principle - Turco Inglés Diccionario

principle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

principle — Definition

Significado:
ilke, prensip, temel kural
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈprɪnsəpəl/ – BrE /ˈprɪnsɪpəl/)
Categoría gramatical:
İsim: principle (principles)
Sinónimo:
rule, doctrine
Antónimos:
expediency

Significados de "principle" en diccionario turco inglés : 37 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
principle n. prensip
Eating any kind of meat was against his principles.
Her türlü et yemeği tüketimi onun prensiplerine aykırıydı.

More Sentences
principle n. ilke
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
General
principle n. öz
Water is the principle of all things; all comes from water, and to water all returns.
Su her şeyin özüdür; her şey sudan gelir ve her şey suya döner.

More Sentences
principle n. esas
They granted them their freedom and allowed them to live by their religious principles and culture.
Onlara hürriyetlerini tanıdılar, dini esaslarını ve kültürlerini yaşamalarına izin verdiler.

More Sentences
principle n. ana
Water is the principle of all things; all comes from water, and to water all returns.
Su her şeyin anasıdır; her şey sudan gelir, ve suya döner.

More Sentences
principle n. prensip
Eating any kind of meat was against his principles.
Her türlü et yemeği tüketimi onun prensiplerine aykırıydı.

More Sentences
principle n. ilke
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
principle n. temel
The principle design of the flange face includes two independent seals.
Flanş yüzünün temel tasarımı iki bağımsız conta içerir.

More Sentences
Trade/Economic
principle n. ilke
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
principle n. kural
We are studying the basic principles of absorption.
Emilim olayının temel kuralları üzerinde çalışıyoruz.

More Sentences
principle n. prensip
Eating any kind of meat was against his principles.
Her türlü et yemeği tüketimi onun prensiplerine aykırıydı.

More Sentences
Law
principle n. esas
They granted them their freedom and allowed them to live by their religious principles and culture.
Onlara hürriyetlerini tanıdılar, dini esaslarını ve kültürlerini yaşamalarına izin verdiler.

More Sentences
Technical
principle n. ilke
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
principle n. prensip
Eating any kind of meat was against his principles.
Her türlü et yemeği tüketimi onun prensiplerine aykırıydı.

More Sentences
Medical
principle n. kural
We are studying the basic principles of absorption.
Emilim olayının temel kuralları üzerinde çalışıyoruz.

More Sentences
principle n. prensip
Eating any kind of meat was against his principles.
Her türlü et yemeği tüketimi onun prensiplerine aykırıydı.

More Sentences
Physics
principle n. ilke
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
General
principle n. ahlak
principle n. kaynak
principle n. köken
principle n. kaide
principle n. düstur
principle n. dürüstlük
principle n. cihazın yapım ve çalışma prensibi
principle n. bileşen
principle n. bileşen parça
principle n. ayırt edilebilir bileşen
principle n. tanrı
principle n. prosedür yöntemi
principle n. ilkeler bütünü
principle n. problem çözme ilkesi
principle N. temel kural
Trade/Economic
principle n. kaide
Ottoman Turkish
principle n. umde
Archaic
principle n. dört ana elementten her biri
principle v. ilkeye dayandırmak
principle v. ilkeleri aşılamak

