Laden - Turco Inglés Diccionario

Laden

Significados de "Laden" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
laden n. yük taşıma kapasitesi
laden v. yüklemek
laden v. yüklenmek
laden adj. dolu
laden adj. yüklü
laden adj. yüklenmiş
laden adj. (iş yüküyle) boğulmuş
laden adj. ağırlaşmış
Marine
laden adj. yüklü

Significados de "Laden" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
laden labdanum n.
laden cistus n.
laden rockrose n.
Trade/Economic
laden lade n.
Botanic
laden cistus n.
laden cistus creticus n.
laden rockrose n.
laden rock rose n.

Significados de "Laden" con otros términos en diccionario inglés turco: 58 resultado(s)

Inglés Turco
General
dust-laden air n. toz yüklü hava
dust-laden air n. tozlu hava
bomb-laden vehicle n. bomba yüklü araç
oncoming truck laden with diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming diesel fuel-laden truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming truck laden with diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel fuel-laden truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
bomb-laden truck n. bomba yüklü kamyon
rain-laden clouds n. yağmur taşıyan bulutlar
rain-laden clouds n. yağmur yüklü bulutlar
be laden with v. (ile) dolu olmak
doom-laden adj. yaklaşmakta olan bir felaketi haber veren
ice laden adj. buz dolu
ice laden adj. buz yüklü
value-laden adj. değer yüklü
theory-laden adj. kuram yüklü
guilt-laden adj. suç yüklü
guilt-laden adj. suçla yüklü
care-laden adj. ağır yüklü
heavy-laden adj. çok sıkıntılı
heavy-laden adj. bunalmış
heavy-laden adj. usanmış
heavy-laden adj. bıkmış
heavy-laden adj. çok yorgun
heavily-laden adj. ağır eşyalarla dolu
heavily-laden adj. ağır eşyalar yüklenmiş
smoke-laden adj. duman yüklü
smoke-laden adj. duman dolu
smoke-laden adj. dumanla dolu
Colloquial
laden with adj. -in altında kalmış
laden with adj. ile yüklü
laden with adj. '-in altında ezilmiş
laden with adj. ile yüklenmiş/doldurulmuş
laden with adj. yüküyle ezilmiş
Trade/Economic
heavy laden n. ağır yük
heavy laden adj. ağır yüklü
laden in bulk adj. dökme yüklü
debt-laden adj. büyük borcu olan
Politics
osama bin laden n. usame bin ladin
Technical
controlled salt-laden atmosphere n. kontrollü tuz yüklü atmosfer
fuel-laden vapours piping n. buhar hattı
heavy-laden adj. ağır yüklü
Automotive
fully laden tyre pressure n. tam yüklü lastik basıncı
maximum technical permissible laden mass n. teknik açidan izin verilen azami yüklü kütle
technically permissible maximum laden mass n. teknik olarak izin verilen azami kütle
laden vehicle n. yüklü araç
fully laden adj. tam yüklü
fully laden adj. tam dolu
Marine
laden in bulk n. dökme yük
laden in bulk n. yükün gemiye ambalajsız yüklenmesi
laden weight n. yüklü ağırlık
Biology
enzyme-laden adj. enzim yüklü
enzyme-laden adj. enzimle yüklü
Botanic
isoflavone-laden adj. izoflavon taşıyan
Social Sciences
debt-laden adj. büyük borcu olan
Environment
contaminant-laden adj. kontaminant taşıyan
Military
bomb-laden adj. bomba yüklü
explosives-laden adj. patlayıcı yüklü