Rutin - Turco Inglés Diccionario

Rutin

Significados de "Rutin" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
rutin n. rutin
Medical
rutin n. rutin
Chemistry
rutin n. rutin
rutin n. sedef otu, tütün yaprağı gibi yerlerde bulunan sarı kristalli flavonol bir glikozit

Significados de "Rutin" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
rutin routine adj.
General
rutin groove n.
rutin rut n.
rutin routine n.
rutin rutin n.
rutin number n.
rutin humdrum n.
rutin route n.
rutin routineness n.
rutin drill n.
rutin pace n.
rutin item n.
rutin ritual n.
rutin bread-and-butter adj.
rutin ritual adj.
Idioms
rutin bread and butter adj.
rutin in the nature of things expr.
rutin day in, day out, every day without fail expr.
Politics
rutin routine n.
Technical
rutin routine n.
Medical
rutin rutin n.
Chemistry
rutin rutin n.

Significados de "Rutin" con otros términos en diccionario inglés turco: 123 resultado(s)

Turco Inglés
General
rutin iş routine work n.
günlük rutin işler daily routine n.
rutin meseleler routine matters n.
rutin etkinlikler routine events n.
rutin olaylar routine events n.
düşünmeden rutin bir şekilde hareket eden canlı automaton n.
rutin prosedür mechanics n.
yavaş rutin mill n.
usandırıcı rutin monotony n.
muhakeme yürütmeden rutin şekilde çalışan memur bureaucrat n.
gündelik rutin işler daily dozen n.
bir dizi rutin görev daily dozen n.
rutin tiyatro gösterisi routine n.
rutin davranış routinism n.
rutin gösteri routine n.
düşünmeden rutin bir şekilde hareket eden canlı golem n.
rutin ve sıkıcı iş drudge n.
parlamentoda rutin işlere koşan kimse page n.
toplumda rutin görevleri yerine getiren kimse prole n.
rutin haline getirmek routinize v.
rutin dışına çıkmak get out of the routine v.
rutin haline getirmek routinise v.
rutin denetimden geçmek pass muster v.
otomatik veya rutin duruma getirmek mechanise v.
otomatik veya rutin duruma getirmek mechanize v.
tekrar rutin prosedüre tabi tutmak reprocess v.
rutin haline getirmek routine v.
rutin ve eğlencesiz bir şekilde icra etmek drone v.
rutin olmayan nonroutine adj.
rutin yazılar yazması için işe alınmış hack adj.
rutin yazmaya ilişkin hack adj.
rutin, cansız ve isteksiz performansı sebebiyle makineye benzeyen mechanic adj.
rutin olan routinary adj.
rutin olarak onaylanan rubber-stamp adj.
rutin olarak onaylayan rubber-stamp adj.
rutin olarak routinely adv.
Colloquial
rutin iş scut n.
Idioms
rutin değişikliği change of pace n.
rutin angarya daily grind n.
muhakeme yürütmeden rutin şekilde çalışan memur pencil-pusher n.
rutin iş scut work n.
rutin durum/mesele just another day expr.
rutin durum/mesele just another day's work expr.
rutin durum/mesele just another day at the office expr.
Speaking
günlük rutin işlerim my daily routines expr.
Trade/Economic
rutin iş routine n.
rutin iş routing n.
rutin iş routeing n.
rutin olarak teslim edilen malzemeler routine supplies n.
rutin tedarikler routine supplies n.
Industry
tesisi ilk günkü durumunda tutmak veya tasarlanan verimlilik ve kapasite ile çalışmasını devam ettirmek için gerekli olan rutin çalışma maintenance (materiel) n.
Technical
rutin yöntem routine method n.
rutin ayarlar routine adjustments n.
rutin analitik sigara içme makinesi routine analytical cigarette-smoking machine n.
rutin olmayan deney yöntemi non-routine test method n.
rutin kontrol routine control n.
rutin numune alma metotları methods for routine sampling n.
üretimde rutin elektriksel güvenlik deneyi routine electrical safety testing in production n.
rutin elektriksel emniyet deneyi routine electrical safety test n.
rutin yapılan elektriksel emniyet deneyi routine electrical safety test n.
rutin kontroller routine controls n.
rutin bakım routine inspection n.
rutin bakım routine maintenance n.
rutin muayene routine inspection n.
Computer