Significados de "principle" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
all or none principle n. ya hep ya hiç ilkesi
principle factors in need of strengthening n. güçlendirilmesi gereken temel noktalar
working principle n. çalışma prensibi
principle of noncontradiction n. çelişmezlik ilkesi
d'alembert's principle n. d'alembert ilkesi
concurrence principle n. kesişme ilkesi
working principle n. çalışma usulü
basic principle n. temel prensip
contradiction principle n. çelişki ilkesi
fundamental principle n. temel prensip
phylogenetic principle n. soyoluşsal ilke
moral principle n. ahlak kuralı
principle of clarity n. açıklık ilkesi
home country control principle n. ev sahibi ülkenin gözetim ve denetim yetkisine sahip olması
pleasure principle n. zevk ilkesi
principle of contradiction n. çelişiklik ilkesi
basic principle n. ana ilke
fundamental principle n. ana ilke
causality principle n. nedensellik ilkesi
legal principle n. yasanın dayandırıldığı prensip
judicial principle n. yasanın dayandırıldığı prensip
legal principle n. düstur
judicial principle n. düstur
exclusion principle n. dışlama ilkesi
working principle n. çalışma esası
agreement-in-principle n. prensip anlaşması
nationality principle n. uyrukluk ilkesi
moral principle n. ahlaki kural
moral principle n. ahlaki ilke
principle of morals n. ahlak prensibi
principle of morals n. ahlak kuralı
principle of proportionality n. ölçülülük ilkesi
principle of proportionality n. orantılılık ilkesi
method and principle n. usul ve esas
procedure and principle n. usul ve esas
practice principle n. uygulama esası
the cause and effect principle n. sebep sonuç kuralı
essential principle n. temel prensip
essential principle n. temel ilke
principle of honesty n. dürüstlük ilkesi
principle of honesty n. dürüstlük prensibi
principle organ n. temel organ
principle engineer n. baş mühendis
KISS principle n. KISS Prensibi
KISS principle n. basit yap prensibi
KISS principle n. (bir şeyi) basit tut prensibi
principle of clarity and definiteness n. belirlilik ilkesi
principle of per diem deduction n. kıstelyevm prensibi
principle of per diem deduction n. kıstelyevm ilkesi
principle of per diem deduction n. kıstelyevm esası
single responsibility principle n. tek sorumluluk prensibi
zero tolerance principle n. sıfır tolerans ilkesi
core principle n. ana prensip
core principle n. temel ilke
basic principle n. temel esas
main principle n. temel esas
guiding principle n. yol gösterici ilke
principle of goodwill n. iyi niyet esası
principle of merit n. liyakat esası
principle of merit n. liyakat prensibi
precautionary principle n. tedbirsellik ilkesi
matter of principle n. prensip meselesi
principle conditions n. temel koşullar
life principle n. yaşama gücü
vital principle n. hayat enerjisi
vital principle n. yaşama gücü
life principle n. yaşama enerjisi
vital principle n. yaşama enerjisi
life principle n. hayat enerjisi
moral principle n. bir kişi veya bir sosyal grupça kabul edilen ahlaki değerler
life principle n. canlılara özgü işlev ve özelliklerin atfedildiği varsayımsal güç
principle [obsolete] n. başlangıç
principle [obsolete] n. ilk durum
adopt quality as a principle v. kaliteyi ilke edinmek
refuse on principle v. prensiplerine aykırı olduğu için reddetmek
become a principle v. ilkeleşmek
adopt as a principle v. ilke edinmek
act on principle v. prensip olarak yapmak
adopt as a principle v. felsefe edinmek
make something a principle v. prensip haline getirmek
take as principle v. prensip edinmek
agree in principle v. prensipte anlaşmak
accept in principle v. prensip olarak kabul etmek
in principle adv. prensipte
in principle adv. kaide olarak
in principle adv. prensip olarak
in principle adv. ilke olarak
in principle adv. kural olarak
on principle adv. prensip itibarıyla
as a principle adv. ilke olarak
as a principle adv. prensip olarak
by principle adv. prensip itibarıyla
as a matter of principle adv. prensipte
as a matter of principle adv. prensip gereği
on principle adv. prensip olarak
on principle adv. prensip gereği
as a matter of principle adv. prensip olarak
on principle adv. prensipte
in principle adv. ayrıntısız bir şekilde
in principle adv. ana hatlarıyla
in principle adv. temel yapıya dayanarak
Colloquial
in principle adv. temelde
on principle expr. ilkelerine göre
on principle expr. prensiplerinden ötürü
in principle expr. prensipte
on principle expr. ilkelerinden dolayı
Speaking
he's a man of principle expr. prensip sahibi bir adam
my principle in life is hidden in these words expr. hayattaki prensibim şu sözlerde gizlidir
Trade/Economic
dominance principle n. egemen menkul değer kuralı
charity principle n. hayırseverlik ilkesi
national treatment principle n. ulusal işlem kuralı
benefit principle n. bu hizmetlerden yararlandıkları ölçüde vergi ödemeleri ilkesi
net balance principle n. net bakiye prensibi
principle of mutually exclusivity n. iki olayın birlikte ortaya çıkmasının olanaksızlığı ilkesi
stewardship principle n. koruyuculuk ilkesi
principle of effective market classification n. etkin piyasa sınıflandırması ilkesi
benefit principle n. kamu hizmetlerinden yararlanan kimselerin
accounting principle n. muhasebe ilkesi
general recognition principle n. genel muhasebeleştirme ilkesi
benefit principle n. yarar ilkesi (vergide)
iceberg principle n. buzdağı kuralı
exactness principle of budget n. bütçenin doğruluğu ilkesi
benefit principle n. ekonomide reel ücretler yükseldikçe arz edilen işgücünün önce artıp sonra azalacağını gösteren eğri
delivery versus payment principle n. teslim karşılığı ödeme prensibi
general recognition principle n. genel tahakkuk ilkesi
unity of command principle n. emir ve kumanda birliği
multiplier principle n. çoğaltan prensibi
arm's length principle n. birbiriyle iş yapan birbirine akrabalık ortaklık vb bağlarla bağlı bulunmayan kimselerin bağımsız biçimde hareket ederek yalnızca kendi çıkarlarını düşünecekleri kuralı
accelerator principle n. hızlandıran prensibi
escalator principle n. eşel mobil
matching principle n. karşılaştırma ilkesi
navigational change principle n. rota ayarlamaları ilkesi
dual aspect principle n. çift taraflılık ilkesi
faculty principle of taxation n. ödeme gücüne göre vergi alma kuralı
principle of national sovereignty n. ulusal egemenlik ilkesi
general recognition principle n. genel kayda alma
priority principle n. öncelik ilkesi
iceberg principle n. herhangi bir olayın sadece küçük bir kısmının görünür olduğunu savunan düşünce
principle of measurement n. ölçüm prensibi
principle of measurement n. ölçüm standardı
the arm’s length principle n. emsallerine uygunluk ilkesi
unity principle n. birlik ilkesi
least sacrifice principle n. asgari masraf ilkesi
reciprocity principle n. karşılık prensibi
cost principle n. maliyet esası
source principle n. kaynak ilkesi
reciprocity principle n. mütekabiliyet ilkesi
reciprocity principle n. karşılık ilkesi
reciprocity principle n. karşılıklılık ilkesi
principle of reciprocity n. karşılıklılık ilkesi