karalama - Turco Inglés Diccionario

karalama

Significados de "karalama" en diccionario inglés turco : 42 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
karalama scribble n.
The walls of the child's room were covered with scribbles.
Çocuğun odasının duvarları karalamalarla kaplıydı.

More Sentences
karalama defamation n.
General
karalama smear n.
The story about the bribery turned out to be a smear.
Rüşvetle ilgili hikayenin bir karalama olduğu ortaya çıktı.

More Sentences
karalama scribbling n.
Tom kept scribbling.
Tom karalamaya devam etti.

More Sentences
karalama doodling n.
Can a neural network learn to recognize doodling?
Bir sinir ağı karalamayı tanımayı öğrenebilir mi?

More Sentences
karalama scrawl n.
A terrible, almost illegible scrawl.
Korkunç, neredeyse okunaksız bir karalama.

More Sentences
karalama calumny n.
The character assassination was an act of calumny.
İtibara yönelik yapılan saldırı, bir karalama eylemiydi.

More Sentences
karalama calumny n.
The character assassination was an act of calumny.
İtibara yönelik yapılan saldırı, bir karalama eylemiydi.

More Sentences
karalama scrabble n.
karalama slander n.
karalama copy n.
karalama rough draft n.
karalama doodles n.
karalama doodle n.
karalama scandal n.
karalama writing exercise n.
karalama crossing out n.
karalama aspersion n.
karalama draft n.
karalama libel n.
karalama denigration n.
karalama smearing n.
karalama traduction n.
karalama blot n.
karalama blackwash n.
karalama obtrectation n.
karalama delinition n.
karalama imprecation n.
karalama diffame n.
karalama injury [obsolete] n.
karalama daub n.
karalama sclaundre n.
karalama scrabble n.
karalama scrape n.
karalama scrape of the pen n.
karalama screeve n.
karalama squib n.
karalama detraction N.
Idioms
karalama black eye n.
Technical
karalama scratch n.
Computer
karalama scrap n.
Archaic
karalama sclaunder n.

Significados de "karalama" con otros términos en diccionario inglés turco: 65 resultado(s)

Turco Inglés
General
karalama kağıdı scratch paper n.
karalama yapan kişi doodler n.
adam karalama safsatası ad hominem n.
adam karalama safsatası argumentum ad hominem n.
karalama kampanyası smear campaign n.
karalama defteri scratchpad n.
karalama (fransızca) griffonne n.
iktidardakinin yandaşı olmayanlara karşı yürüttüğü karalama ve sindirme kampanyası witch-hunt n.
karalama ve sindirme kampanyası witch-hunt n.
karalama ve sindirme kampanyası (iktidardakilerin farklı düşünenlere karşı yürüttüğü) witch-hunt n.
amaçsızca bir şey karalama doodle n.
sözde iftira sözde karalama alleged defamation n.
karalama kütüğü scrap file n.
karalama kağıdı worksheet n.
karalama defteri sketch pad n.
karalama defteri sketchbook n.
karalama defteri sketch block n.
öylesine çizilen karalama doodle n.
adını karalama name and shame n.
karalama senfonisi scribble symphony n.
karalama defteri rough book n.
birisinin ırkını veya dilini karalama ethnic slur n.
karalama yapma information n.
amaçsız karalama pothook n.
çirkin karalama squiggle n.
davaya zarar vermeye yönelik karşı argüman ve karalama propaganda n.
karalama yapmak doodle v.
yazılı karalama libel N.
(yazı) karalama blot N.
Idioms
karalama kampanyası smear campaign n.
karalama kampanyası whispering campaign n.
karalama kampanyası rumor campaign n.
(birine karşı) karalama kampanyası smear campaign (against someone) n.
karalama kampanyası rumour campaign n.
Speaking
sıranı karalama don't draw on your desk expr.
sıranı karalama don't scribble on your desk expr.
Trade/Economic
karalama defteri waste book n.
karalama kağıdı scratch paper n.
karalama kağıdı rough paper n.
karalama kağıdı scrap paper n.
Law
adam karalama safsatası argumentum ad hominem n.
ingiliz bir soyluyu, yargıcı veya yüksek rütbeli memuru karalama amaçlı yayınlanmış yazı veya verilmiş demeç scandalum magnatum n.
Politics
karalama kampanyası defamatory campaign n.
karalama kampanyası defamation campaign n.
karalama kampanyası mud slinging campaign n.
karalama kampanyası smear campaign n.
karalama kampanyası witch hunt n.
rakibi karalama uygulamaları dirty tricks n.
(bir adaya) karalama kampanyasıyla saldırmak bork [us] v.
(bir adayı) karalama kampanyasıyla yenmek bork [us] v.
karalama karşıtı anti-defamation adj.
karalama karşıtı antidefamation adj.
Media
karalama kampanyası smearing campaign n.
Technical
karalama havuzu scratch pool n.
karalama dosyası scrap file n.
ntms karalama ortamı etiket kütüphanesi ntms scratch media label library n.
karalama kümesi scratch set n.
karalama kütüğü scrap file n.
karalama kağıdı work sheet n.
Computer
karalama gif squiggles gif n.
Informatics
üstünü karalama strikethrough n.
karalama kütüğü scrap file n.
Literature
karalama kampanyaları yapan yazar veya konuşmacı hatchet man n.
geoffrey crayon'ın karalama defteri'nde yayınlanan, ismini başkahramanından alan bir hikaye rip van winkle n.
Art
yalın edebi karalama pastel n.