alanlar - Turco Inglés Diccionario

alanlar

Significados de "alanlar" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
Computer
alanlar zones n.
Such a combination of zones saves space and allows maximum use of the entire area of the room.
Böyle bir bölge kombinasyonu yerden tasarruf sağlar ve odanın tüm alanının maksimum kullanımına izin verir.

More Sentences
alanlar realms n.
Recently, the increasing diversity of computer use has extended far beyond the realms of the office.
Son zamanlarda, bilgisayar kullanımında artan çeşitlilik, ofis alanlarının çok ötesine uzandı.

More Sentences
General
alanlar haws n.

Significados de "alanlar" con otros términos en diccionario inglés turco: 147 resultado(s)

Turco Inglés
General
elektromanyetik alanlar electromagnetic fields n.
konveks alanlar convex domains n.
eşit alanlar kanunu law of equal areas n.
gerekli alanlar required fields n.
rol alanlar cast n.
avrupa dillerinin konuşuldugu alanlar eurospeak n.
cebirsel alanlar algebraic fields n.
metropoliten alanlar metropolitan areas n.
özellikle ingiltere'nin kuzeyinde engebeli kırlık alanlar fell n.
alanlar (bitki veya hayvanın doğal olarak yetiştiği) range n.
aşağıdaki alanlar following fields n.
sulak alanlar wetlands n.
ulusal parklar ve alanlar national parks and reserves n.
topolojik alanlar topological fields n.
ortak alanlar collective spaces n.
oyunda rol alanlar dramatis personae n.
borç alanlar borrowers n.
daha az gelişmiş alanlar less developed areas n.
kentsel alanlar urban areas n.
kentsel ve kırsal alanlar urban and rural areas n.
kültürel alanlar cultural sites n.
şehrin çevresindeki alanlar (yerleşim yerleri) peri-urban areas n.
ortak alanlar common areas n.
ortak alanlar common spaces n.
kapalı alanlar closed areas n.
kapalı alanlar closed spaces n.
diğer alanlar other areas n.
değerli alanlar valuable areas n.
geniş alanlar swathes of n.
büyük su kütlesinin sığ alanlar içeren kısmı shallows n.
ormanlık alanlar woodlands n.
çift sürerken karıklar arasında bozulmamış alanlar bırakmak rib land v.
daha yüksek maaş alanlar higher-paid adj.
geniş alanlar veya enginliklere dair main [obsolete] adj.
geniş alanlar veya enginliklerle ilişkili main [obsolete] adj.
estetik alanlar arts N.
Idioms
kadınların geri planda bırakıldığı siyasi ya da akademik alanlar veya müesseseler için kullanılan tabir chilly climate n.
Trade/Economic
az gelişmiş ülkelerin en alt grubunda yer alanlar least developed country n.
kredi alanlar debtors n.
iki ticari şirketin (borsa veya yasal alanlar hariç) belli bir alanda tek bir şirketmiş gibi faaliyet göstermesi dual-listed company n.
yaratıcı alanlar creative fields n.
Law
aynı oranda oy alanlar arasındaki ikinci kura ballotage n.
Politics
tematik alanlar thematic areas n.
çevresel duyarlı alanlar programı environmentally sensitive areas programme esa programme n.
avrupa müşterek öncelikli alanlar common european priority areas n.
uluslararası kurak alanlar tarımsal araştırma merkezi international center for agricultural research in the dry areas n.
özellikle su kuşları yaşama ortamı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanlar hakkında sözleşme convention on wetlands of international importance, especially as waterfowl habitat n.
Tourism
sigara içmenin yasak olduğu alanlar non-smoking areas n.
tarihi alanlar historic areas n.
sigara içmenin yasak olduğu alanlar nonsmoking areas n.
Media
gazete kapağında üst köşelerdeki küçük kutu ya da alanlar ear n.
Technical
arktik ve antarktik daireleri ve kutuplar arasındaki alanlar frigid zone n.
mimari olarak tasarlanmış alanlar architectural area n.
örtüşen alanlar overlapping fields n.
alanlar ve hacimler areas and volumes n.
taşıt ve yaya trafiğine maruz alanlar vehicular and pedestrian areas n.
küçük alanlar small areas n.
tanımlı fonksiyonel alanlar defined functional areas n.
küçük nokta benzeri alanlar small dot-like areas n.
değişik şiddetteki manyetik alanlar different magnetic field intensities n.
(eriyik metal) malzeme veya sertlik derecesinde katman veya heterojen alanlar oluşturmak bridge v.
Computer
kaydedilen alanlar saved fields n.
örnek alanlar sample fields n.
seçilmiş alanlar selected fields n.
tüm alanlar all fields n.
otomatik numaralandırılmış alanlar autonumbered fields n.
alt alanlar child fields n.
word nesnelerindeki alanlar fields in word objects n.
sorgudaki alanlar fields in query n.
haritadaki alanlar fields to display in map n.
tablodaki alanlar fields in table n.
veri kaynağındaki alanlar fields in data source n.
birleştirilecek alanlar fields to merge n.
gizli alanlar hidden fields n.
yerel dizili alanlar local indexed fields n.
