aradan - Turco Inglés Diccionario

aradan

Significados de "aradan" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
aradan in between prep.
Do not forget to rest in between.
Aralarda dinlenmeyi unutmayın.

More Sentences
aradan from then till now adv.

Significados de "aradan" con otros términos en diccionario inglés turco: 64 resultado(s)

Turco Inglés
General
uzun bir aradan sonra bir yere dönen (kimse) returnee n.
aradan geçen yıllar intervening years n.
aradan akan su interluency [obsolete] n.
aradan akış interluency [obsolete] n.
aradan çıkarmak get a small job out of the way v.
aradan sıyrılmak get shut of v.
aradan sıvışmak scuttle through v.
aradan sıyrılmak get free of v.
aradan kaldırmak eliminate v.
aradan sonra konuşmaya başlamak continue v.
aradan geçmek intervene v.
aradan geçen intervening adj.
kısa bir aradan sonra after a short break adv.
bir yıl aradan sonra after a period of one year adv.
üç aylık aradan sonra after three-month halt adv.
Phrasals
aradan fırlamak stick up v.
aradan çıkmak stick up v.
aradan sızmak peek out v.
aradan sızmak peek out v.
yetenekli, istenen, uygun kişileri aradan seçmek winnow from (something) v.
(birini/bir şeyi) aradan kaldırmak dispose of (someone or something) v.
istenmeyen, güvenilmez kişileri/şeyleri aradan çıkartarak grubu daraltmak winnow away v.
istenmeyen, güvenilmez kişileri/şeyleri aradan çıkararak grubu küçültmek winnow away v.
istenmeyen, güvenilmez kişileri aradan çıkarmak winnow away v.
aradan girmek leap in v.
aradan girmek jump in v.
aradan almak work in v.
(bir şeyi) aradan görmeye çalışmak strain through (something) v.
sahneye, alana, sahaya bir aradan sonra geri dönmek/tekrar adım atmak step back on (something) v.
yapıp aradan çıkarmak box off v.
Phrases
arada aradan in between expr.
şu bariz gerçeği bir aradan çıkaralım let's address the elephant in the room expr.
bu da aradan çıktığına göre with that out of the way expr.
aradan geçen yıllar boyunca over the intervening years expr.
Colloquial
ilk aradan sola dön take the first turning on your left expr.
etkinliğe aradan girme/sızma on spec [uk] expr.
Idioms
topun aradan geçmesi a ground ball with eyes n.
aradan çekilmek fade from the scene v.
tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak come out smelling of roses v.
tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak come out/up smelling like roses v.
tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak come out/up smelling of roses v.
aradan sıyrılmak come out smelling of roses v.
aradan sıyrılmak come out/up smelling like roses v.
aradan sıyrılmak come out/up smelling of roses v.
aradan sıyrılırken yakalanmak be caught in the middle v.
bir şeyi yapıp aradan çıkarmak get something out of the way v.
aradan sıyrılmak come up smelling of roses v.
aradan sıyrılmak come up smelling of violets v.
aradan sıyrılmak come out smelling of violets v.
tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak come out smelling of violets v.
tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak come up smelling of violets v.
aradan sıyrılmak come out smelling of roses v.
tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak come up smelling of roses v.
tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak come out smelling of roses v.
Speaking
ilk aradan sola dön turn left from the first alley expr.
ilk aradan sola dön turn left at the first turning expr.
aradan önce before the break expr.
Trade/Economic
aracıları aradan kaldırma disintermediation n.
büyük hizmet sağlayıcılarının perakendeci acenteleri aradan çıkartarak internet gibi yeni dağıtım sistemleri aracılığıyla müşteriyle doğrudan iş yapması disintermediation n.
aradan çıkarmama ve ifşa etmeme anlaşması/sözleşmesi non-circumvention and non-disclosure working agreement n.
emlakçının aradan çıkarılmasını önleyen emlakçı sözleşmesi open listing n.
aracıları aradan çıkarmak disintermediate v.
Technical
aradan dökülme consolidation trickling n.
Printery
aradan sonra okumaya devam edilecek sözcük prima n.