cement facing n. çimento sıva
cut-stone facing n. kesmetaş duvar kaplaması
water-repellent facing n. su itici cephe kaplaması
facing brick n. cephe tuğlası
hard facing n. sert cephe kaplaması
facing panel n. cephe levhası
facing stone n. cephe kaplama taşı
facing tile n. cephe kaplama tuğlası
facing work n. cephe kaplama işi
facing stone n. kaplama taşı
marble facing n. mermer kaplama cephe
stone facing n. pere
stone facing n. taş duvar kaplaması
used as facing and building stone n. yapı ve kaplama taşı olarak kullanılan
building and facing stone n. yapı ve kaplama taşı
facing stones for exterior use n. dış ortamda kullanılan döşeme kaplama taşları
facing stones for exterior use n. dış ortamda kullanılacak döşeme kaplama taşları
Automotive
side facing outwards n. dışa bakan taraf
disc facing n. disk balatası
side facing inwards n. içe bakan taraf
clutch facing n. debriyaj balatası
brake disc facing n. fren disk balatası
clutch facing n. kavrama tabanı
spot facing n. yatak açma
hinge facing n. menteşe bağlantı yeri
front facing child seat n. öne dönük çocuk koltuğu
rear facing baby seat n. arkaya dönük bebek koltuğu
Railway
facing rail n. giriş rayı
drystone facing n. kuru duvar kaplama
Aeronautic
hard facing n. yüzey sertleştirme
Medical
palms facing upwards expr. avuç içleri yukarı bakacak şekilde
Physics
micro backward facing step v. mikro boyutlu ters basamak
backward facing step v. ters basamak
Forestry
board facing n. tahta cephe kaplaması
Geography
north-facing adj. kuzeye doğru bakan