injury - Turco Inglés Diccionario

injury

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

injury — Definition

Significado:
yaralanma, zarar
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɪndʒəri/ – BrE /ˈɪndʒəri/)
Categoría gramatical:
İsim: injury (injuries)
Sinónimo:
harm, damage, wound
Antónimos:
health, repair

Significados de "injury" en diccionario turco inglés : 35 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
injury n. zarar
The injury that these allegations caused to my firm's reputation is unfixable.
Bu iddiaların şirketimin itibarına verdiği zarar tamir edilemez.

More Sentences
General
injury n. yara
The way the rich countries ignored this meeting added insult to injury.
Zengin ülkelerin bu toplantıyı görmezden gelmeleri ise yaraya tuz biber ekmiştir.

More Sentences
injury n. zarar
The injury that these allegations caused to my firm's reputation is unfixable.
Bu iddiaların şirketimin itibarına verdiği zarar tamir edilemez.

More Sentences
injury n. hasar
A brain injury is a more serious injury.
Beyin hasarı daha ciddi bir yaralanmadır.

More Sentences
injury n. zedelenme
The false accusations caused injury to her reputation.
Hakkındaki asılsız suçlamalar, itibarının zedelenmesine neden oldu.

More Sentences
injury n. sakatlık
He'll be back from injury in May.
Mayısta sakatlıktan iyileşerek sahalara dönecek.

More Sentences
injury n. sakatlanma
I stretch before exercising to prevent injury.
Sakatlanmayı önlemek için egzersizden önce esneme hareketleri yapıyorum.

More Sentences
Technical
injury n. zarar
The injury that these allegations caused to my firm's reputation is unfixable.
Bu iddiaların şirketimin itibarına verdiği zarar tamir edilemez.

More Sentences
Medical
injury n. hasar
A brain injury is a more serious injury.
Beyin hasarı daha ciddi bir yaralanmadır.

More Sentences
Tobacco
injury n. hasar
A brain injury is a more serious injury.
Beyin hasarı daha ciddi bir yaralanmadır.

More Sentences
Military
injury n. yaralanma
He suffered a severe injury in a car accident.
Araba kazasında ağır bir yaralanma geçirdi.

More Sentences
General
injury n. üzgü
injury n. kırma
injury n. eza
injury n. incinme
injury n. halel
injury n. fenalık
injury n. dokunca
injury n. ziyan
injury n. bere
injury n. itibar kaybı
injury n. lekelenme
injury n. kötü şöhret
Trade/Economic
injury n. haksızlık
injury n. verilen zarar
injury n. ziyan
Law
injury n. adam yaralama
injury n. yaralama
injury n. hak ihlali
injury n. başkasının malına verilen haksız zarar
Tobacco
injury n. tahribat
Military
injury n. savaş yaralısı
injury n. şehit
injury n. gazi
Ottoman Turkish
injury n. mecruhiyet

