Welcome! - Turco Inglés Diccionario

Welcome!

Significados de "Welcome!" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
welcome! interj. sefalar getirdiniz
welcome! interj. safa geldiniz!

Significados de "Welcome!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
welcome interj. hoş geldiniz
welcome interj. hoş geldin
you're welcome interj. önemli değil
General
welcome mat n. paspas
hearty welcome n. sıcak karşılama
welcome n. nezaketle karşılama
a warm welcome n. sıcak bir karşılama
welcome n. karşılama
welcome-home present n. eve hoş geldin hediyesi
welcome n. sıcak karşılama
welcome n. hoş karşılama
welcome message n. hoş geldin mesajı
warm welcome n. sıcak karşılama
welcome party n. hoş geldin partisi
welcome news n. iyi haber
roll out the welcome mat v. ağırlamak
give someone a cold welcome v. birini soğuk karşılamak
welcome someone with open arms v. birini çok sıcak bir şekilde karşılamak
wear out one's welcome v. ziyareti uzatıp bıktırmak
overstay one's welcome v. fazla kalıp tadını kaçırmak
welcome v. karşılamak
welcome something warmly v. olumlu karşılamak
outstay one's welcome v. postu sermek
welcome v. baş üstünde tutmak
welcome v. hoş karşılamak
welcome v. nezaketle karşılamak (misafiri)
wear out one's welcome v. fazla kalıp tadını kaçırmak
give someone a warm welcome v. birini nezaket ve içtenlikle karşılamak
overstay one's welcome v. ziyareti uzatıp bıktırmak
outstay one's welcome v. misafir fazla kalmak
overstay one's welcome v. misafir fazla kalmak
welcome with open arms v. bağrına basmak
welcome the guest v. misafir kabul etmek
welcome heartily v. kalpten karşılamak
welcome someone v. birini karşılamak
welcome warmly v. sıcak karşılamak
welcome v. içtenlikle karşılamak
welcome v. konuk ağırlamak
give someone a hero welcome v. kahraman gibi karşılamak
welcome the opportunity v. fırsatı değerlendirmek
welcome the opportunity v. ayağına gelen fırsatı tepmemek
welcome a guest v. misafir karşılamak
give someone a warm welcome v. birini sıcak ve samimi biçimde karşılamak
welcome v. bağrına basmak
welcome warmly v. ilgiyle karşılamak
welcome a passenger v. yolcu karşılamak
welcome its visitors v. ziyaretçisiyle buluşmak
welcome with military honors v. askeri törenle karşılamak
bid welcome v. nezaketle karşılamak
be welcome v. (bir yerde) istenmek
welcome adj. hoş karşılanan
welcome adj. hoşa giden
welcome adj. istenilen
welcome adj. (yapmakta vb) serbest
welcome adj. hoş
welcome adj. sevindirici
welcome interj. memnuniyetle
welcome interj. hoş geldiniz
welcome back interj. tekrar hoş geldiniz
welcome aboard interj. aramıza hoş geldin
welcome aboard interj. güverteye hoş geldiniz
Phrasals
welcome someone into something v. hoşça/güzel ağırlamak
welcome someone in v. hoşça/güzel ağırlamak
welcome someone into something v. evinde ağırlamak
welcome someone in v. evinde ağırlamak
welcome someone into something v. misafir etmek
welcome someone in v. misafir etmek
welcome someone into something v. bir yere buyur etmek
welcome someone in v. bir yere buyur etmek
welcome someone into something v. hoş geldin demek
welcome someone in v. hoş geldin demek
welcome someone into something v. birini bir yerde iyi ağırlamak
welcome someone in v. birini bir yerde iyi ağırlamak
welcome someone to something v. birine bir şeye/yere hoş geldin demek
welcome someone to something v. birini bir yere/şeye buyur etmek
welcome someone to something v. birini bir yerin/şeyin girişinde karşılamak
welcome (one) into (something or some place) v. (birini bir şeye/bir yere) buyur etmek
welcome to (do something) v. (bir şey yapmasına) izin vermek
welcome to v. -e buyur etmek
welcome to (something or some place) v. (bir şeye/bir yere) buyur etmek
welcome (someone or something) with (something) v. (birine/bir şeye) bir şekilde karşılık vermek
welcome to (something or some place) v. (bir şeye/bir yere) hoş geldin demek
welcome (one) into (something or some place) v. (birini bir şeye/bir yere) geldiğinde/girişinde karşılamak
