yaralanma - Turco Inglés Diccionario

yaralanma

Significados de "yaralanma" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
General
yaralanma wounding n.
The deaths and wounding of thousands of American servicemen.
Binlerce Amerikan askerinin ölümü ve yaralanması.

More Sentences
yaralanma wound n.
It should be durable and not be torn when wound.
Dayanıklı olmalı ve yaralandığında yırtılmamalıdır.

More Sentences
Military
yaralanma injury n.
He suffered a severe injury in a car accident.
Araba kazasında ağır bir yaralanma geçirdi.

More Sentences
General
yaralanma laceration n.
yaralanma pounding n.
yaralanma physical injury n.
yaralanma nocument n.
yaralanma lancination n.
yaralanma vulneration [obsolete] n.
yaralanma domage n.
Medical
yaralanma traumatization n.
yaralanma traumatisation n.
Archaic
yaralanma impair n.

Significados de "yaralanma" con otros términos en diccionario inglés turco: 114 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kişisel yaralanma personal injury n.
General
kayaktan düşme veya snowboard yaparken yaralanma wipe out n.
ağır yaralanma horrendous injury n.
ağır yaralanma severe injury n.
ağır yaralanma serious injury n.
fiziksel yaralanma bodily contusion n.
fiziksel yaralanma personal injury n.
fiziksel yaralanma bodily injury n.
yaralanma korkusu bodily fear n.
yaralanma ihtimali possibility of injury n.
ufak yaralanma small injury n.
küçük yaralanma small injury n.
velileri tarafından istismar veya yaralanma riski bulunan çocuklara dair yerel otoritelerin tuttuğu liste nai register n.
acı verici ufak yaralanma tweak n.
çocuklar için yaralanma tehlikesi yaratan ilgi çekici şey attractive nuisance n.
ölümcül yaralanma bane n.
hafif yaralanma booboo n.
duygusal yaralanma bruise n.
(özellikle çocuklarda) ufak yaralanma bubu [dialect] n.
yaban domuzunun dişiyle yaralanma ganch n.
(atın arka ayağını ön ayağına vurması sonucu meydana gelen) yaralanma overreach n.
yaralanma acısı smartness n.
yaralanma acısı smarting n.
ingiliz askerleri ve denizcilerine yaralanma ve sakatlanmaları karşılığında tazminat olarak verilen para smart money n.
ısı, nem ve güneş nedeniyle bitki dokularında yaralanma sunscald n.
yaralanma sonrası kısır döngü hareketleri yapmak circus v.
uzun süreli tedavi veya iş göremezlik raporu ile sonuçlanan hastalık veya yaralanma ile ilgili catastrophic adj.
insanların yaralanma veya ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğu duruma ilişkin humanitarian adj.
(yaralanma) kalıcı zarar veren incapacitating adj.
Colloquial
çok küçük yaralanma boo-boo n.
(yaralanma, işten çıkarılma için) tazminat compo [australia/new zealand] n.
Idioms
futbolda kendini bilerek yere atıp yaralanma numarası yapmak take a dive v.
çalışmamak (hastalık, yaralanma dolayısıyla) be out of action v.
Law
ciddi yaralanma serious injury n.
kazaya bağlı yaralanma accidental injury n.
Kişisel yaralanma davalarında mağdurun yasal harç ve avukatlık masraflarından çekinerek dava açmaktan kaçınmasını önlemek üzere getirilmiş bir kural (bu kurala göre avukatlık firması tazminat davasını kazanamazsa avukatlık ücreti almaz) no win no fee n.
ciddi şekilde yaralanma veya ölüme sebep olan fakat ihmal, haksız amaç veya yasadışı fiil içermeyen kaza misadventure n.
cezai yaralanma tazminat makamı cica (criminal injuries compensation authority) [uk] abrev.
Politics
kazaya bağlı bedeni yaralanma veya ölüm accidental bodily injury or death n.
ölüme sebebiyet veren yaralanma fatal injury n.
Insurance
kasten yaralanma intentional self-injury n.
kişisel yaralanma personal injury n.
cismani yaralanma sorumluluğu bodily injury liability n.
sakat kalmaya neden olan yaralanma disability injury n.
Technical
basınç etkisiyle oluşan yaralanma aircraft hijacking n.
Automotive
hipodermik enjeksiyonla yaralanma tehlikesi hypodermic injection injury hazard n.
bedeni yaralanma bodily harm n.
baş yaralanma ölçütü head injury criterion n.
Traffic
ciddi yaralanma serious injury n.
Medical
kombine yaralanma combined injury n.
bedensel yaralanma personal injury n.