Significados de "injury" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
personal injury n. kişisel yaralanma
General
first aid in illness and injury n. hastalık ve yaralanmada ilkyardım
accidental injury n. kaza yaralanması
injury recovery n. sakatlıktan kurtulma
severe injury n. ağır yaralanma
serious injury n. ağır yaralanma
horrendous injury n. ağır yaralanma
severe injury n. ağır zarar
bodily injury n. fiziksel yaralanma
personal injury n. fiziksel sakatlık
personal injury n. fiziksel yaralanma
personal injury n. bedeni yaralama
personal injury n. bedeni zarar
physical injury n. maddi zarar
physical injury n. bedeni zarar
bodily injury n. fiziksel sakatlık
physical injury n. yaralama
physical injury n. yaralanma
bodily injury n. bedeni sakatlık
deliberate injury to one's own body n. kendi kendini sakatlama
verbal injury n. hakaret
verbal injury n. sözlü saldırı
non-accidental injury n. kasten yaralama
possibility of injury n. yaralanma ihtimali
possibility of injury n. sakatlanma ihtimali
physical injury n. fiziksel zarar
small injury n. ufak yaralanma
small injury n. küçük yaralanma
personal injury n. bedensel zarar
injury [obsolete] n. suçlama
injury [obsolete] n. lekeleme
injury [obsolete] n. aşağılayıcı konuşma
injury [obsolete] n. karalama
injury [obsolete] n. iğneleyici konuşma
injury [obsolete] n. hakaret
add insult to injury v. tüy dikmek
sustain an injury v. zarar görmek
add insult to injury v. yaraya tuz basmak
recover from the injury v. sakatlıktan yeni çıkmak
recover from the injury v. sakatlıktan çıkmak
decrease the possibility of injury v. sakatlık olasılığını azaltmak
increase the risk of injury v. sakatlık riskini artırmak
decrease the risk of injury v. sakatlık riskini azaltmak
increase the risk of injury v. sakatlık riskini arttırmak
escape without injury v. (kazayı vb) yaralanmadan atlatmak
escape without injury v. yara almadan kurtulmak
fake an injury v. sakatlanma numarası yapmak
fake an injury v. sakatlanmış gibi yapmak
fake an injury v. sakatlanmış numarası yapmak
prevent injury v. yaralanmayı önlemek
injury [obsolete] v. incitmek
injury [obsolete] v. incitmek
injury [obsolete] v. sakatlamak
injury [obsolete] v. kayba yol açmak
injury [obsolete] v. zarara uğratmak
injury [obsolete] v. yaralamak
injury [obsolete] v. gocundurmak
injury [obsolete] v. hata yapmak
injury [obsolete] v. kırmak
injury [obsolete] v. zarar vermek
injury [obsolete] v. haksızlık yapmak
injury [obsolete] v. zedelemek
injury free adj. yarasız
injury free adj. hasarsız
injury-prone adj. yaralanmaya yatkın
injury-prone adj. yaralanan
Colloquial
add insult to injury v. üstüne tuz biber ekmek
add insult to injury v. üstüne üstlük yapmak
Idioms
add insult to injury v. tuz biber ekmek
add insult to injury v. kaş yapayım derken göz çıkarmak
do yourself an injury v. fiziksel zarar görmek
do somebody/yourself an injury v. kendi kendini incitmek
do (oneself or someone) an injury v. (kendine/birine) zarar verecek bir şey yapmak
do somebody/yourself an injury v. kendini/birini yaralamak
do somebody/yourself an injury v. kendi kendine zarar vermek
do (oneself or someone) an injury v. (kendini/birini) incitmek
do somebody/yourself an injury v. kendine/birine fiziksel zarar vermek
do (oneself or someone) an injury v. (kendini/birini) yaralayacak bir şey yapmak
do (oneself or someone) an injury v. (kendine) birine zarar vermek
do (oneself or someone) an injury v. (kendini/birini) incitecek bir şey yapmak
do (oneself or someone) an injury v. (kendini/birini) yaralamak
do somebody/yourself an injury v. kendini/birini incitmek
do yourself an injury v. incinmek
do yourself an injury v. yaralanmak
do somebody/yourself an injury v. kendi kendini yaralamak
add insult to injury v. tüy dikmek
add insult to injury v. kaş yapayım derken göz çıkarmak
add insult to injury v. üstüne üstlük yapmak
add insult to injury v. üstüne tuz biber ekmek
add insult to injury v. yaraya tuz basmak
pick up an injury v. sakatlanmak
Speaking
an injury to one is an injury to all expr. birimize yapılan hepimize yapılmıştır
Trade/Economic
personal injury liability n. kişisel zarardan doğan borç
real injury n. maddi hasar
personal injury n. ziyan
personal injury n. kişiye verilen zarar
physical injury n. maddi zarar
injury test n. haksız zarar testi
real injury n. maddi zarar
injury to person n. kişiye zarar
pecuniary injury n. maddi zarar
non-pecuniary injury n. gayrimaddi zarar
nonpecuniary injury n. gayrimaddi zarar
non-pecuniary injury n. maddi olmayan zarar
nonpecuniary injury n. maddi olmayan zarar
injury-on-duty leave with pay n. ücretli iş kazası izni
lost time injury n. kayıp zamanlı kaza
Law
legal injury n. adli haksızlık
bodily injury n. cismani zarar
consequences of bodily injury n. cismani zararın neticeleri
wanton injury n. kayıtsızlık sonucu sebep olunan zarar
great bodily injury n. ağır yara
great bodily injury n. ciddi bedeni hasar
great bodily injury n. ağır müessir fiil
serious injury n. ciddi yaralanma
self-injury n. kendi kendini yaralama
self inflicted injury n. kendi kendini yaralama
self inflicted injury n. kendisini sakatlama
self-injury n. kendisini sakatlama
civil injury n. bireye verilen zarar
civil injury n. bireysel hakların ihlali
accidental injury n. kazaya bağlı yaralanma
corporal injury n. bedeni zarar
private injury n. kamu yerine bir bireye verilen zarar
private injury n. kişiye verilen zarar
personal injury attorney n. ferdi kaza avukatı
personal injury lawyer n. ferdi kaza avukatı
malicious injury to the person n. kişi aleyhine işlenen ve müebbet hapis cezasıyla sonuçlanan suç
willful injury n. kasten yaralama
willful and malicious injury n. kasten yaralama
reckless injury n. taksirle yaralama
intentional injury n. kasten yaralama
permanent injury n. kalıcı şekilde sakatlık
permanent injury n. kalıcı sakatlık
accident involving death or personal injury n. ölümlü veya yaralanmalı kaza
accident involving death or personal injury n. ölümle veya yaralanmayla sonuçlanan kaza
bodily injury n. yaralama
bodily injury n. adam yaralama
reckless injury n. taksirle yaralama
aggravated injury n. ağırlaşmış yaralama
nonaccidental injury n. kasten yaralama
nonaccidental injury n. taksirle yaralama
legal injury n. yasal hakkın ihlali sonucunda oluşan zarar
Politics
accidental bodily injury or death n. kazaya bağlı bedeni yaralanma veya ölüm
fatal injury n. ölüme sebebiyet veren yaralanma
Insurance
intentional self-injury n. kasten yaralanma
bodily injury n. bedeni zarar
personal injury n. kişisel yaralanma
third party bodily injury n. üçüncü şahıs bedeni zarar
disability injury n. sakat kalmaya neden olan yaralanma