acceleration - Turco Inglés Diccionario

acceleration

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

acceleration — Definition

Significado:
ivmelenme, hızlanma, ivme
Pronunciación (IPA):
(AmE /əkˌsɛləˈreɪʃən/ – BrE /əkˌseləˈreɪʃən/)
Categoría gramatical:
İsim: acceleration (accelerations)
Antónimos:
deceleration, slowdown, braking

Significados de "acceleration" en diccionario turco inglés : 30 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
acceleration n. ivme
These two formulas are used to calculate acceleration.
Bu iki formül ivmeyi hesaplamak için kullanılır.

More Sentences
acceleration n. hızlandırma
On the contrary, the acceleration of the enlargement negotiations should help in that respect.
Aksine genişleme müzakerelerinin hızlandırılması bu konuda yardımcı olacaktır.

More Sentences
General
acceleration n. hız değişimi
Electric cars have much more acceleration than the others.
Elektrikli otomobiller diğerlerine göre çok daha fazla hız değişimine sahiptir.

More Sentences
acceleration n. hızlanma
The new regulations can lead to an acceleration in electric car sales.
Yeni düzenlemeler elektrikli otomobil satışlarının hızlanmasına yol açabilir.

More Sentences
acceleration n. hızlandırma
On the contrary, the acceleration of the enlargement negotiations should help in that respect.
Aksine genişleme müzakerelerinin hızlandırılması bu konuda yardımcı olacaktır.

More Sentences
Trade/Economic
acceleration n. hızlandırma
On the contrary, the acceleration of the enlargement negotiations should help in that respect.
Aksine genişleme müzakerelerinin hızlandırılması bu konuda yardımcı olacaktır.

More Sentences
acceleration n. hızlanma
The new regulations can lead to an acceleration in electric car sales.
Yeni düzenlemeler elektrikli otomobil satışlarının hızlanmasına yol açabilir.

More Sentences
Technical
acceleration n. hızlandırma
On the contrary, the acceleration of the enlargement negotiations should help in that respect.
Aksine genişleme müzakerelerinin hızlandırılması bu konuda yardımcı olacaktır.

More Sentences
acceleration n. hızlanma
The new regulations can lead to an acceleration in electric car sales.
Yeni düzenlemeler elektrikli otomobil satışlarının hızlanmasına yol açabilir.

More Sentences
acceleration v. ivme
These two formulas are used to calculate acceleration.
Bu iki formül ivmeyi hesaplamak için kullanılır.

More Sentences
Automotive
acceleration n. hızlanma
The new regulations can lead to an acceleration in electric car sales.
Yeni düzenlemeler elektrikli otomobil satışlarının hızlanmasına yol açabilir.

More Sentences
Food Engineering
acceleration n. hızlandırma
On the contrary, the acceleration of the enlargement negotiations should help in that respect.
Aksine genişleme müzakerelerinin hızlandırılması bu konuda yardımcı olacaktır.

More Sentences
acceleration n. ivme
These two formulas are used to calculate acceleration.
Bu iki formül ivmeyi hesaplamak için kullanılır.

More Sentences
Meteorology
acceleration n. ivme
These two formulas are used to calculate acceleration.
Bu iki formül ivmeyi hesaplamak için kullanılır.

More Sentences
General
acceleration n. hız verme
acceleration n. hız artması
acceleration n. süratlenme
Trade/Economic
acceleration n. muacceliyet
acceleration n. vadenin öne çekilmesi
acceleration n. vadeden önce muaciliyet kespetme
Law
acceleration n. vaktinden önce intikal
acceleration n. vadeden önce muaccel olma
acceleration n. vadeden önce muacceliyet kesbetme
Technical
acceleration n. akselerasyon
acceleration n. hızın zamanla değişim miktarı
acceleration n. süratin artması
acceleration v. ivmelenme
Medical
acceleration n. akselerasyon
Marine Biology
acceleration n. ivdirme
acceleration n. tezleştirme

