TVs - Turco Inglés Diccionario

TVs

Significados de "TVs" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
tv n. televizyon
British Slang
tv n. travesti

Significados de "TVs" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
tv tube n.
British Slang
tv boob tube n.

Significados de "TVs" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
watcher of tv n. televizyon izleyicisi
tv room n. televizyon odası
tv newsman n. televizyon haber spikeri
tv reporter n. televizyon muhabiri
tv star n. televizyon yıldızı
tv technician n. televizyon tamircisi
watcher of tv n. televizyon seyircisi
plasma tv n. plazma tv
tv audience n. televizyon izleyicileri
microsoft tv n. microsoft tv
tv station n. televizyon istasyonu
tv announcer n. televizyon spikeri
tv set n. televizyon takımı
tv program n. televizyon programı
radio & tv supreme council n. radyo tv üst kurulu
colour tv n. renkli televizyon
tv planning n. tv planlama
color tv n. renkli televizyon
tv antenna n. televizyon anteni
tv broadcasting n. televizyon yayını
family tv series n. aile dizisi
cable tv n. kablolu tv
tv series n. dizi film
tv series n. televizyon dizisi
domestic tv series n. yerli dizi
tv set n. televizyon
tv cabinet n. televizyon dolabı
flat-screen tv n. düz-ekran televizyon
tv cabinet n. tv dolabı
tv guide n. tv rehberi
tv commercial n. televizyon reklamı
tv cameraman n. televizyon kameramanı
tv cameraman n. tv kameramanı
tv presenter n. tv sunucusu
satellite tv n. uydu televizyonu
tv viewer n. televizyon izleyicisi
foreign tv series n. yabancı tv dizisi
foreign tv series n. yabancı televizyon dizisi
foreign tv series n. yabancı dizi
hd tv n. yüksek çözünürlüklü televizyon
tv personality n. televizyon siması
tv dinner n. tv karşısı hazır yemek
wedding tv show n. evlilik programı
tv chair n. tv koltuğu
tv programme n. televizyon programı
tabloid tv n. hızla tüketilen sansasyonel haberler yapan televizyon
tv unit n. televizyon ünitesi
appear as a guest on a tv show v. konuk olmak (bir tv programına vb)
appear as a guest on a tv show v. konuk olarak katılmak (bir tv programına vb)
be a guest on a tv show v. konuk olarak katılmak (bir tv programına vb)
be a guest on a tv show v. konuk olmak (bir tv programına vb)
watch a tv series v. dizi seyretmek
get on tv v. televizyona çıkmak
be on tv v. televizyona çıkmak
spend too much time in front of the tv v. televizyonun karşısında çok vakit geçirmek
watch tv v. tv izlemek
appear on tv programs v. televizyon programlarında görünmek
appear on tv shows v. televizyon programlarında görünmek
participate in tv shows v. televizyon programlarına katılmak
participate in tv programs v. televizyon programına katılmak
participate in tv shows v. televizyon programına katılmak
participate in tv programs v. televizyon programlarına katılmak
watch tv v. televizyon izlemek
act in a tv show v. dizide oynamak
play in a tv show v. dizide oynamak
host a tv show v. tv programı sunmak
present a tv show v. tv programı sunmak
present a tv show v. televizyon programı sunmak
host a tv show v. televizyon programı sunmak
look at the tv reception v. televizyonun nasıl çektiğine bakmak
put someone on tv v. birini televizyona çıkarmak
hear on tv v. televizyondan duymak
hear on tv v. televizyonda duymak
have a small part on a tv show v. dizde ufak bir rol oynamak
sit in front of the tv v. televizyon karşısına geçmek
sit in front of the tv v. tv karşısına geçmek
cut away on tv v. (bir program vb) televizyonda kesmek
shoot a tv series v. dizi çekmek
shoot a tv series v. dizi film çekmek
watch too much tv v. çok tv izlemek
watch a lot of tv v. çok televizyon izlemek
watch a lot of tv v. çok tv izlemek
watch too much tv v. çok televizyon izlemek
watch a tv show v. dizi izlemek
watch a tv series v. dizi izlemek
watch a lot of tv v. çok televizyon seyretmek
turn off the tv v. televizyonu kapatmak
unplug the tv v. televizyonun fişini çekmek
unplug the tv v. tv'nin fişini çekmek
spoil a tv series v. bir dizide olacakları söylemek
spoil a tv show v. bir dizide olacakları söylemek
Phrases
and I don't play one on tv expr. … değilim
and I don't play one on tv expr. pek de fikrim yok
and I don't play one on tv expr. pek bilmem
and I don't play one on tv expr. amerikalı aktörlerin "doktor değilim ama tv'de doktoru canlandırıyorum" sözünden ortaya çıkmış alaycı bir ifade
and I don't play one on tv expr. hiç denemedim
Colloquial
tv reporter n. tv muhabiri
tv dinner n. mikrodalgada ısıtılabilen donmuş hazır yemek
Idioms
peak tv n. televizyonun zirve yaptığı dönem
peak tv n. 2010'ların sonunda televizyon programlarının yaygınlaştığı/zirveye çıktığı dönem
peak tv n. televizyon programlarının patlama yaptığı dönem
peak tv n. tv çağı/dönemi
Speaking
I like to watch tv very much expr. televizyon izlemeyi çok seviyorum
I love watching tv expr. televizyon izlemeyi seviyorum
I love watching tv expr. televizyon seyretmeyi seviyorum
what kind of tv programmes do you like expr. ne tür televizyon programlarından hoşlanırsın?
