Pusher - Turco Inglés Diccionario

Pusher

Significados de "Pusher" en diccionario turco inglés : 36 resultado(s)

Inglés Turco
General
pusher n. fırsatçı
pusher n. itici lokomotif
pusher n. sürgü
pusher n. uyuşturucu satıcısı
pusher n. bebek arabası
pusher n. çocuk arabası
pusher n. itici
pusher n. saldırgan kimse
pusher n. inatçı kimse
pusher n. ısrarcı satıcı
pusher n. ayak parmağı kısmında kayış bulunan sandalet
pusher N. itici kişi
pusher N. satıcı
Technical
pusher n. iten şey
pusher n. itme makinesi
pusher n. parçaları itme hareketine sahip olan makine
pusher n. sürtünmeyi azaltan parçaları yerlerine itmeye yarayan saatçi aleti
pusher n. burçları yerleştirme veya çıkarmada kullanılan yumuşak metal çubuk
pusher n. ittirici çubuk
pusher n. itme botu
pusher n. işçi ekibinde ustabaşı
pusher n. şef
pusher n. yüklü arabaları lokomotifle iten madenci
pusher n. piston
pusher n. pervanesi kanadın arkasında olan uçak
pusher n. pervanesi arkaya monte edilmiş pistonlu motor
Textile
pusher n. güderi burunlu atlet çorabı
Automotive
pusher n. arkadan itişli araç
Aeronautic
pusher n. motorun arkasına yerleştirilmiş bir tür uçak pervanesi
Marine
pusher n. üçten fazla direği olan yelkenli gemide mizana direğinin arkasındaki direklerden biri
Tobacco
pusher n. itici
pusher n. sürücü
Slang
pusher n. torbacı
pusher n. uyuşturucu satıcısı
pusher n. hatun
pusher n. karı

Significados de "Pusher" con otros términos en diccionario inglés turco: 98 resultado(s)

Inglés Turco
General
pencil pusher n. yazman
pill pusher n. eczacı
paper-pusher n. bürokrat
drug pusher n. uyuşturucu satıcısı
pedal pusher [uk] n. bisikletçi
pedal pusher [uk] n. bisikletli
pusher [uk] n. küçük çocukların yiyecekleri kaşığa itmede kullandığı aparat
Colloquial
chair-bound paper-pusher n. sandalyesinden kalkmadan sıkıcı evrak işleriyle uğraşan memur
pencil pusher n. masa başı çalışan kimse
Idioms
a pen pusher n. yazman
a pen pusher n. katip
a pencil pusher n. katip
a pencil pusher n. yazman
a pen pusher [uk] n. sıkıcı evrak işlerine bakan ve pek bir yetkisi olmayan kimse
a pencil pusher [us] n. sıkıcı evrak işlerine bakan ve pek bir yetkisi olmayan kimse
a paper pusher n. sıkıcı masa başı bir işte çalışan kimse
a pen pusher [uk] n. sıkıcı masa başı bir işte çalışan kimse
a paper pusher n. sıkıcı evrak işlerine bakan ve pek bir yetkisi olmayan kimse
a paper pusher n. sıkıcı yazı işlerine bakan kimse
a pen pusher [uk] n. sıkıcı yazı işlerine bakan kimse
a pencil pusher [us] n. sıkıcı yazı işlerine bakan kimse
a pencil pusher [us] n. sıkıcı masa başı bir işte çalışan kimse
paper pusher n. bürokrat
paper pusher n. sıkıcı masa başı bir işte çalışan kimse
paper pusher n. karşılıksız çek yazan kimse
paper pusher n. yazı/evrak işlerine bakan kimse
paper pusher n. sıkıcı evrak işlerine bakan ve pek bir yetkisi olmayan kimse
paper pusher n. sahte çek düzenleyen kimse
pencil-pusher n. sıkıcı masa başı bir işte çalışan kimse
pencil-pusher n. muhakeme yürütmeden rutin şekilde çalışan memur
pencil-pusher n. katip
pencil-pusher n. sıkıcı yazı işlerine bakan kimse
pencil-pusher n. yazman
Trade/Economic
paper-pusher n. yazışma/evrak işlerinden sorumlu görevli
Technical
pusher plate n. itici plaka
log pusher n. takoz iticisi
log pusher n. tomruk iticisi
pusher type furnace n. iterli fırın
pusher type furnace n. itici tip fırın
pneumatic pusher n. pnömatik itici
pneumatic pusher n. havalı itici
pusher-type furnace n. iticili fırın
pusher-type continuous furnace n. iticili sürekli fırın
end pusher furnace n. itmeli fırın
ingot pusher n. tomruk itici
lehr pusher n. soğutma tüneli iticisi
lehr pusher n. soğutma tüneli yükleyicisi
coke pusher n. kok itme arabası
crop pusher car n. kırpıntı itme arabası
Textile
pedal pusher n. baldırlarda biten kadın pantolonu
pedal pusher n. kapri
Automotive
pusher axle n. avara aks
pusher axle n. avare dingil
pusher axle n. avare aks
pusher engine n. pervanesi arkaya monte edilmiş pistonlu motor
Aeronautic
pusher aircraft n. itici pervaneli uçak
pusher airscrew n. itici pervane
Marine
barge line pusher boats n. mavna itici tekneler
pusher barge n. itici yük dubası
Petrol
tool pusher n. petrol çıkarırken sondaj işlemlerini denetleyen ustabaşı
tool pusher n. baş sondör
Tobacco
two pack pusher n. iki paket sürücü
pusher block n. sürücü plakası
pack pusher n. paket sürücüsü
ten pack pusher n. on paket sürücüsü
pusher block n. sürücü bloğu
exit pusher n. çıkış sürücüsü
cigarette pusher n. sigara sürücü
extractor pusher n. çark elevatör sürücüsü
belt to wheel transfer pusher n. bant-çark paket sürücüsü
pack pusher n. elevatör-kurutma bandı iticisi
Military
pusher tug n. deniz katırı
Slang
a pencil pusher n. aşırı sıkıcı bir işte çalışan kimse
a pen pusher n. aşırı sıkıcı bir işte çalışan kimse
cookie pusher n. tembel
cookie pusher n. çanak yalayıcı
cookie pusher n. dalkavuk
cookie pusher n. üşengeç
cookie pusher n. yağcı
cookie pusher n. miskin
cookie pusher n. bezgin
cookie pusher n. yalaka
cookie pusher n. (kadın) garson
cookie pusher n. pohpohçu
cookie pusher n. diplomat
pill pusher [uk/australia] n. ilaç yazma yetkisi olan hekim
pill pusher [uk/australia] n. ilaç veren/verebilen hekim
street pusher n. açık alanda direkt müşteriye satış yapan düşük seviye uyuşturucu satıcısı
street pusher n. sokak aralarında/köşelerinde uyuşturucu satan torbacı
street pusher n. torbacı
street pusher n. köşe başlarında uyuşturucu satan torbacı
pill-pusher n. eczacı
pill-pusher n. ilaç veren/verebilen hekim
pill-pusher n. hekim
pill-pusher n. ilaç yazma yetkisi olan hekim
pill-pusher n. doktor
pill pusher n. her şeye ilaç yazan doktor
Modern Slang
alcohol pusher n. bir arkadaş grubunda herkesi durmadan içirip sarhoş etmeye çalışan kimse