ahlak - Turco Inglés Diccionario

ahlak

Significados de "ahlak" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ahlak morals n.
He's a man of low morals, to say the least.
En hafif tabirle ahlaksız bir adam.

More Sentences
ahlak ethics n.
Ethics and morals are two different things.
Etik ve ahlak iki farklı şeydir.

More Sentences
ahlak morality n.
Everyone has their own unique personal morality.
Herkesin kendine özgü kişisel ahlakı vardır.

More Sentences
General
ahlak morals n.
He's a man of low morals, to say the least.
En hafif tabirle ahlaksız bir adam.

More Sentences
ahlak ethic n.
You must have inherited your work ethic from your mother.
İş ahlakını annenden almış olmalısın.

More Sentences
ahlak ethic adj.
You must have inherited your work ethic from your mother.
İş ahlakını annenden almış olmalısın.

More Sentences
Trade/Economic
ahlak ethics n.
Ethics and morals are two different things.
Etik ve ahlak iki farklı şeydir.

More Sentences
Linguistics
ahlak ethics n.
Ethics and morals are two different things.
Etik ve ahlak iki farklı şeydir.

More Sentences
General
ahlak principle n.
ahlak conduct n.
ahlak manners n.
ahlak character n.
ahlak mores n.

Significados de "ahlak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ahlak dersi moral n.
cinsel ahlak sexual ethic n.
mesleki ahlak kuralları code of conduct n.
ahlak olgunluğu moral ripeness n.
ahlak türleri types of ethics n.
şahsi ahlak personal ethics n.
mesleki ahlak kuralları code of ethics n.
ahlak eğitimi morals education n.
hukuk ve ahlak law and ethics n.
ahlak bozukluğu demoralisation n.
ahlak kuralları morals n.
ahlak bozukluğu depravity n.
ahlak prensipleri eternal verities n.
ahlak durumu moral conditions n.
ahlak dersi a course in morals n.
ahlak polisi vice squad n.
ahlak kuralları moral principles n.
ahlak kuralı moral principle n.
ahlak sosyolojisi sociology of ethics n.
antisosyal ahlak antisocial behaviour n.
siyasal ahlak political ethics n.
ahlak sistemi ethic n.
ahlak kuralı moral code n.
ahlak zabıtası ekibi vice squad n.
ahlak azlığı depth n.
ahlak kuralları code of honor n.
ahlak felsefesi philosophy of ethics n.
sosyal ahlak social ethics n.
ahlak eğitimi moral education n.
hümanistik ahlak humanistic ethics n.
ahlak ilkesi scruple n.
kötü ahlak antisocial behaviour n.
bir ülke veya toplumun ahlak, görgü ve davranış kalıpları customs n.
ahlak bozukluğu depravement n.
modern ahlak modern ethics n.
edebiyatta sosyal ahlak social ethics in literature n.
ahlak sorunlarını kafasına göre yorumlayan kimse casuist n.
cinsel ahlak sexual ethics n.
ahlak kurallarına aykırı olarak yaşama loose living n.
ahlak ekolleri schools of ethics n.
ahlak sosyolojisi moral sociology n.
totaliter ahlak totaliterian ethics n.
ön ahlak evresi premoral stage n.
ahlak kumkuması prig n.
ahlak ilmi moral science n.
komünist ahlak communist ethics n.
ahlak bilgisi moral knowledge n.
ahlak bozukluğu vice n.
herkese ahlak dersi veren kimse prig n.
insani ahlak humanistic ethics n.
ahlak bozukluğu depravedness n.
ahlak bozukluğu moral corruption n.
ahlak kuralları code of ethics n.
(incilin getirdiği) ahlak kurallarına karşı gelen antinomian n.
ahlak bozukluğu ulcer n.
ahlak çöküntüsü moral corruption n.
ahlak zabıtası moral police n.
ahlak kuralları ethics n.
özerk ahlak autonomous morality n.
ahlak sorunları ethical problems n.
bilim ve ahlak science and ethics n.
ahlak karşıtı immoralist n.
din ve ahlak religion and ethics n.