üst alanlar master fields n.
kişisel alanlar personal fields n.
örtüşen alanlar overlapping fields n.
yerel dizili olmayan alanlar local non-indexed fields n.
(çevrimiçi oyunlarda) her oyuncu veya gruba özel olarak birbirinin kopyası alanlar yaratmak instance v.
alanlar yeniden adlandırılıyor renaming fields expr.
tüm alanlar doldurulmalıdır all fields are required expr.
Informatics
komşu alanlar adjacent domains n.
Telecom
öncelikli alanlar priority areas n.
komşu alanlar adjacent domains n.
sayısal radyo telefonlarından yayılan elektromanyetik alanlar radiated electromagnetic field from digital radio telephones n.
Electric
elektromanyetik alanlar electromagnetic fields n.
Textile
dar alanlar için ütü tahtası point presser n.
Architecture
mimari olarak tasarlanmış alanlar architectural area of building n.
çimenlik alanlar için yetiştirilen kısa çim bottom house n.
Traffic
trafikten uzak alanlar nontraffic areas n.
yaya ve araç trafiğine açık alanlar vehicular and pedestrian areas n.
endüstriyel alanlar industrial areas n.
Aeronautic
dikine ve kısa mesafede iniş veya kalkış yapabilen hava aracının denize indirilmesi ve/veya kurtarılması için yük ve çıkarma gemilerinin üzerindeki alanlar vertical takeoff and landing aircraft transport area n.
Petrol
setle çevrelenmiş alanlar bunded areas n.
Medical
elektromanyetik alanlar electromagnetic fields n.
subplevral milimetrik kistik alanlar subpleural milimetric cystic spaces n.
pembe-kırmızı renkte yama tarzında submukozal alanlar purplish-red submucosal patches n.
merkezi yerleşimli halka şekilli alanlar centrally-localized ring shaped areas n.
mukokutanöz alanlar bölgeler mucocutaneous sites n.
mukokutanöz alanlar mucocutaneous sites n.
güneş gören alanlar sun-exposed areas n.
noniyonizan elektromanyetik alanlar non-ionizing electromagnetic fields n.
benign görünümlü skuamöz alanlar içerentümör adenoacanthoma n.
Psychology
sessiz alanlar silent areas n.
Math
sonlu alanlar  finite fields  n.
Physics
eşit alanlar kanunu law of areas n.
Biology
(molekül seti) bir türün tamamını temsil eden büyük miktarda verinin analizi yöntemini kullanan alanlar omics n.
Astronomy
alanlar yasası kepler's second law n.
eşit alanlar kanunu kepler's second law n.
eşit alanlar kanunu law of areas n.
alanlar yasası law of areas n.
Botanic
çimenlik alanlar için yetiştirilen kısa çim bottom grass n.
Agriculture
tahıl, yağlı tohumlar ve protein bitkileri ekilen alanlar area under cereals, oilseeds and protein crops n.
ekili alanlar planted areas n.
yarı kurak alanlar semi-arid areas n.
açık yeşil alanlar open-green areas n.
Breeding
ekili alanlar arasında sığırların geçtiği ve bazen sağıldığı boş alan loanin n.
Forestry
karasal sulak alanlar inland water bodies n.
korunan alanlar içinde orman alanı forest area within protected areas n.
Education
üniversite onur derecesi alanlar grubu class [uk] n.
Environment
sulak alanlar wetlands n.
kritik alanlar critical areas n.
yeşil alanlar green zones n.
denizi doldurarak kazanılan alanlar land reclaimation n.
özellikle su kuşlarının yaşama ortamı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanlar sözleşmesi (ramsar sözleşmesi) especially as waterfowl habitat n.
özellikle su kuşlarının yaşama ortamı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanlar sözleşmesi (ramsar sözleşmesi) the convention on wetlands of international importance n.
uluslararası düzeyde öneme sahip olduğunu belirlenmiş doğal ve kültürel alanlar world heritage sites n.
yutak alanlar sinks n.
gelgit olmayan (nehir, dere, sulak alanlar, vb.) nontidal adj.
gelgitsiz su ile ilgili, ağaç, çalı gibi bitki örtüsünün yokluğu ile karakterize olan iç sulak alanlar ve derin su habitatlarıyla ilgili riverine adj.
Geography
alp dağları eteklerindeki ormanlık alanlar subalpine woodland n.
deniz seviyesine yakın çayır ve su yolu boyunca görülen alanlar interval [dialect] n.
Military
yerel alanlar için bilgi ve gözetim sistemi supervisory and information system for local areas n.
arazi kısıtlamaları nedeniyle bir kuvvetin yönlendirildiği alanlar mobility corridor n.
uçuş yapılması kısıtlı olan alanlar restricted areas (air) n.
Sport
yeşil alanlar green areas n.
Basketball
potanın iki yanındaki alanlar low post n.
Football
savunma ve hücum çizgileri arasındaki orta alanlar pit n.
Baseball
farklı takım üyeleri için ayrılmış alanlar box n.
Theatre
oyunda rol alanlar cast n.
oyunda rol alanlar cast of characters n.
Cinema
rol alanlar cast n.
Photography
resimdeki en parlak alanlar highlights n.
Ornithology
kuşların tüyleri arasındaki çıplak (tüysüz) alanlar apteria n.
Star Wars
yozlaştırılmış alanlar corrupted fields n.
otlu alanlar grassy fields n.