Lady - Turco Inglés Diccionario

Lady

Significados de "Lady" en diccionario turco inglés : 25 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lady n. bayan
lady n. hanımefendi
General
lady n. kadın
lady n. hanım
lady n. sevgili
lady n.
lady n. leydi
lady n. sevilen kadın
lady n. hatun
lady n. hanımefendi
lady n. yüksek sosyal statüye sahip asil kadın
lady n. kraliçe nedimesi
lady n. kadın
lady n. meryem ana
lady v. hanımefendice davranmak
lady N. zarif kadın
Formal
lady n. soyluluk bildiren unvan
lady n. markiz, düşes, kontes gibi soylu kadınlara hitap şekli
Politics
lady n. ingiltere'de çeşitli asil kadınlara verilen unvan
Zoology
lady n. dişi hayvan
lady n. dişi alacalı ördek
History
lady n. (feodal düzende) mülk, otorite ve güç sahibi kadın
Military
lady n. (eskiden) savaş gemisinde topçu erzakından sorumlu asker
Archaic
lady pref. belli kavramların kadına benzetilerek kişileştirilmesinde kullanılan alegorik ön ek
Slang
lady n. (iskambilde) kız

Significados de "Lady" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
first lady n. abd başkanının karısı
young lady n. hanım kız
lady's hat n. bone
lady crab n. çalpara
lady's slipper orchid n. venüsçarığı
lady's mantle n. aslanpençesi
lady in waiting n. kraliçe nedimesi
leading lady n. başrol oyuncusu kadın
lady friend n. bayan arkadaş
leading lady n. başroldeki kadın
first lady n. devlet başkanın eşi
old lady n.
young lady n. genç kız
bag lady n. tüm eşyasını bir torbada taşıyıp sokaklarda yaşayan kadın
lady of the house n. evi idare eden kadın
lady dog n. dişi köpek
attractive (lady) n. ahu parçası
lady bountiful n. hayırsever kadın
lady friend n. hanım arkadaş
lady's-slipper n. orkideyi tanımlayan bir terim
large yellow lady's-slipper n. hanım pabuç otu
lady-in-waiting n. nedime
lady's-finger n. bamya
lady-killer n. kadın avcısı
lady's-thumb n. pembemsi morumsu çiçekleri olan çimen
large yellow lady's-slipper n. venüs çarığı
yellow lady-slipper n. hanım pabuç otu
well-groomed lady n. bakımlı kadın
yellow lady-slipper n. venüs çarığı
the lady of the house n. evin hanımı
charming lady n. alımlı bayan
cleaning lady n. temizlikçi bayan
charming lady n. çekici bayan
cleaning lady n. temizlikçi kadın
young lady n. genç bayan
a lady with style n. tarz sahibi bayan
beautiful lady n. hoş bayan
nice lady n. güzel bayan
beautiful lady n. güzel bayan
nice lady n. hoş bayan
lady bag n. kadın çantası
lady purse n. kadın çantası
working lady n. çalışan bayan
a beautiful lady n. güzel bir bayan
young lady n. genç kadın
polite lady n. nazik bayan
lady day n. meryemana yortusu
find the lady n. bul karayı al parayı oyunu
follow the lady n. bul karayı al parayı oyunu
cleaning lady n. temizlikçi/gündelikçi kadın
tea lady n. çaycı kadın
fancy lady n. fahişe
lady partner n. dam
seat next to a lady n. bayan yanı koltuk
first lady n. först leydi
first lady n. devlet başkanı karısı/eşi
first lady n. başkan karısı/eşi
lady liberty n. bayan özgürlük
lady liberty n. özgürlük heykeli
dinner lady n. okulda kadın aşçı
dinner lady n. kadın kantin personeli
dinner lady n. okul kantininde çalışan kadın
lady's maid n. evin hanımının hizmetçisi
lady's man n. kadın düşkünü erkek
lady [obsolete] n. kahya kadın
lady friend n. romantik ilişkide bulunulan genç kadın
lady's man n. zampara
lady's man n. kadınlarla gönül eğlendiren erkek
lady friend n. romantik ilgi duyulan genç kadın
lady's man n. çapkın erkek
lady's man n. çapkın erkek
lady-love n. canan