what sort of tv programmes do you like? expr. ne tür televizyon programlarından hoşlanırsın?
did you hear what he said on tv the other night? expr. geçen gece televizyonda söylediklerini duydun mu?
I was surprised when I saw him on tv expr. onu televizyonda görünce şaşırdım
I was surprised when I saw her on tv expr. onu televizyonda görünce şaşırdım
do you like watching tv? expr. televizyon izlemekten hoşlanır mısınız?
do you like watching tv? expr. televizyon izlemekten hoşlanır mısın?
I don't watch tv either expr. ben de televizyon izlemem
I don't have a tv expr. televizyonum yok
all they do is watching tv expr. yaptıkları tek şey televizyon seyretmek
I'm watching tv expr. ben televizyon izliyorum
what's on tv expr. televizyonda ne var
what about watching tv tonight? expr. bu gece televizyon izlemeye ne dersin?
do you prefer watching tv to walking in the open air? expr. tv izlemeyi açık havada yürümeye tercih eder misin?
do you prefer watching tv to walking in the open air? expr. tv izlemeyi açık havada yürümeye tercih ediyor musun?
did you watch tv last night? expr. dün gece televizyon izledin mi?
I watched tv expr. televizyon izledim
turn on the tv expr. televizyonu aç
Trade/Economic
tv banking n. tv bankacılığı
finnish tv partner n. fin tv ortağı
Politics
free movement of tv broadcasts n. tv yayınlarının serbest dolaşımı
free circulation of tv services n. tv hizmetlerinin serbest dolaşımı
tv address n. televizyon konuşması
Institutes
turksat satellite communications and cable tv operations company n. türksat uydu haberleşme kablo tv ve işletme anonim şirketi
Media
reality tv n. realite tv
tv cooking show n. yemek programı
tv commercial n. tv reklamı
tv audience measurement n. televizyon izleme ölçümü
tv audience measurement n. reyting ölçümü
tv show n. televizyon dizisi
tv show n. dizi
comfort TV show n. izleyicinin daha az stresli veya endişeli hissetmek için seyrettiği eğlendirici dizi
prestige TV n. kaliteli televizyon dizisi
prestige TV n. prestijli televizyon dizisi
Technical
closed-circuit-tv (cctv) n. kapalı devre televizyon
closed-circuit-tv n. kapalı devre televizyon
interactive-tv n. etkileşimli televizyon
tv glasses n. televizyon camları
color tv glasses n. renkli tv camları
microcontroller controlled tv training set n. mikrodenetleyici denetimli televizyon deney seti
Computer
tv tuner audio n. tv tuner sesi
tv type n. tv türü
tv adapter n. tv bağdaştırıcısı
tv output n. tv çıkışı
tv tuner n. tv tarayıcısı

Significados de "TVs" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
seyretmek (tv) watch v.
General
dizi bölümü (tv) episode n.
tv yayını alma reception n.
tv planlama tv planning n.
tv klip clip n.
microsoft tv microsoft tv n.
tv radyo melodram dizisi soap opera n.
tv tüp tube n.
plazma tv plasma tv n.
radyo tv üst kurulu radio & tv supreme council n.
geçmeli tarama tv interlace n.
tv bilgi yarışması quiz show n.
tv programı show n.
haber (tv, radyo) announcement n.
sürekli tv dizisi soap opera n.
radyo tv vericisi transmitter n.
tv yayını telecast n.
karlanma (tv) snow n.
tv resim tüpü picture tube n.
kablolu tv cable tv n.
kablolu tv cable television n.
kapalı devre tv sistemi closed circuit television system n.
