zedelemek - Turco Inglés Diccionario

zedelemek

Significados de "zedelemek" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
General
zedelemek damage v.
This unfairness unfortunately harmed the credibility of the NGOs and damaged the prestige of the Conference on Racism.
Bu adaletsizlik ne yazık ki STK'ların güvenilirliğine zarar vermiş ve Irkçılık Konferansı'nın prestijini zedelemiştir.

More Sentences
zedelemek harm v.
That incident harmed his reputation.
O olay onun ününü zedeledi.

More Sentences
zedelemek bruise v.
Losing the match bruised our team's ego.
Maçı kaybetmek takımımızın egosunu zedeledi.

More Sentences
zedelemek hurt v.
The gossip hurt his reputation.
Dedikodu onun itibarını zedeledi.

More Sentences
zedelemek hurt adj.
The gossip hurt his reputation.
Dedikodu onun itibarını zedeledi.

More Sentences
zedelemek contuse v.
zedelemek injure v.
zedelemek punish v.
zedelemek endamnify [obsolete] v.
zedelemek wither v.
zedelemek injury [obsolete] v.
zedelemek impair v.
Phrasals
zedelemek bung up v.
zedelemek bung something up v.
zedelemek ding up v.

Significados de "zedelemek" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Turco Inglés
General
birisinin itibarını zedelemek amacıyla yapılan saldırı blackwash n.
birisinin itibarını zedelemek amacıyla yapılan saldırı character assassination n.
zedelemek (bir uzvu) hurt v.
zedelemek (bir uzvu) injure v.
zedelemek (gurur) outrage v.
saygınlığını zedelemek besmirch someone's reputation v.
itibarını zedelemek besmirch someone's reputation v.
itibarını zedelemek infamize v.
itibarını zedelemek ruin one's reputation v.
itibarını zedelemek damage one's reputation v.
itibarını zedelemek destroy one's reputation v.
itibarını zedelemek tarnish one's reputation v.
onurunu zedelemek tarnish one's honour v.
onurunu zedelemek stain one's honour v.
gururunu zedelemek injure/hurt/wound one's pride v.
itibarını zedelemek infamise v.
yeniden zedelemek redamage v.
itibarını zedelemek reflect v.
tekrar zedelemek reinjure v.
onurunu zedelemek embace [obsolete] v.
itibarını zedelemek blast v.
(at) topuk eklemini destekleyen bağ dokuları veya kemikleri ciddi şekilde zedelemek break down v.
itibarını zedelemek dent v.
itibarını zedelemek deplume v.
(iftira ve kötüleme ile) itibarını zedelemek deprave v.
(birinin) dindarlığını zedelemek disedify v.
itibarını zedelemek disrepute [obsolete] v.
kendi itibarını zedelemek self-destruct v.
itibarını zedelemek discredit v.
Phrasals
saygınlığını zedelemek shoot down v.
bir şeyle birinin/bir şeyin itibarını zedelemek smear someone or something with something v.
yüzeyini/derisini zedelemek skin up v.
(birinin/bir şeyin) itibarını zedelemek blow upon (someone or something) [obsolete] v.
(birinin/bir şeyin) itibarını zedelemek blow on (someone or something) [obsolete] v.
zedelemek (uzvu) mess up v.
bir şeyi zedelemek bang something up v.
ile itibarını zedelemek besmirch with v.
birini/bir şeyi zedelemek carve someone or something up v.
(birinin/bir şeyin) itibarını zedelemek weigh against (someone or something) v.
Colloquial
birinin itibarını zedelemek do someone dirt v.
Idioms
birisinin kendine olan güvenini zedelemek knock the props out from under someone v.
güvenini zedelemek sell down the river v.
(birinin/bir şeyin) itibarını zedelemek give (someone or something) a black eye v.
(birinin/bir şeyin) itibarını zedelemek give a black eye to (someone or something) v.
(kendi) itibarını zedelemek stand in (one's) own light v.
Trade/Economic
imajını zedelemek tarnish image v.
Politics
türkiye'nin imajını zedelemek tarnish turkey's image v.
Archaic
onurunu zedelemek embase v.
Slang
iftira atıp itibar zedelemek backstab v.