lady-love n. sevgili
lady [obsolete] n. evin baş kadını
lady-love n. maşuka
lady-love n. metres
lady friend n. kapatma
lady's man n. kadın düşkünü erkek
lady friend n. kız arkadaş
lady's man n. zampara
lady friend n. sevgili
lady's man n. kadınlarla gönül eğlendiren erkek
lady-love n. sevilen kadın
lady friend n. metres
shopping–bag lady n. büyük bir şehrin sokaklarında alışveriş torbasıyla dolaşan evsiz kadın
may lady [obsolete] n. 1 mayıs gibi mayıs ayı festivallerini yönetmesi için seçilen kız veya genç kadın
may lady [obsolete] n. mayıs kraliçesi
young lady n. kız arkadaş
young lady n. sevgili (kadın)
old lady n. yaşlı kadın
old lady n. ihtiyar kadın
iron lady n. demir leydi
iron lady n. ortaçağda kullanılan bir işkence aleti
iron lady n. dikiş makinesi
classy lady n. zarif bayan
first lady n. (meslek veya sanat dalında) önde gelen kadın temsilci
first lady n. emsal teşkil eden kadın
first lady n. alanında öne çıkan kadın
shopping bag lady n. evini çantasında taşıyan evsiz kadın
veiled lady n. peçeli kadın
painted lady n. viktorya tarzı ev
painted lady n. renkli dekoratif çerçeveli ev
help the lady v. bayana yardım etmek
ask a lady her age v. bir bayana yaşını sormak
ask a lady's age v. bir bayana yaşını sormak
lady [obsolete] v. hanımefendileştirmek
lady's adj. kadın
lady-like adj. hanımhanımcık
young lady interj. (nasihat ifadesi olarak) genç hanım
Phrases
methinks the lady doth protest too much expr. bu kadar karşı çıkıp inkar ediyorsa tam tersi de olabilir bence
the lady doth protest too much, methinks expr. bu kadar karşı çıkıp inkar ediyorsa tam tersi de olabilir bence
the lady doth protest too much expr. kadın biraz fazla itiraz ediyor gibi
Proverb
faint heart never won fair lady korkaklar asla hedefine ulaşamaz anlamında atasözü
faint heart never won fair lady korkaklıkla hiçbir kadını elde edemezsin/etkileyemezsin
faint heart never won fair lady korkaklıkla eline bir şey geçmez
Colloquial
a lady bountiful n. hayırsever kadın
a lady bountiful n. fakir anası
a lady bountiful n. cömert kadın
a lady of leisure n. çalışmaya gerek duymayan kadın
a lady of leisure n. boş oturan kadın
a married lady n. evli bayan
an old lady living alone n. tek başına yaşayan yaşlı bir kadın
young lady n. genç bayan
lady killer n. zampara
lady killer n. kadınlarla gönül eğlendiren erkek
lady killer n. kadın avcısı erkek
boss lady n. belli bir yerdeki en yetkili kadın
boss lady n. patron hanım
boss lady n. baştaki kadın
boss lady n. yetkili kadın
lady bear n. anaç tavuk
lady bear [dated] n. kadın polis
lady bear n. anne ayı/kedi
lady parts n. kadın cinsel organı/üreme sistemi
white lady [australia] n. (ayakkabı boyası gibi katkı maddeleriyle karıştırılan) metil alkol içeren içkiler
old lady n. ingiltere merkez bankası
dragon lady n. güçlü, fettan ve gizemli görünen doğu asyalı kadın
lady luck smiled on me expr. talih yüzüme güldü
Idioms
the lady bountiful n. fakir anası
the lady bountiful n. cömert kadın
the lady bountiful n. hayırsever kadın
a bag lady n. evsiz kadın
a bag lady n. tek çantayla yaşayan evsiz kadın
lady bountiful n. fakirlere yardım ederek kendisini zengin göstermeyi seven kadın
lady killer n. kadınların hoşlandığı/çekici/karşı konulamaz bulduğu erkek
lady killer n. kadınları baştan çıkaran erkek
lady muck n. kendini çok önemli gören ve el üstünde tutulmayı bekleyen kadın
lady luck n. şans meleği
lady luck n. talih kavramına yapılan kişileştirme ifadesi
(one's) old lady n. birinin annesi