Lion - Turco Inglés Diccionario

Lion

Significados de "Lion" en diccionario turco inglés : 16 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lion n. aslan
General
lion n. ünlü kişi
lion n. arslan
lion n. cesur kimse
lion n. cesur kişi
lion n. aslan yürekli adam
lion n. başarılı ve aranan kimse
lion n. şahlanmış aslan şeklinde arma simgesi
lion n. üstünde aslan şekli olan çeşitli eski madeni paralara verilen ad
lion n. aslanlar
lion n. bir şehirde veya ülkede görülmesi gereken en önemli yerler
lion n. ilgi odağı kimse
lion n. lions kulübü
lion n. en az on yaşındaki çocuklardan oluşan erkek izci grubu
lion n. lions kulübünden (kimse)
Dyeing
lion n. sarımsı bir kahverengi tonu

Significados de "Lion" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
mountain lion n. puma
sea lion n. denizaslanı
mountain lion n. dağ aslanı
sea lion n. ayıbalığı
the lion's share n. aslan payı
lion tamer n. aslan terbiyecisi
sea lion n. deniz aslanı
lion's share n. aslan payı
male lion n. erkek aslan
lion gate n. aslanlı kapı
lion tamer n. aslan eğiticisi
lion road n. aslanlı yol
baby lion n. yavru aslan
circus lion n. sirk aslanı
female lion n. dişi aslan
lion roaring n. aslan kükremesi
the roaring of a lion n. aslan kükremesi
a lion pride n. aslan sürüsü
a roar of a lion n. bir aslan kükremesi
lion cub n. aslan yavrusu
lion [obsolete] n. dünya deneyimi
lion [obsolete] n. dünya
lion's share n. en büyük pay
lion-heart n. aslan yürekli kimse
lion-heart n. cesur yürek
sea lion n. (hanedan armalarında) perdeli ayakları ve balık kuyruğu bulunan bir aslan şeklinde tasvir edilen yaratık
social lion n. rağbet gören ünlü
be as strong as a lion v. aslan kesilmek
make a lion of v. ünlü muamelesi yapmak
put one's head in the lion's mouth v. tehlikeye atılmak
make a lion of v. dikkat çekmesini sağlamak
twist the lion's tail v. ingilizlerin damarına basmak
put one's head in the lion's mouth v. kellesini koltuğuna almak
Proverb
a living dog is better than a dead lion aslanın ölüsünden tilkinin dirisi yeğdir
March comes in like lion and goes out like a lamb mart aslan gibi gelir kuzu gibi gider
march comes in like a lion and goes out like a lamb mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
march comes in like a lion and goes out like a lamb mart soğuk başlar ama sıcak biter
better be the head of a dog than the tail of a lion ata kuyruk olmaktansa fareye baş olmak yeğdir
a live dog is better than a dead lion tilkinin dirisi, aslanın ölüsünden yeğdir
better be the head of a dog than the tail of a lion öküz ayağı olmaktansa buzağı başı olmak yeğdir
better be the head of a dog than the tail of a lion bir boğanın kuyruğu olmaktansa bir tavuğun başı ol
better be the head of a dog than the tail of a lion daha mütevazı da olsa kendi işinin patronu olmak, başkasının yanında çalışmaktan daha iyidir
(it's) better to be a live dog than a dead lion yaşayan bir köpek ölü bir aslandan iyidir
(it's) better to be a live dog than a dead lion yaşayan bir korkak olmak ölü bir kahraman olmaktan iyidir
in like a lion, out like a lamb mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
in like a lion, out like a lamb mart soğuk başlar ama sıcak biter
in like a lion, out like a lamb mart aslan gibi gelir kuzu gibi gider
Idioms
as brave as a lion n. çok cesur
lion's share n. aslan payı
the lion's share n. en büyük pay
the lion's share n. aslan payı
the lion's den n. kurtlar sofrası
the lion's den n. aslanın ini
lion's share of something n. bir şeyin aslan payı
a lion in the way [obsolete] n. birinin yoluna çıkan engel
a lion in the way [obsolete] n. pürüz, sıkıntı veya sorun
a lion in the way [obsolete] n. zorluk
a lion in the way [obsolete] n. mani
ass in a lion's skin n. aslan kılığına/postuna girmiş/bürünmüş eşek
ass in a lion's skin n. palavracı ahmak
ass in a lion's skin n. martavalcı
ass in a lion's skin n. kurusıkı atıcı
essex lion [obsolete] n. buzağı
lion's share of n. -in aslan payı
the lion's mouth n. aslanın ağzı
the lion's mouth n. riskli yer/durum
the lion's mouth n. tehlikeli yer/durum
put one's head in the lion's mouth v. kellesini koltuğuna almak