rutin işlem yürüten program/bileşen prolog n.
rutin işlem yürüten program/bileşen prologue n.
(verilere) rutin bakım uygulamak scrub v.
Telecom
rutin haberleşme routine communication n.
Electric
derleyici rutin copiling routine n.
kapalı rutin closed routine n.
kapalı alt rutin closed subroutine n.
alt rutin subroutine n.
dinamik alt rutin dynamic subroutine n.
direkt okunan alt rutin direct insert subroutine n.
Automotive
rutin kontrol check routine n.
Aeronautic
rutin uçuş run n.
Medical
rutin kalite kontrol testi routine quality control testing n.
rutin analiz routine analysis n.
rutin tanısal testler routine diagnostic tests n.
ışınlamayla sterilizasyonun rutin kontrol ve geçerliliği validation and routine control of sterilization by irradiation n.
rutin analitik sigara içme makinesi kullanarak toplam ve nikotinsiz kuru parçacık madde tayini determination of total and nicotine-free dry particulate matter using a routine analytical smoking machine n.
sterilizatörlerin performansının rutin izlenmesi routine monitoring of the performance of sterilizers n.
rutin kardiyak izleme routine cardiac monitoring n.
rutin risk değerlendirmesi routine risk assessment n.
rutin muayenehane ziyaretleri routine office visits n.
rutin muayeneler routine examinations n.
rutin klinik uygulama routine clinical practice n.
rutin pelvis muayenesi routine pelvic examination n.
rutin jinekolojik operasyon routine gynaecological operation n.
rutin ortopedik operasyon routine orthopaedic operation n.
rutin abdominal operasyon routine abdominal operation n.
rutin hematolojik ve biyokimyasal tetkikler routine hematologic and biochemical tests n.
rutin akciğer grafisi routine chest radiography n.
rutin spiral toraks bilgisayarlı tomografi routine spiral chest computed tomography n.
rutin laboratuvar incelemesi routine laboratory evaluation n.
rutin aşılama routine vaccination n.
rutin aşılanma routine vaccination n.
rutin semen lökosit analizi routine seminal leukocyte analysis n.
rutin papanicolaou smear tarama testi routine papanicolaou smear test n.
değerlendirme ve rutin deneyler evaluation and routine testing n.
rutin tedavi routine treatment n.
rutin erken operasyon routine early operation n.
rutin bakım routine care n.
rutin histopatoloji ve immunohistokimyasal boyama routine histopathology and immuno-histochemical staining n.
rutin idrar analizi routine urinalysis n.
rutin bağışıklama programı routine immunization program n.
rutin bağışıklama programı routine immunization programme n.
rutin talepler standing orders n.
Psychology
rutin etkinlikler teorisi routine activities theory n.
Pathology
rutin ve dini sünnet routine and ritual circumcision n.
rutin doğum sonrası takip routine postpartum follow-up n.
Astronomy
nasa'nın uzaya rutin erişim olasılığını ispatlayan ilk test mekiği columbia n.
Agriculture
rutin referans metodu routine reference method n.
rutin referans metot routine reference method n.
Environment
rutin kalibrasyon primary calibration n.
rutin kalibrasyon routine calibration n.
Military
rutin ikmal tedarikindeki kesintilerin ve talepteki dalgalanmaların operasyon devamlılığını engellememesi için el altında bulunması gereken ikmal maddesi miktarı safety level of supply n.
(bombardıman uçağı) tehlikeli olması beklenmeyen rutin görev milk run n.
hava hareketlilik kuvvetlerine atanan ve/veya onun operasyonları üzerinde rutin olarak komuta yetkisini kullanan hava kuvvetleri ve hizmet bileşenlerinden oluşan bir hava kuvveti mobility air forces n.
belirli bir zaman çizelgesine göre işleyen rutin hava ulaştırma hizmeti scheduled service (air transport) n.
Theatre
rutin yapılan ayaküstü güldürüler monologue n.
rutin yapılan ayaküstü güldürüler monolog n.
Slang
rutin tıbbi işlemler için gerekli olan malzemelerin taşındığı kap scut bucket n.