Slide - Turco Inglés Diccionario

Slide

Significados de "Slide" en diccionario turco inglés : 111 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
slide n. sürgü
slide n. slayt
slide n. kaydırak
General
slide n. kızak yolu
slide n. toprak kayması
slide n. kayak yeri
slide n. patensiz kayma
slide n. patinaj (araba)
slide n. agraf
slide n. dia
slide n. heyelan
slide n. düşüş
slide n. diyapozitif
slide n. diapozitif
slide n. lam (mikroskopta kullanılan)
slide n. saydam resim
slide n. ucu/önü açık terlik
slide n. çocuk kaydırağı
slide n. kayar koltuk
slide n. kayar kano oturağı
slide n. nemli toprak üzerinde yer alan eğimli düzlem
slide n. düz tabanlı terlik
slide n. düz tabanlı ayakkabı
slide n. toka
slide v. sessizce gitmek
slide v. akıp gitmek
slide v. kötü yola düşmek
slide v. sıvışmak
slide v. kızak yapmak
slide v. sessizce geçmek
slide v. savuşmak
slide v. kaymak
slide v. kaydırmak
slide v. yanlış yola sapmak
slide v. dinden sapmak
slide v. ortadan kaybolmak
slide v. kayıplara karışmak
slide v. arazi olmak
slide v. sürünmek
slide v. emeklemek
slide v. akışta ilerlemek
slide v. doğal bir şekil almak
slide v. doğal olarak gelişmek
slide v. anlaşmak
slide v. çabasız geçinmek
slide v. kolayca geçmek
slide v. kademeli ilerlemek
slide v. kademeli geçmek
slide v. yavaş yavaş ilerlemek
slide v. kademeli dönüşmek
slide v. gizlice koymak
slide v. gizlice piyasaya sürmek
slide v. gizlice işleme almak
slide v. dengesini kaybetmek
slide v. kayarak ilerlemek
slide v. süzülmek
slide v. gerilemek
slide v. düşmek
slide v. girmek
slide v. haline gelmek
slide adj. sürgülü
Irregular Verb
slide v. slid - slid
Technical
slide n. ince destek
slide n. kaydırak
slide n. kayış
slide n. kayıcı
slide n. kayma
slide n. kayılan yer
slide n. parça
slide n. eşapman çatalı arasındaki mesafe
slide n. (matbaada) kumpas kızağı
slide n. harf döküm makinesi matrisi
slide n. sürgülü cetvele benzer bir şifreleme aygıtı
slide v. kaymak
slide v. kaydırmak
slide adj. saydam
Computer
slide n. bir tür kayan yazı
slide n. slayt
slide n. yansı
slide adj. geçişli
slide expr. bir noktaya kaydır
Mechanic
slide n. kızak
Construction
slide n. lam
Furniture
slide n. katlanabilir raf
Biology
slide n. cam deney plakası
slide n. preparat
slide n. üzerine numune konulan cam plaka
Agriculture
slide n. saman balyasının çekildiği kaydırak benzeri düzlem
Linguistics
slide n. kayan ses
slide v. sıralamak
slide v. sıra ile dizmek
Geography
slide n. kayma izi
slide n. (kayma sonucu oluşan) taş birikintisi
Geology
slide n. fay
Military
slide n. apolet
Hunting
slide n. kapak takımı
Baseball
slide n. kaleye doğru kayar yaklaşım
slide v. yerden kayarak kaleye yönelmek
Music
slide n. kaydırma sağlayan süsleme notası
slide n. geçiş notası
slide n. iki ses arası geçiş sağlayan seslendirme tekniği
slide n. portamento
slide n. trombon sürgüsü
slide n. enstrüman sürgüsü
slide n. slide yüzüğü
slide n. parmağa takılan pena
slide n. kerry kontluğu'na özgü hareketli bir dans türü
slide v. bir sesten diğerine geçmek
Archaic
slide n. sorunsuz ilerleyiş
slide n. akıcılık
slide n. ilerleme