sosyalist ahlak socialist ethics n.
dil ve ahlak language and ethics n.
ahlak öğretisi moral doctrine n.
ahlak ölçüsü moral extent n.
su-i ahlak antisocial behaviour n.
ahlak duygusu sense of decency n.
ahlak ilkeleri moralities n.
ahlak düşüncesi morals n.
ahlak değerleri moral values n.
ahlak prensibi principle of morals n.
ahlak kuralı rule of morals n.
ahlak kuralı principle of morals n.
ahlak anlayışı sense of decency n.
ahlak ve namus anlayışı sense of right and wrong n.
ahlak konuları ethical issues n.
ahlak zabıtası dating police n.
yüksek ahlak değerleri olan bir adam a man of high moral standing n.
ahlak bekçisi a guardian of morals n.
ahlak bekçisi custos morum n.
ahlak yapısı moral fiber n.
ahlak yapısı moral fibre n.
ahlak yapısı moral structure n.
ahlak standartları moral standards n.
ahlak standartları ethical standards n.
ahlak kuramcısı moralist n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri maat n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri mayet n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri ma'at n.
kötü ahlak bad character n.
ahlak sorunlarını kendine göre yorumlayan kimse casuist n.
ahlak bilimi deontology n.
ahlak bozulması demoralization n.
pozitif ahlak positive morality n.
ahlak bilimi science of morality n.
ahlak bozukluğu demoralization n.
ahlak bozulması demoralisation n.
din kültürü ve ahlak bilgisi culture of religion and knowledge of ethics n.
iyi ahlak nobility n.
iyi ahlak nobleness n.
yeniden ahlak dersi verme remoralization n.
yeniden ahlak dersi verme remoralisation n.
temel ahlak kuralları nature n.
ahlak ve erdem morality and virtue n.
ahlak dersi veren şiir emblem n.
ahlak kuralları ethical code n.
(din, ahlak gibi konularda) bilgisizlik know-nothingism n.
ahlak dışı olduğu için kanunen yasaklanmış eylem vice crime n.
mükemmel ahlak virtue n.
ahlak bekçisi kimse holy joe n.
can sıkıcı ahlak dersi homily n.
ahlak dersi veren kimse moralizer n.
ahlak dersi veren kimse moraliser n.
ahlak dışı davranış low road n.
ahlak dersi veren, kinayeli, abartılı derecede tatlı hikayeler glurge n.
iyi ahlak rightness n.
eski ahlak ilkelerinde vekillere verilen ahşap bir silah dagger of lath n.
(ahlak, sanat, edebiyat) gerileme dönemi decadence n.
ahlak dışı eylem depravity n.
ahlak bekçiliği yapan bağnaz kimse grundy n.
ahlak kuralının ihlali offense n.
ahlak felsefesi moral philosophy n.
ahlak kumkumalığı piosity n.
ahlak dışı alışkanlıklar flagitiousness n.
ahlak dersi verme preachification n.
ahlak satma preachification n.
ahlak satma pudibundity n.
ahlak sınırları pale n.
ahlak bakımından değerlendirmek moralize on v.
ahlak bakımından değerlendirmek moralize v.
ahlak bakımından değerlendirmek moralize upon v.
ahlak dersi vermek moralize v.
ahlak bakımından değerlendirmek moralize about v.
ahlak bakımından değerlendirmek moralise v.
ahlak dersi vermek moralise v.
yeniden ahlak dersi vermek remoralize v.
yeniden ahlak dersi vermek remoralise v.
ahlak kurallarını hiçe saymak unprinciple v.
ahlak kurallarını yok etmek unprinciple v.
ahlak kurallarına uydurmak ethicize v.
ahlak kurallarına uydurmak ethicise v.
ahlak kurallarına uymayan corrupt adj.
ahlak açısından çok titiz squeamish adj.
ahlak kurallarını çiğneyenleri sert bir dille eleştiren straitlaced adj.
düzelmemiş (ahlak) unregenerate adj.
ahlak kurallarına uyan moral adj.
ahlak kuralları ile ilgili casuistical adj.
ahlak kurallarını hiçe sayan unprincipled adj.