put one's head in the lion's mouth v. kelleyi koltuğa almak
put one's head in the lion's mouth v. kelle koltukta
be in the lion's mouth v. topun ağzında olmak
place one's head in the lion's mouth v. kendisini aslanın ağzına atmak
place one's head in the lion's mouth v. kendini ateşe atmak
put one's head in the lion's mouth v. kendini ateşe atmak
place one's head in the lion's mouth v. kendisini tehlikeye atmak
put one's head in the lion's mouth v. kendisini aslanın ağzına atmak
put one's head in the lion's mouth v. kendini tehlikeye atmak
beard the lion in his den v. aslanı ininde basmak
beard the lion in his den v. tehlikeye göğüs germek
beard the lion in his den v. tehlikeye meydan okumak
go into the lion's den v. aslanın inine girmek
walk into the lion's den v. aslanın inine girmek
take the lion's share v. aslan payını almak
escape the bear and fall to the lion v. yağmurdan kaçayım derken (kaçarken) doluya tutulmak
fight like a lion v. kıran kırana dövüşmek
fight like a lion v. tüm gücüyle dövüşmek
fight like a lion v. her şeyiyle dövüşmek
fight like a lion v. aslan gibi dövüşmek
fight like a lion v. gözü kara dövüşmek
fight like a lion v. cesurca dövüşmek
fight like a lion v. yiğitçe dövüşmek
fight like a lion v. mertçe dövüşmek
beard the lion v. doğrudan risk almak
beard the lion in his lair v. tehlikeye meydan okumak
beard the lion v. tehlikeye meydan okumak
beard the lion v. tehlikeye göğüs germek
beard the lion in his den v. tehlikeye meydan okumak
beard the lion in his lair v. aslanı ininde basmak
beard the lion v. aslanı ininde basmak
beard the lion in his den v. aslanı ininde basmak
put your head in the lion's mouth v. kendini ateşe atmak
put your head into the lion's mouth v. kendini ateşe atmak
put your head in the lion's mouth v. kendini tehlikeye atmak
put your head into the lion's mouth v. tehlikeye atılmak
put your head in the lion's mouth v. tehlikeye atılmak
put your head in the lion's mouth v. kendisini aslanın ağzına atmak
put your head in the lion's mouth v. kendisini aslanın ağzına atmak
put your head in the lion's mouth v. kellesini koltuğuna almak
put your head into the lion's mouth v. kendisini aslanın ağzına atmak
put your head in the lion's mouth v. kendini ateşe atmak
put your head in the lion's mouth v. kendini tehlikeye atmak
put your head in the lion's mouth v. kellesini koltuğuna almak
put your head into the lion's mouth v. kellesini koltuğuna almak
put your head into the lion's mouth v. kendini tehlikeye atmak
put your head in the lion's mouth v. tehlikeye atılmak
lion-hearted adj. aslan yürekli
(as) strong as a lion adj. formunda
(as) strong as a lion adj. aslan gibi
(as) strong as a lion adj. dayanıklı
(as) strong as a lion adj. zinde
(as) strong as a lion adj. dağ gibi
beard the lion in his den expr. her horoz kendi çöplüğünde öter
as brave as a lion expr. aslan yürekli
brave as a lion expr. aslan yürekli
as strong as a lion expr. boğa kadar güçlü
Speaking
how much does a lion weigh? expr. bir aslan kaç kilogramdır?
Trade/Economic
lion's share n. aslan payı
Politics
british lion n. büyük britanya'nın ulusal amblemi
Technical
lion jaw forceps n. aslanağzı pens
Architecture
lion's head n. aslan başı
Marine Biology
lion fish n. aslan balığı
australian sea lion (zalophus lobatus) n. avustralya'da yaşayan bir deniz aslanı
steller sea lion (eumetopias jubatus) n. steller deniz aslanı
northern sea lion n. steller deniz aslanı
steller's sea lion n. steller deniz aslanı
Astronomy
lesser-lion n. küçükaslan (takımyıldızı)
Astrology
leo the lion n. aslan burcu
Zoology
australian sea lion n. avustralya deniz aslanı
california sea lion n. deniz aslanı
mountain lion n. dağ aslanı
mountain lion n. puma
ant lion n. karınca aslanı
persian lion n. asya aslanı
asian lion n. asya aslanı
asiatic lion n. asya aslanı
lion's fur n. aslan kürkü
a lion's mane n. aslan yelesi
cave lion n. avrupa mağaralarında fosili bulunan, günümüzdeki afrika aslanının bir türü olarak kabul edilen soyu tükenmiş aslan
north american lion n. soyu tükenmiş bir aslan alt türü
american lion (panthera atrox) n. amerika aslanı