Significados de "Slide" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
slide show n. slayt gösterisi
General
slide projector n. diyapozitif projektörü
transparent slide n. slayt
cross slide n. çapraz kızak
slide projection n. slayt gösterimi
lantern slide n. slayt
microscope slide n. lam
slide projector n. slayt göstericisi
lantern slide n. diya
slide projector n. diyapozitif projeksiyon makinesi
slide rule n. sürgülü cetvel
slide rule n. sürgülü hesap cetveli
slide machine n. slayt makinesi
slide-rule n. sürgülü hesap cetveli
water slide n. su kaydırağı
pistol slide n. (tüfekte) sürgü
slide show n. saydam gösterisi
tie slide n. kravat iğnesi
pool with water slide n. su kaydıraklı havuz
hair-slide (uk) n. saç tokası
slide gate n. sürgülü kapı
playground slide n. çocuk parkı kaydırağı
tent slide n. çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz
toboggan slide n. kar kızağı
death slide n. yamaca yerleştirilen paslanmak çelikten makaralı halat düzeneği
foefie slide [south africa] n. yamaca yerleştirilen paslanmaz çelikten makaralı halat düzeneği
water slide tester n. su kaydırağı deneyicisi
slide knot n. kayan düğüm
slide into v. batmak
slide into v. saplanmak
slide on ice v. kızak kaymak
slide into v. bir şeyi belli etmeden (bir yere) koymak
slide over v. geçiştirmek
slide over v. ustalıkla atlatmak (bir meseleyi)
slide into v. kapılmak
slide around v. ustalıkla atlatmak (bir meseleyi)
slide into v. girmek
slide over v. ustalıkla geçiştirmek (bir meseleyi)
slide into v. sürüklenmek
slide along v. karnı üzerinde sürünmek
slide around v. ustalıkla geçiştirmek (bir meseleyi)
slide in v. sokmak
let slide v. vazgeçmek
let things slide v. akışına bırakmak
let things slide v. sermek
let things slide v. ihmal etmek
let things slide v. ilgilenmemek
let things slide v. oluruna bırakmak
slide down v. kayıp düşmek
slide into chaos v. kaosa sürüklenmek
slide into oblivion v. unutulmaya yüz tutmak
slide off the track v. pist dışına çıkmak
slide off the track v. pistten çıkmak
let slide v. ihmal etmek
make a slide show v. slayt gösterisi yapmak
go down the slide v. kaydıraktan kaymak
ride down the slide v. kaydıraktan kaymak
slide down the slide v. kaydıraktan kaymak
let slide v. (dil/konuşma) paslanmak
let slide v. gitmesine izin vermek
let slide v. rahat bırakmak
let slide v. umursamamak
slide-action adj. pompalı
slide show adj. slayt şeklinde sergilenen
slide show adj. slaytlar halinde sunulan
slide-action adj. pompa mekanizmalı
Phrasals
slide down something v. aşağıya kaymak
slide down from something v. -den aşağıya kaymak
slide around v. kaymak
slide by v. bir şeyden öylece durmak
slide along v. boyunca süzülmek/kaymak
slide back v. geriye kaymak
slide back v. geriye kaymak/çekilmek
slide by v. zamanın nasıl geçtiğini fark etmemek
slide by v. zaman su gibi akıvermek/uçup gitmek
slide by v. (okulu/dersleri/ projeyi/işi) hiç önemsememek
slide by v. zaman hızla/fark etmeden geçmek
slide by v. (okula/derslere/projeye/işe) aldırmamak/önem vermemek
slide by v. (birinin/bir şeyin) yanından/önünden kayarak geçmek
slide by v. (okulu, dönemi, projeyi, işi) çok çalışmadan/çabalamadan bitirmek
slide down v. (kıyafetini) altına kaydırmak
slide down v. kayarak inmek
slide down v. aşağı sarkıtmak
slide down v. kaydırarak indirmek
slide down something v. bir şeyin üstünden kayarak inmek/aşağı kaymak
slide down v. (kıyafetini) içine sokmak
slide down something v. aşağıya doğru kaymak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sıyırmak
slide over v. birinin önüne doğru sürmek/kaydırmak
and slide something out v. sıyırmak
and slide something out v. kaydırmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) çıkıvermek
slide out v. çıkıvermek
slide out of something v. bir şeyden sıvışmak
slide over v. kayıp yer açmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) tüymek
slide out v. sıvışmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) dışarı kaydırmak
slide over v. kayıp yer vermek
slide something out of something v. kaydırmak
slide out of (something or some place) v. kayarak (bir şeyden/yerden) çıkmak
slide out v. tüymek
slide something out of something v. sıyırmak
slide out v. belli etmeden/görünmeden çıkmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) belli etmeden/görünmeden çıkmak
slide out of something v. bir şeyden görünmeden/belli etmeden çıkmak
slide out of something v. bir şeyden kayarak çıkmak
slide something out of something v. dışarı kaydırmak
slide out v. sıyırıp çıkarmak
slide out v. kayarak çıkmak
and slide something out v. dışarı kaydırmak
slide over v. kaymak
slide out v. sıyırmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sıvışmak
slide out of something v. bir şeyden sıyrılmak
slide over something v. bir şeyin üstünden kaymak
slide over something v. bir şeyin üstünden kayıp düşmek
slide over v. bir şeyin kenarından kayıp aşağı düşmek
slide out of something v. bir şeyden tüymek
slide into (something) v. kayıp (bir şeye/yere) oturmak
slide in v. kolayca girmek
slide into (something) v. (bir şeye/yere) kolayca kayıp yerleşmek
slide into (something) v. kayıp (bir şeye/yere) girmek
slide in v. bir yere koymak/yerleştirmek
slide into (something) v. kaydırarak (bir şeye/yere) sokmak
slide in v. sıvışmak
slide in v. sığışmak
slide into (something) v. sürükleyerek (bir şeye/yere) sokmak
slide into (something) v. rahatça ittirip (bir yere/şeye) sokmak
slide into (someone or something) v. kayıp (birine/bir şeye) girmek
slide into (something) v. kolayca (bir şeye/yere) sokmak
slide in v. çaktırmadan girmek
slide in v. girmek
slide into (someone or something) v. kayıp (birine/bir şeye) çarpmak
slide into (something) v. kolayca kaydırıp (bir şeye/yere) oturtmak
slide into (something) v. (bir şeye) girivermek
slide into (something) v. (bir şeye) fazla çaba sarf etmeden/kolayca girmek
slide into (someone or something) v. kayıp (birine/bir şeye) bindirmek
slide into (something) v. kaydırıp (bir şeye/yere) sokmak
slide down from v. -den aşağıya kaymak
slide off v. -den kayıp düşmek
Phrases
continued on next slide expr. devamı sonraki slayta
Colloquial
slide into (one's) dms v. (birine) dm'den yürümek
slide into the dms v. (birine) dm'den yürümek
dress for the slide, not the ride expr. sürüş için değil güvenlik için giyin (motorsiklet kullanıcıları için)
Idioms
let things slide v. oluruna bırakmak
let it slide v. oluruna bırakmak
let it slide v. akışına bırakmak
let things slide v. ilgilenmemek
let it slide v. ihmal etmek