Wound - Turco Inglés Diccionario

Wound

Significados de "Wound" en diccionario turco inglés : 18 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wound n. yara
wound v. yaralamak
General
wound n. bere
wound n. yara
wound n. yaralanma
wound n. incinme
wound v. cerh etmek
wound v. incitmek
wound v. vurmak
wound v. kalbini kırmak
wound v. (bir şeyin) üzerinde yara açmak
wound v. (bir şeyi) yara gibi yırtmak
wound v. (bir şeyi) yara gibi yarmak
wound v. (bir şeyi) yara gibi açmak
Irregular Verb
wound v. wind - wound
Technical
wound adj. sarılı (bobin)
Botanic
wound n. bitki dokusundaki yara
wound n. bitki dokusundaki hasar

Significados de "Wound" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
flesh wound n. bere
wound and bruise n. yara bere
bullet wound n. kurşun yarası
open wound n. açık yara
flesh wound n. sıyrık
stab wound n. bıçak yarası
knife wound n. bıçak yarası
gunshot wound n. kurşun yarası
stab wound n. kesici ve delici alet yarası
bleeding wound n. kanayan yara
a bleeding wound n. kanayan bir yara
untreated wound n. tedavi edilmemiş yara
fatal wound n. ölümcül/ciddi yara
mortal wound n. ölümcül/ciddi yara
a little flesh wound n. ufak bir sıyrık
a little flesh wound n. küçük bir sıyrık
raw wound n. açık yara
raw wound n. kanayan yara
rub salt in the wound v. üstüne tuz biber ekmek
be wound v. kurulmak (saat)
rub salt in somebody's wound v. yaraya tuz basmak
make a wound v. yara açmak
be wound round v. kuşatılmak
dress a wound v. pansuman yapmak
be wound v. kurulmak
clean a wound v. yara temizlemek
bandage a wound v. yara sarmak
dress a wound v. yara sarmak
receive wound v. yara almak
dress one's wound v. yarasını sarmak
(wound) to close v. yara kapanmak
pour salt into wound v. yaraya tuz basmak
add salt to the wound v. yaraya tuz basmak
rub salt in the wound v. yaraya tuz basmak
rub salt into wound v. yaraya tuz basmak
rub salt into the wound v. yaraya tuz basmak
be wound up v. tasfiye edilmek
be wound up v. tansiyonu yükseltilmek
wound one's feelings v. yüreği dağlamak
wound deeply v. derinden yaralamak
wound repair v. yara onarımı
hand-wound adj. elle kurulan (saat)
wd (wound) abrev. yara
Phrases
to heal a wound you must stop touching it expr. bir yarayı iyileştirmek için ona dokunmayı bırakman gerek
Proverb
all things great are wound up with all things little büyük yollar küçük adımlarla kat edilir
Colloquial
look for something to dress one’s wound with v. yarasına pansuman yapacak bir şeyler aramak
find something to dress one’s wound with v. yarasına pansuman yapacak bir şeyler bulmak
Idioms
a social wound n. sosyal yara
open wound n. kanayan yara
salt in one's wound n. yaraya/yaralarına tuz basma
salt in the wound n. zaten kötü olan/giden bir şeyin üstüne tuz biber ekme/olma
salt in the wound n. yaraya/yaralarına tuz basma
salt in one's wound n. zaten kötü olan/giden bir şeyin üstüne tuz biber ekme/olma
rub salt into the wound v. yaraya tuz biber ekmek
be wound up v. gergin olmak
be wound up v. heyecanlı olmak
rub salt in wound v. yaraya tuz basmak
rub salt in someone's wound v. yarasına tuz basmak
inflict a deep wound v. derin yara açmak
rub salt in a wound v. yaraya tuz basmak
twist the knife in the wound v. yarayı deşmek
twist the knife in the wound v. yaraya tuz basmak
turn the knife in the wound v. yarayı deşmek
turn the knife in the wound v. yaraya tuz basmak
turn the knife in the wound v. yaraya tuz basmak
twist the knife in the wound v. yarayı deşmek
turn the knife in the wound v. yarayı deşmek
twist the knife in the wound v. yaraya tuz basmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birini) (küçük) parmağında oynatmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. parmağının ucuyla/ucunda oynatmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. kukla gibi oynatmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birine) her istediğini yaptırmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birini) elinde oyuncak etmek
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birini) kukla gibi kullanmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birini) istediği gibi yönetmek
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birine) her istediğini yaptırmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birini) parmağında oynatmak
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birini) etrafında pervane etmek