Significados de "acceleration" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
acceleration of economic reforms n. ekonomik reformların hız kazanması
rate of acceleration n. ivme oranı
critical acceleration n. kritik ivme
acceleration lane n. hızlanma şeridi
acceleration coefficient n. ivme katsayısı
acceleration lane n. hız şeridi
lose acceleration v. ivme kaybetmek
gain acceleration v. ivme yakalamak
gain acceleration v. ivme kazanmak
give acceleration v. ivme vermek
give acceleration v. ivme kazandırmak
gain acceleration v. hızlı bir ivme kazanmak
Trade/Economic
coefficient of acceleration n. hızlandıran katsayısı
acceleration clause n. ipotekte veya taksitli satışlarda taksitlerden birisi zamanında ödenmezse tüm borcun hemen ödenmesini öngören hüküm
acceleration clause n. muacelliyet hükmü
acceleration principle n. hızlanma ilkesi
acceleration premium n. verimlilik primi
Law
acceleration clause n. muacceliyet şartı
acceleration clause n. taksitlerden biri ödenmediğinde tüm borcun muaccel olmasını öngören madde
acceleration clause n. vadeden önce muacceliyete dair şart
acceleration principle n. hızlandırma prensibi
acceleration of maturity n. vadenin öne çekilmesi
acceleration of maturity n. vadeden önce muacceliyet
acceleration of maturity n. vadeden önce muaciliyet kespetme
acceleration of maturity n. kesbetme
acceleration of maturity n. vadeden önce muaccel olma
Politics
acceleration of debt n. muacceliyet
Technical
static acceleration error coefficient n. kalıcı ivme hata katsayısı
coriolis acceleration n. koriyolis ivme (meteor)
constant acceleration n. sabit ivme
local acceleration n. lokal ivme
gravitational acceleration n. bir cismin vakum içi düşüşü sırasında kazandığı hız
acceleration for repair & maintenance n. yıllara yaygın inşaat onarım hak ediş bedeli
average acceleration n. ortalama ivme
acceleration time n. ivme süresi
angular acceleration n. açısal ivme
poor acceleration n. yetersiz hızlanma
acceleration slip regulation n. ivme kayması kontrolü
centrifugal acceleration n. merkezkaç ivme
acceleration jet n. jikle
negative acceleration n. hareketli bir cismin yavaşlaması
uniform acceleration n. düzgün ivme
centripetal acceleration n. merkezcil ivme
steady state acceleration error n. kalıcı ivme hatası
acceleration of gravity n. yerçekimi ivmesi
strain acceleration n. şekil değiştirmenin hızlandırılması
local acceleration n. yerel ivme
acceleration response n. ivmelenme tepkisi
static state acceleration error n. kalıcı ivme hatası
timed acceleration n. zamanlanmış ivdirme
acceleration error n. ivme hatası
vertical acceleration n. dikey ivme
vertical acceleration n. düşey ivme
acceleration of free fall n. serbest düşüş ivmesi
acceleration due to gravity n. yerçekimi ivmesi
acceleration of hardening by heat n. sertleşmenin ısı ile hızlandırılması
acceleration of setting n. katılaşmayı hızlandırma
centrifugal acceleration n. santrifüjlü ivme
lateral acceleration n. yanal ivme
slam acceleration n. güç kontrol kolunun çok hızlı olarak ileri itildiği uygun olmayan motor çalıştırılması
linear acceleration n. çizgisel ivme
linear acceleration n. doğrusal ivme
normal acceleration n. normal hızlanma
post-acceleration n. geç ivme
tangential acceleration n. teğetsel ivme
radial acceleration n. radyal ivme
coefficient of acceleration n. hızlandırma katsayısı
acceleration coefficient n. hızlandırma katsayısı
acceleration lever n. ivme kolu
steady state acceleration n. kararlı durum ivmesi
transverse acceleration n. yana doğru hızlanma
ground acceleration n. yer ivmesi
peak acceleration n. pik ivmesi
acceleration of horizontal motion n. yatay hareket ivmesi