(tv'de) izlenme oranı rating n.
bir tv ya da radyo programının sinyal/giriş ya da fon müziği jingle n.
tv dolabı tv cabinet n.
tv rehberi tv guide n.
tv kameramanı television cameraman n.
tv kameramanı tv cameraman n.
tv sunucusu tv presenter n.
(tv) kanal zaplama channel hopping n.
(tv) kanallar arasında sörf yapma zapping n.
(tv) kanal zaplama zapping n.
(tv) kanal zaplama channel surfing n.
(tv) kanallar arasında sörf yapma channel hopping n.
(tv) kanallar arasında sörf yapma channel surfing n.
yabancı tv dizisi foreign tv series n.
bir tv dizisinin bölümlerini art arda ve kısa zaman içinde izleme binge-watching n.
tv karşısı hazır yemek tv dinner n.
tv koltuğu tv chair n.
bir tv dizisi veya programının bölümlerinin art arda ve kısa zaman içinde izlenmesi marathon-viewing n.
bir tv dizisi veya programının bölümlerinin art arda ve kısa zaman içinde izlenmesi binge-viewing n.
bir tv dizisi veya programının bölümlerinin art arda ve kısa zaman içinde izlenmesi binge-watching n.
(tv) izleme viewing n.
(tv) izlenme viewing n.
marvel stüdyoları tarafından 2008 yılında iron man ile başlayarak üretilmiş tüm süper kahraman karakterlerini içeren film, tv şovu, çizgi roman, kısa film ve dijital dizi yayınları marvel cinematic universe (mcu) n.
tv'nin çerçeve hızını artırarak görüntüsünü pürüzsüz hale getiren ve bazen de abartılı gerçek ve garip bir görüntü veren bir tv teknolojisi motion smoothing n.
1950'lerde yayınlanan mickey mouse club adlı tv programında yer alan çocuklara verilen ad mouseketeer n.
(tv programı) apprentice apprentice n.
(amerikan tv kanalı) fox fox n.
(tv programı) flipper flipper n.
(amerikan tv programı) mash mash n.
(abd'de tv şovu) bonanza bonanza n.
tv ekipmanı operatörü projectionist n.
tv yayına son vermek go off the air v.
izlemek (tv vb) watch v.
(tv kanalları arasında) gezinmek zap v.
tv programı yapmak make a television programme v.
konuk olmak (bir tv programına vb) be a guest on a tv show v.
konuk olmak (bir tv programına vb) appear as a guest on a tv show v.
konuk olarak katılmak (bir tv programına vb) be a guest on a tv show v.
konuk olarak katılmak (bir tv programına vb) appear as a guest on a tv show v.
(tv'de) kanal değiştirmek turn over v.
tv izlemek watch tv v.
tv programı sunmak host a tv show v.
tv programı sunmak present a tv show v.
tv karşısına geçmek settle in front of the television v.
tv karşısına geçmek sit in front of the tv v.
çok tv izlemek watch too much television v.
çok tv izlemek watch a lot of television v.
çok tv izlemek watch a lot of tv v.
çok tv izlemek watch too much tv v.
bir tv dizisinin bölümlerini art arda ve kısa zaman içinde izlemek binge-watch v.
bir film ya da tv programını yeniden izlemek rewatch v.
tv'nin fişini çekmek unplug the tv v.
tv'nin fişini çekmek unplug the television v.
(filmi, tv programını) genel gösterimden veya yayınlanmadan önce izlemek prescreen v.
(radyo veya tv programını) yayından önce kaydetmek prerecord v.
(tv programı serisini) yerel kanallara satmak syndicate v.
yayında değil (radyo, tv) off the air adj.
irlanda'nın kamusal radyo ve tv kanalı rte (radio telefis éireann) abrev.
(TV) kablolu yayın cable N.
Phrasals
bir görüntüyü yavaş yavaş kaybederek diğer görüntüye geçmek (film, tv video, kitap kurgusunda) dissolve into (something) v.
yayın, film, tv, video akışını kesip araya başka bir şey sokmak cut to (someone or something) v.
(tv karakterini) öncekinden daha aptal hale getirmek dumb down v.
zamanda ileriye/geleceğe doğru gitmek/yolculuk yapmak (kitap, tv programı, film) flash forward v.
ileride/gelecekte olacakları göstermek (kitap, tv programı, film) flash forward v.
Phrases
amerikalı aktörlerin "doktor değilim ama tv'de doktoru canlandırıyorum" sözünden ortaya çıkmış alaycı bir ifade and I don't play one on tv expr.
