a basis - Turco Inglés Diccionario

a basis

Significados de "a basis" con otros términos en diccionario inglés turco: 110 resultado(s)

Inglés Turco
General
a sound basis n. sağlam bir temel
be considered on a preferential basis v. öncelikle ele alınmak
have a legal basis v. yasal dayanağı olmak
provide a basis for v. zemin sağlamak
form a basis for v. zemin oluşturmak
be a basis for v. gerekçe oluşturmak
form a basis for v. kaynak teşkil etmek
form a basis v. dayanak teşkil etmek
constitute a basis v. dayanak teşkil etmek
provide a basis v. zemin hazırlamak
form a basis v. zemin hazırlamak
provide a basis v. temel oluşturmak
form a basis v. temel oluşturmak
be a basis v. temel oluşturmak
be employed on a salary basis v. maaşla çalışmak
be employed on a salary basis v. maaşlı çalışmak
work on a salary basis v. maaşlı çalışmak
work on a salary basis v. maaşla çalışmak
be a basis v. dayanak teşkil etmek
be taken as a basis v. baz alınmak
be taken as a basis v. esas alınmak
form a basis v. baz teşkil etmek
constitute a basis v. baz teşkil etmek
form a basis v. baz oluşturmak
form a basis v. esas olmak
form a basis v. esas oluşturmak
be a basis to v. esas oluşturmak
be a basis to v. esas olmak
comprise a basis for v. zemin teşkil etmek
evaluate on a case-by-case basis v. olay/vaka bazında değerlendirme yapmak
pay on a timely basis v. belirtilen zamanda/zamanında ödemek
comprise a basis for v. temel oluşturmak
constitute a basis v. temel teşkil etmek
constituting a basis for adj. dayanak oluşturan
forming a basis for adj. dayanak oluşturan
not having a firm basis or foundation adj. sağlam temellere dayanmayan
on a regular basis adv. muntazaman
on a sustainable basis adv. sürekli bir tabana oturacak şekilde
on a regular basis adv. düzenli olarak
as a basis adv. temel olarak
on a daily basis adv. günlük
on a yearly basis adv. yıllık bazda
on a daily basis adv. günlük bazda
on a daily basis adv. günlük olarak
on a yearly basis adv. yıllık olarak
on a monthly basis adv. aylık bazda
on a weekly basis adv. haftalık bazda
on a weekly basis adv. haftalık olarak
on a monthly basis adv. aylık olarak
(on a) regular basis adv. düzenli olarak
on a regular basis adv. düzenli biçimde
on a regional basis adv. bölgesel bazda
on a legitimate basis adv. meşru bir zeminde
on a volunteer basis adv. gönüllülük esasına dayalı
on a first-come first-serve basis adv. ilk gelen önceliği alır şeklinde
on a first-come first-serve basis adv. ilk gelene öncelik verilir biçiminde
on a quarterly basis adv. dört dönem olarak
on a daily basis adv. her gün
on a quarterly basis adv. çeyrek bazlı
on a voluntary basis adv. gönüllülük esasına dayalı
on a regular basis adv. düzenli aralıklarla
Phrases
on a complimentary basis adv. bilabedel
on a full-time basis adv. tam gün esasına dayalı olarak
on a full-time basis adv. tam gün
on a market by market basis expr. ayrı ayrı/tek tek piyasa/pazar bazında
on a market by market basis expr. her bir pazar/piyasa için ayrı ayrı
on a sound basis expr. sağlıklı bir zeminde
on a country basis expr. ülke bazında
on a non-exclusive basis expr. gayrı münhasır şekilde/olarak
on a first name basis expr. senli benli
on a complimentary basis expr. karşılıksız olarak
on a trial basis expr. deneme olarak
on a first-name basis (with someone) expr. (biriyle) iyi arkadaş
on a first-name basis (with someone) expr. (biriyle) yakın arkadaş
on a first-name basis (with someone) expr. (biriyle) senli benli
Idioms
be on a first-name basis with someone v. birisiyle iyi arkadaş olmak
be on a first-name basis with someone v. birini çok iyi tanımak
get on a first-name basis with someone v. birini çok iyi tanımak
be on a first-name basis with someone v. iyi arkadaşı olmak
get on a first-name basis with someone v. iyi arkadaşı olmak
get on a first-name basis with someone v. birisiyle iyi arkadaş olmak
get on a first-name basis with someone v. biriyle senli benli olmak
get on a first-name basis with someone v. senli benli olmak
on a need-to-know basis expr. sadece bilinmesi gerektiği kadar (bilgi)
Speaking
are you on a first name basis? expr. birbirinize adınızla mı hitap ediyorsunuz?
are you on a first name basis? expr. birbirinize adlarınızla mı hitap ediyorsunuz?
are you on a first name basis with him? expr. ona adıyla mı hitap ediyorsun?
are you on a first name basis with him? expr. ona ismiyle mi hitap ediyorsun?
Trade/Economic
on a basis of reciprocity expr. karşılıklı olarak
on a stand-alone basis expr. tekil bazda
on a consistent basis expr. tutarlı bir bazda
on a going-forward basis expr. ileriye dönük olarak
on a going-forward basis expr. ileride
Law
the copy certified by the notary shall 'constitute a basis for contracting' n. notere tasdik ettirilmiş nüshası 'akte esastır'
Politics
immovable purchased on a time share basis n. devre mülk esasına göre satın alınan taşınmaz mal
immovable purchased on a time share basis n. devre mülk esasında satın alınan taşınmaz
on a reciprocal basis expr. karşılıklılık temelinde
on a reciprocal basis expr. mütekabiliyet esasına dayanarak
on a non-discriminatory basis expr. ayrım yapılmaksızın
on a non-discriminatory basis expr. ayrımcı olmayan temelde
Technical
basis of a space n. bir uzayın tabanı
Computer
basis of a space n. bir uzayın doğurayı
Telecom
on a call by call basis expr. çağrı bazında
Medical
on a patient by patient basis adv. tek tek hasta bazında
Math
basis for a topology n. topoloji tabanı
basis of a linear space n. doğrusal uzay tabanı
Education
on a rolling basis expr. sürekli
on a rolling basis expr. devamlı
Environment
determination of soil water content calculated on a volume basis n. toprak rutubetinin hacim esasına göre tayini
determination of dry matter and water content on a mass basis n. kuru madde ve suyun kütle esasına göre tayini