acceleration of horizontal motion n. yatay hareketin ivmelenmesi
scanning local-acceleration microscopy n. taramalı yöresel hızlanma mikroskopisi
combined bounce of steady-state acceleration with dry heat or cold n. kuru sıcak veya soğuk ile birleştirilmiş darbe veya kararlı durum ivmesi
steady-state acceleration n. kararlı durum ivmesi
steady-state acceleration n. kararlı ivme
steady state acceleration n. kararlı durum ivmelenme
acceleration governor n. ivme regülatörü
ground acceleration coefficient n. yer ivme katsayısı
effective ground acceleration coefficient n. etkin yer ivmesi katsayısı
gravitational acceleration n. yerçekimi ivmesi
acceleration unit n. ivme birimi
acceleration unit n. hızlanmayı ölçme birimi
acceleration unit n. hızlanma birimi
Computer
acceleration interval n. hızlanma aralığı
acceleration time n. hızlanma ivme süresi
acceleration time n. hızlanma zamanı
hardware acceleration n. donanım ivmesi
lateral acceleration n. yanal ivme
pen acceleration n. kalem ivmesi
acceleration time n. ivme süresi
u-acceleration n. u-ivmesi
rz-acceleration n. rz-ivmesi
static or steady-state acceleration error n. kalıcı ivme hatası
rx-acceleration n. rx-ivmesi
ry-acceleration n. ry-ivmesi
v-acceleration n. v-ivmesi
v-acceleration n. u-ivmesi
u-acceleration n. u-hızlandırması
z-acceleration n. z-ivmesi
y-acceleration n. y-ivmesi
x-acceleration n. x-ivmesi
no acceleration expr. ivme yok
Informatics
angular acceleration n. açısal ivme
Telecom
acceleration of convergence n. yakınsamanın hızlandırılması
internet security and acceleration n. internet güvenliği ve hızlandırması
Electric
acceleration voltage n. akselerasyon voltajı
Mechanic
yaw acceleration n. uçağın veya füzenin normal veya z ekseni etrafındaki açısal hızlanması
Automotive
acceleration jet n. jikle pompası
body acceleration threshold exceeded n. gövde ivme eşiğinin aşılması
acceleration sensor n. hız sensörü
acceleration pump n. kapış pompası
acceleration lane n. hızlanma şeridi
acceleration knocking n. hızlanma vuruntusu
lateral acceleration n. yanal ivmelenme
acceleration vibration n. hızlanma titreşimi
acceleration using control switch n. kontrol anahtarını kullanarak hız kazanma
acceleration skid control n. patinaj kontrolü
acceleration skid control n. kayma kontrolü
foot-operated acceleration control subsystem (thrcon) n. ayakla iletilen hızlanma kontrol tali sistemi
temperature-compensated acceleration pump n. sıcaklık ayarlı kapış pompası
acceleration slip control n. ivme kayması kontrolü
auxiliary acceleration pump n. yardımcı kapış pompası
acceleration enrichment n. hızlanma sırasında zenginleştirme
acceleration lane n. hızlanma şeridi
sluggish acceleration n. yavaş hızlanma
acceleration performance n. hızlanma performansı
lateral acceleration sensor n. yanal hızlanma sensörü
angular acceleration n. açısal hızlanma
acceleration squat n. hızlanmaya bağlı çökme
vertical acceleration n. dikey ivme
lateral acceleration switch n. yanal hızlanma anahtarı
acceleration simulation mode n. hızlanma simülasyon modu
lateral acceleration n. yanal hızlanma
acceleration sensor n. hızlanma sensörü
acceleration tolerance n. ivme toleransı
negative acceleration n. negatif hızlanma
acceleration system n. kapış devresi
acceleration stress n. ivme stresi
yaw acceleration n. gezme ivmesi
Traffic
acceleration lane n. katılma şeridi
Railway
maximum acceleration n. maksimum ivme
rate of change of acceleration n. sademe
Aeronautic
gravitational acceleration unit n. yerçekimi ivme birimi
cross acceleration n. çapraz ivme
coriolis acceleration n. coriolis ivmesi
acceleration atelectasis n. ivme atelektazisi