Colloquial
tv muhabiri tv reporter n.
super bowl'un oynandığı pazar günü öğleden sonra animal planet'te yayınlanan bir tv programı puppy bowl n.
kurgu tv şovu hayranlarını memnun etmek için içeriğe yapılan katkılar fan service n.
tv izlerken sürekli kanal değiştiren kimse zapper n.
tv veya radyoda tanıtım yaptırmak için el altından ödenen para plugola n.
perşembe geceleri yayınlanan bir tv programları serisi tgit (thank god it's thursday) [us] n.
tv radyo melodram dizisi soapie n.
tv radyo melodram dizisi soapy n.
Idioms
bir tv dizisinin normalden daha kısa süren sezonu short order n.
kablolu tv aboneliğini iptal etme cord-cutting n.
kablolu tv aboneliğini iptal eden kimse cord cutter n.
eski kablolu kanal aboneliğine son verip başka aboneliklere (online tv platformları) geçme cord-cutting n.
eski kablolu kanal aboneliğine son verip başka aboneliklere (online tv platformları) geçen kişi cord cutter n.
(tv) kanallar arasında gezinip duran channel surfer n.
(tv) kanaldan kanala atlayan channel surfer n.
(tv) kanallar arasında gezinip durma channel surfing n.
(tv) kanaldan kanala atlama channel surfing n.
kumanda ile tv kanallarını peş peşe geçme channel-zapping n.
(tv) kanallar arasında gezinip durma channel-zapping n.
kumanda ile tv kanallarını peş peşe geçen channel surfer n.
(tv) kanaldan kanala atlama channel-zapping n.
kumanda ile tv kanallarını peş peşe geçme channel surfing n.
tv çağı/dönemi peak tv n.
kalitesi düşen bir tv programına olan ilgiyi kaybetmemek için araya saçma sapan şeyler sokmak jump the shark [us] v.
tv programcılığında dikkat çekmek/izleyiciyi tutmak için hileye, şaşırtıcı/akılalmaz bir şeye yer vermek jump the shark v.
tv programcılığında dikkat çekmek/izleyiciyi tutmak için hileye, şaşırtıcı/akılalmaz bir şeye baş vurmak jump the shark v.
bir oturuşta bir tv programının bir çok bölümünü arka arkaya izlemek binge-watch v.
geleneksel kablo bağlantısı dışında bir kaynaktan/sunucudan alınan tv yayını ott (over the top) expr.
Speaking
tv izlemeyi açık havada yürümeye tercih eder misin? do you prefer watching tv to walking in the open air? expr.
tv izlemeyi açık havada yürümeye tercih ediyor musun? do you prefer watching tv to walking in the open air? expr.
Trade/Economic
tv bankacılığı tv banking n.
fin tv ortağı finnish tv partner n.
Politics
tv yayınlarının serbest dolaşımı free movement of tv broadcasts n.
radyo ya da tv dizisi serial n.
tv hizmetlerinin serbest dolaşımı free circulation of tv services n.
tv yayını yapmak transmit v.
Institutes
türksat uydu haberleşme kablo tv ve işletme anonim şirketi turksat satellite communications and cable tv operations company n.
Media
istasyon (radyo, tv) station n.
realite tv reality tv n.
izleyici (tv vb) viewership n.
uyarlama (tv dizisi vb) spin-off n.
tv reklamı tv commercial n.
tv programlarında karakterlerin tek başlarına kamera karşısına geçip duygu ve düşüncelerini aktardıkları kısım confessional n.
yeni oyuncu kadrosu ve yenilenmiş senaryo ile geri dönen tv programı reboot n.
stüdyo dışında bir yerden yayınlanan radyo veya tv yayını remote n.
eski bir film, tv programı veya medya yapımının yenilenmiş/günümüze uyarlanmış şekilde değiştirilerek yeniden yapılması hard reboot n.
televizyon sanat ve bilimleri akademisinin tv programcılığı alanında verdiği ödüller emmy® n.
tv programları arasında verilen geçiş materyali presentation n.
(bir tv dizisinde) sondan bir önceki bölüm penultimate episode n.
yayınlamak (tv yayını) air v.
(radyo veya tv programını) sözlü olarak sunmak introduce v.
sponsorlarca ödenen (radyo, tv) commercial adj.
(tv veya radyoda) ara program olup masrafları kanal tarafından karşılanan sustaining adj.
Advertising
tüketicinin ilgisini belirli bir ürüne çeken (tv programı) toyetic adj.
Technical
yayın aracı (radyo, tv) airwave n.
dizi yayınlamak (tv) serialize n.
yayın aracı (radyo,tv) airwave n.
tv görüntü tutulması afterglow n.
tv kamera tüpü orthicon n.
tv ekran presi extra large press n.
renkli tv camları color tv glasses n.
dizi yayınlamak (tv) serialise n.
Computer
tv çıkışı tv output n.