have (someone) wound around (one's) (little) finger v. (birini) tamamen kontrol altına almak
pour salt on one's wound v. (birinin) yarasına tuz basmak
pour salt on the wound v. (birinin) yarasına tuz basmak
dress one's wound v. birinin yarasını sarmak
dress one's wound v. birinin yarasına pansuman yapmak
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birini) tamamen kontrol altına almak
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birini) parmağında oynatmak
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birini) elinde oyuncak etmek
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. parmağının ucuyla/ucunda oynatmak
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birini) istediği gibi yönetmek
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birine) her istediğini yaptırmak
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birini) kukla gibi oynatmak
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birini) (küçük) parmağında oynatmak
have (someone) wound round (one's) (little) finger v. (birini) kukla gibi kullanmak
pour salt onto one's wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
pour salt onto the wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
pour salt on one's wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
pour salt on the wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
pour salt in one's wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
pour salt into the wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
pour salt into one's wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
pour salt in the wound v. yaraya/yarasına tuz basmak
heal one's wound v. yarasını sarmak
all wound up adj. çok gergin/stresli
all wound up adj. çok endişeli/kaygılı/tedirgin
all wound up adj. çok heyecanlı
Speaking
his wound is infected expr. yarası enfeksiyon kapmış
you have a bullet wound expr. kurşun yaran var
they dissolve after the wound is healed expr. yara iyileşince eriyip gidiyor
they dissolve after the wound is healed expr. yara kapanınca eriyip gidiyor
Law
wound examination n. yara muayenesi
bullet wound n. kurşun yarası
Technical
lattice wound coil n. çapraz sargılı bobin
concentric wound coil n. merkezlenerek sarılmış bobin
compound wound generator n. bileşik jeneratör
spiral wound duct n. spiral sarımlı kanal
cross wound bobbin n. çapraz bobin
wound core n. sarılmış çekirdek
compound wound n. karma sargılı
double wound coil n. çift sargılı bobin
compound-wound motor n. yalıtılmış bakır tellerden yapılmış doğru akım elektrik motoru
concentric-wound coil n. merkezlenerek sarılmış bobin
cross-wound bobbin n. çapraz bobin
cross-wound package n. çapraz sarımlı bobin
series-wound generator n. seri sarılmış jeneratör
shunt-wound generator n. şönt jeneratör
shunt-wound generator n. paralel sargılı jeneratör
series-wound generator n. seri jeneratör
series-wound motor n. seri sarılmış motor
shunt-wound motor n. şönt motor
shunt-wound motor n. paralel sargılı motor
tape-wound core n. şerit sargılı çekirdek
wire-wound resistor n. telli direnç
wire-wound potentiometer n. tel sarılı potansiyometre
glass-fibre wound bare copper wire n. cam elyaf sarılmış çıplak bakır tel
wound inductor n. sarımlı bobin
wire-wound winding n. tel sargılı sarım
form-wound stator coil n. şekillendirilmiş stator bobin
fixed low power non-wire wound resistors n. sabit düşük güçlü tel sargısız dirençler
fixed low power non-wire wound surface mounting resistors n. sabit düşük güçlü tel sargısız yüzeye monteli dirençler
general-purpose model-wire-wound application n. genel amaçlı tel sarımlı model uygulaması
fixed low power wire wound surface mounting resistor n. sabit düşük güçlü tel sargı yüzey montaj direnci
glass-fibre wound resin n. cam elyaf sarılı reçine
spiral wound gaskets n. spiral sargı contalar
wire-wound winding n. tel sarımlı sargı
fixed low-power non wire-wound surface-mounted resistor n. sabit düşük güçlü sargısız yüzeye monteli direnç
wound-rotor motor n. bilezikli motor
fixed low power non-wire wound resistor n. sabit düşük güçlü tel sargısız direnç
wound coil n. sarılı bobin
wire-wound electrical insulation systems n. tele-sarılan elektriksel yalıtım sistemleri
wire-wound electrical insulation systems n. tele sarılan elektriksel yalıtım sistemleri
strip-wound metal hose n. şerit şeklinde sarılmış metal hortum