bedensel yaralanma bodily injury n.
ciddi fiziksel yaralanma grievous bodily harm n.
ölümcül yaralanma fatal injury n.
ölüme neden olan yaralanma fatal injury n.
yaşamı zorlaştıran türde yaralanma life-damaging injury n.
hayati yaralanma life-damaging injury n.
kan-enjeksiyon yaralanma fobisi blood-injection-injury phobia n.
akut yaralanma acute injury n.
gastrointestinal yaralanma gastrointestinal injury n.
yüksek basınçlı yaralanma high pressure injury n.
iatrojenik damarsal yaralanma iatrogenic vascular injury n.
iatrojenik damar yaralanma iatrogenic vascular injury n.
organ yaralanma skalası organ injury scale n.
ezilme tarzı yaralanma crush injury n.
anatomik yaralanma anatomic injury n.
hayatı tehdit eden yaralanma life-threatening injury n.
çok seviyeli yaralanma multiple level injury n.
yangın/elektrik çarpması ve yaralanma riskleri risks of fire/electric shock or injury n.
cinsel olmayan penetre edici yaralanma non-sexual penetrating trauma n.
yaralanma trasesi line of injury n.
hiperabduksiyon tip yaralanma hyperabduction injury n.
trakeal yaralanma tracheal injury n.
kesici delici yaralanma perforating trauma n.
kesici delici yaralanma perforating injury n.
doksisiklin kullanımına bağlı özofageal yaralanma doxycycline induced esophageal injury n.
yaralanma veya hastalık nedeniyle tahrip olmuş göz kapağı birleşim noktasının operasyonla düzeltilmesi canthoplasty n.
yaralanma sonucu organ (veya bitki kökünde) modifikasyon traumatropism n.
(yaralanma veya hastalık sonucu) vücutta fonksiyon bozukluğu distress n.
(hastalık, yaralanma nedeniyle) sakatlık compromise n.
(hastalık, yaralanma nedeniyle) özürlülük compromise n.
inflamasyon sonrası yapılan yaralanma ampütasyonu intermediary amputation n.
vücuda nesne girmesi sonucu gelişen yaralanma penetrating injury n.
penetrasyon şeklinde yaralanma penetrating injury n.
basit yaralanma minor injury n.
yaralanma içermeyen noninjury adj.
yanarak yaralanma sonrası gelişen postburn adj.
Psychology
yaralanma korkusu traumatophobia n.
hastanın yaralanma veya cerrahi operasyonlardan bilinçaltında zevk alması traumatophilia n.
Dentistry
diş fırçasına bağlı yaralanma toothbrush injury n.
gelişim sırasında yaralanma nedeniyle dişin uzun aksında eğrilik dilaceration n.
Pathology
kafa içi yaralanma intracranial injury n.
doğuştan gelen hastalık veya yaralanma sonucu irisin olmaması aniridia n.
genellikle yaralanma veya enfeksiyon sonucu oluşan fasya iltihabı fasciitis n.
Pharmaceutics
enfeksiyon veya yaralanma sonrası epitelizasyon sağlayan bir ilaç inositol n.
kas spazmları veya akut yaralanma için kullanılan bir kas gevşetici cyclobenzaprine n.
kas spazmları veya akut yaralanma için kullanılan bir kas gevşetici markası flexeril® n.
Optics
kapalı yaralanma closed injury n.
açık yaralanma open injury n.
Agriculture
yaralanma nedeniyle ayakta duramayan (çiftlik hayvanı) downer adj.
Geography
yıldırım çarpması sonucu yaralanma thunderstrike v.
Military
yaralanma noktası point of injury n.
(ülke dışında görev yapan askerler için) askerlerin ingiltere'ye gönderilmesine neden olan yaralanma blighty wound n.
(ülke dışında görev yapan askerler için) ingiltere'ye gönderilmeye neden olan yaralanma blighty n.
çatışmada yaralanma sonucu ölüm died of wounds received in action n.
çatışmada ilk yaralanma first blood n.
çatışmada yaralanma sonucu ölüm dwria (died of wounds received in action) abrev.
Sport
ulusal electronic yaralanma gözetim sistemi national electronic injury surveillance system (neiss) n.
maç için belirlenmiş, yaralanma benzeri durumlar için verilen kayıp zamanın dahil edilmediği standart süre normal time n.
(frizbi) havada birçok kişinin üzerinden geçerek yaralanma riski doğurabilecek kadar uzun kalan atış hospital pass n.
yaralanma, lekelenme, bozulma, hırsızlık ve kayba karşı koruma oluşturması için tasarlanmış sabit eşya veya ek parça guard n.
(sporcularda) yaralanma önleme programı prehab n.
(yaralanma gibi durumlarda destek sağlayan) jimnastikçi yardımcısı spotter n.
Modern Slang
makatta meydana gelen yaralanma anal laceration n.