welcome (something) with open arms v. (bir şeyi) hevesle karşılamak
welcome (someone) with (something) v. (birini bir şeyle) karşılamak
welcome to v. '-e hoş geldin/geldiniz
welcome (someone or something) with (something) v. (birini/bir şeyi bir tepkiyle) karşılamak
welcome (someone or something) with (something) v. (birini/bir şeyi bir şekilde) karşılamak
welcome (something) with open arms v. (bir şeye) kucak açmak
welcome to (do something) v. (bir şey yapmaya) davet etmek
welcome with v. ile karşılamak
welcome to (do something) v. (bir şey yapmaya) teşvik etmek
welcome to (something or some place) v. (bir şeye/bir yere) geldiğinde/girişinde karşılamak
welcome (something) with open arms v. (bir şeyi) mutlulukla/sevinçle karşılamak
welcome (one) into (something or some place) v. (bir şeye/bir yere) hoş geldin demek
welcome in v. karşılama yapmak
welcome in v. buyur etmek
welcome in v. geldiğinde/girişinde karşılamak
welcome in v. misafir etmek
welcome (one) into (something or some place) v. (birini bir şeyde/bir yerde) misafir etmek/ağırlamak
welcome (someone) with (something) v. (birini bir şeyle) buyur etmek
welcome (something) with open arms v. (bir şeyi) hoşnutlukla/memnuniyetle karşılamak
welcome in v. hoş geldin demek
Phrases
ladies and gentlemen welcome expr. bayanlar ve baylar hoş geldiniz
ladies and gentlemen please welcome expr. bayanlar ve baylar ve karşınızda
welcome princess expr. hoş geldin prenses
ahlan wa sahlan (welcome in arabic) expr. ehlen ve sehlen (arapça hoş geldiniz)
welcome to our restaurant expr. restaurantımıza hoş geldiniz
please welcome expr. huzurlarınızda
ladies and gentlemen please welcome expr. bayanlar ve baylar, işte karşınızda
Colloquial
cordial welcome n. candan karşılama
cordial welcome n. sıcak karşılama
please welcome! expr. karşınızda!
welcome to hell expr. cehenneme hoş geldin
welcome to my channel expr. kanalıma hoş geldiniz
I don't want to wear out my welcome expr. daha fazla rahatsız etmek istemem
I don't want to wear out my welcome expr. çok uzun süre kalmak istemem
I don't want to wear out my welcome expr. misafirliğimi uzatmak istemem
welcome to (something or some place) expr. (bir şeye/bir yere) hoş geldin/geldiniz
welcome to my world expr. dünyama hoş geldin
Idioms
wear out one's welcome v. (bir yere) demir atmak
outstay one's welcome v. birinin evinde istenilenden daha uzun süre kalmak
outstay one's welcome v. uzun süre kalmak
outstay one's welcome v. birisinde uzun süre misafir olarak kalmak
welcome someone with open arms v. birisini içtenlikle misafir etmek
make someone welcome v. birini dostça karşılamak
wear out one's welcome v. birisini çok sık ziyaret ederek kabak tadı vermek
welcome someone with open arms v. birini dostça karşılamak
welcome somebody with open arms v. birini çok sıcak bir şekilde karşılamak
wear out someone's welcome v. misafirliği ev sahibini rahatsız edecek kadar uzatmak
lay out the welcome mat (for one) v. özenli bir karşılama yapmak
lay out the welcome mat (for one) v. özenle ağırlamak
lay out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
roll out the welcome mat (for somebody) v. özenle ağırlamak
lay out the welcome mat (for somebody) v. sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) v. özenli bir karşılama yapmak
lay out the welcome mat (for one) v. sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
put out the welcome mat (for somebody) v. sıcak karşılamak
lay out the welcome mat (for somebody) v. özenle ağırlamak
lay out the welcome mat (for somebody) v. özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
roll out the welcome mat (for somebody) v. sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) v. özenli bir karşılama yapmak
put out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
lay out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) v. özenle ağırlamak
be more than welcome v. başının üstünde yeri olmak
be welcome to (something) v. (bir şey) kullanımına açık olmak