Top- - Turco Inglés Diccionario

Top-

Significados de "Top-" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Geography
top- pref. yer, bölge anlamı veren ön ek

Significados de "Top-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
peg top n. topaç
top n. tepe
top n. baş
top n. üst
peg top n. fırıldak
removable top n. çıkarılabilir üst
General
top speed n. azami hız
top billing n. bir assolistin ismini en üst kısımda verme
top n. zirve
top boot n. çizme
top level n. en üst seviye
the top floor n. en üst kat
top n. ser
top layer n. üst tabaka
big top n. sirk
top entrance n. üstten giriş
top priority n. en ileri öncelik
top executive appointment n. yüksek yönetici sınıf ataması
curly top n. kıvırcık baş hastalığı
top end n. son
top brass n. amir
top up electricity n. ilave elektrik
top boot n. uzun konçlu çizme
top earner n. en yüksek maaşlı
top brass n. şef
top fifty n. ilk elli
top n. örtü
top n. en üst kat
spinning top n. fırıldak
top n. en üstün yer
top n. en yetkili makam
mountain top n. dağ başı
top dog n. kazanan
top dog n. şef
top twenty n. ilk yirmi
top brass n. üst rütbeli subaylar
top view n. kuşbakışı
top executive n. en üst yönetici
top boot n. uzun çizme
top forty n. ilk kırk
top ten n. ilk on
top n. üst yüzey
top n. üste giyilen şey
top n. üstlük
top n. üst parça
corruption starts at the top n. balık baştan kokar
the crescent and the star on top of a minaret n. alem
desk top publishing n. masa üstü yayıncılık
top n. tepe nokta
big top n. büyük sirk çadırı
top n. topaç
top dog n. patron
top side n. üst kenar
top n. en üst bölüm
top n. doruk
top 10 n. ilk 10
top up card n. ekstra kontör
top up card n. ekstra sim kart
top producer n. lider üretici (firma)
top producer n. büyük üretici
cherry on top n. bu da cabası
cherry on top n. bu da mukafatı
top of the class n. sınıf birincisi
ventilator top rail n. havalandırma çerçevesi
top corner n. üst köşe
top manager n. tepe yönetici
top management n. yönetim kademesi
a table-top item n. sofralık
curly-top n. kıvırcık baş hastalığı
top-drawer n. birinci sınıf
top-siders n. bir tür ayakkabı
top n. kapak
top boots n. uzun çizme
top brass n. yüksek rütbeli subay
top n. en üst
top five n. ilk beş
top three n. ilk üç
top 100 n. ilk yüz
top 100 n. ilk 100
desk-top calculator n. masa üstü hesap makinesi
top left-hand corner n. sol üst köşe
top right-hand corner n. sağ üst köşe
top model car n. son model araba
top priority n. en yüksek öncelik
top level meeting n. üst düzey toplantı
the top ten n. en iyi on
the top ten n. ilk on
car top n. araba tavanı
top-up n. yerine koyulması gereken miktar
top-up n. telafisi gereken miktar
top-up n. (üstüne) eklenen miktar
top part of the gun n. silahın üst tarafı
top bunk n. üst ranza
top floor n. en üst kat
a top-secret unit n. çok gizli bir birim
top-class clients n. üst sınıf müşteriler
top director n. üst düzey yönetmen
top drawer n. üst çekmece
a top lawyer n. üst düzey bir avukat
top shelf n. üst raf
high top sneakers n. boğazlı spor ayakkabı
high top sneakers n. boğazlı spor ayakkabısı
round top n. büyük sirk çadırı
top rack n. üst sepet (bulaşık makinesinde)
top spots n. üst sıralar
top places n. üst sıralar
counter top n. mutfak tezgahı
bottle top n. şişe kapağı
the top of the hour n. saat başı
top n. cinsel ilişkide baskın rolde olan kişi
track suit top n. eşofman üstü
tracksuit top n. eşofman üstü
humming top n. topaç
humming top n. fırıldak
top-up n. kontör yükleme
open-top bus n. üstü açık otobüs
top issue n. en önemli mesele
top-12 n. ilk 12
top view n. üst görünüm
the view from the top n. üstten görünüm
top view n. üstten görünüş
the view from the top n. üst görünüm
top view n. üst görünüş
the view from the top n. üstten görünüş
top view n. üstten görünüm
the view from the top n. üst görünüş
pop-top n. teneke kutu kapağı
top n. üst giysi
top clothing n. üst giysi
top player n. baş aktör
pole top n. direk tepesi
top official n. üst düzey görevli
top seller n. en çok satan ürün
top predator n. üst düzey avcı
top bed n. üstteki yatak
spinning top n. topaç (oyuncak)
six-top n. (restoranda) altı kişilik masa
top and tail n. meyve veya sebzenin iki ucundaki sert kısımlarını kesip atmak (yeşil fasulye vs)
top crust n. kaymak tabaka
whipping top n. topaç
calash top n. atlı araba
calash top n. iki tekerlekli fayton
calash top n. körüklü şapka
calash top n. fayton
calash top n. kadınların kullandığı körüklü şapka
top knot n. üst düğüm
tip-top n. en yüksek nokta
top n. son ses
top drawer n. en önemli kimse
top drawer n. en üst düzey makam