attitude - Turco Inglés Diccionario

attitude

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

attitude — Definition

Significado:
tavır, tutum, yaklaşım, duruş
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈætɪtuːd/ – BrE /ˈætɪtjuːd/)
Categoría gramatical:
İsim: attitude (attitudes)
Sinónimo:
stance, mindset, outlook

Significados de "attitude" en diccionario turco inglés : 36 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
attitude n. tutum
What is important, however, is that this new positive attitude also be followed up by practical measures.
Ancak önemli olan bu yeni olumlu tutumun pratik tedbirlerle de desteklenmesidir.

More Sentences
attitude n. tavır
In one minute, nobody should confuse attitude with a platitude.
Bir dakika içinde kimse tavrı basmakalıp sözlerle karıştırmasın.

More Sentences
General
attitude n. davranış
I don't like Tom's attitude.
Tom'un davranışını sevmiyorum.

More Sentences
attitude n. tavır
In one minute, nobody should confuse attitude with a platitude.
Bir dakika içinde kimse tavrı basmakalıp sözlerle karıştırmasın.

More Sentences
attitude n. tutum
What is important, however, is that this new positive attitude also be followed up by practical measures.
Ancak önemli olan bu yeni olumlu tutumun pratik tedbirlerle de desteklenmesidir.

More Sentences
attitude n. yaklaşım
Parts of the report contain some basic attitudes with which I cannot agree.
Raporun bazı bölümleri katılmadığım bazı temel yaklaşımları içermektedir.

More Sentences
Psychology
attitude n. tutum
What is important, however, is that this new positive attitude also be followed up by practical measures.
Ancak önemli olan bu yeni olumlu tutumun pratik tedbirlerle de desteklenmesidir.

More Sentences
Linguistics
attitude n. tutum
What is important, however, is that this new positive attitude also be followed up by practical measures.
Ancak önemli olan bu yeni olumlu tutumun pratik tedbirlerle de desteklenmesidir.

More Sentences
General
attitude n. duruş
attitude n. poz
attitude n. hal
attitude n. düşünce
attitude n. fikir
attitude n. durum
attitude n. yargı
attitude n. vaziyet
attitude n. çalım
attitude n. bakış açısı
attitude n. olumsuz veya düşmanca düşünce tarzı
Technical
attitude n. durum
attitude n. konum
attitude n. pozisyon
Telecom
attitude n. yönelme
Aeronautic
attitude n. vaziyet
attitude n. uçağın eksenlerinin referans çizgisine veya düzleme göre oryantasyonu
attitude n. uzay aracının hareket yönüne göre konumu
attitude n. uçağın üç ana ekseninin göreceli eğimi
Medical
attitude n. attitud
Psychology
attitude n. inançları, duyguları ve değerleri ve eğilimleri içeren zihinsel durum
Geology
attitude n. yatağın, fay düzleminin vb. yatay düzleme göre konumu
Art
attitude n. dansta anlık olarak yapılan duruş
attitude n. yontulmuş veya boyanmış figürün parçalarının düzenlenmesi
Music
attitude n. bale'de bacağın arkaya atılışı
Painting
attitude n. durma
Slang
attitude n. huysuzluk
attitude n. işbirlikçi olmama

Significados de "attitude" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sycophantic attitude n. müdahenet
interactive attitude n. etkileşime bağlı tutum
pollyanna attitude n. polyannacılık
sycophantic attitude n. dalkavukluk
attitude to life n. hayata bakış (açısı)
one's attitude to life n. hayata bakışı
insensible attitude n. anlayışsız tutum
confident attitude n. olumlu yaklaşım
attitude control n. durum kontrolü
attitude control n. vaziyet kontrolü
environmentalist attitude n. çevreci tutum
negative attitude n. olumsuz tutum
mental attitude n. haleti ruhiye
attitude-behaviour inconsistency n. tutum-davranış tutarsızlığı
judicious-sensible attitude n. vakkaflık
wrong attitude n. yanlış tutum
soft attitude n. yumuşak tavır
good/positive attitude n. iyi tutum
good/positive attitude n. olumlu tutum
good/positive attitude n. iyi tavır
good/positive attitude n. olumlu tavır
hostile attitude n. hasmane tavır
hostile attitude n. düşmanca tavır
attitude and behaviours n. tutum ve davranışlar
attitude and behaviour n. tutum ve davranış
arbitrary attitude n. keyfi tutum/davranış
paternal attitude n. baba tutumu
parental attitude n. ebeveyn/anne-baba tutumu
attitude inoculation n. tutum aşılama
wait-and-see attitude n. bekle ve gör tutumu
a can–do attitude n. bir işi yapmak için gösterilen gayret
a can–do attitude n. bir işi yapmak için gereken heves
win-at-all-costs attitude n. ne olursa olsun kazanmaya değer yaklaşımı
smug attitude n. kendini beğenmiş tutum
fair attitude n. adil tutum
attitude towards teacher n. öğretmene yönelik tutum
strike an attitude v. tavır koymak
develop an attitude towards v. tavır almak
adopt a particular attitude v. tavır almak
assume an attitude v. tavır takınmak
have an attitude against v. tavır almak
strike an attitude v. tavır takınmak
develop an attitude v. tutum geliştirmek
have an attitude v. tutum takınmak
exhibit positive attitude v. olumlu bir tutum sergilemek
exhibit positive attitude v. pozitif bir tutum sergilemek
exhibit attitude v. tutum sergilemek
harbour an attitude v. anlayış gütmek
adopt an attitude v. tavır sergilemek
have an attitude v. tutum sergilemek
adopt an attitude v. tutum sergilemek
have an attitude v. tavır sergilemek
take a positive attitude v. olumlu tutum izlemek
maintain a positive attitude v. olumlu tutum izlemek
maintain an attitude v. tutum takınmak
maintain a positive attitude v. olumlu tutum takınmak
maintain an attitude v. tutum izlemek
take a positive attitude v. olumlu tutum takınmak
make a difference in one's attitude toward doctors v. doktorlara yönelik düşüncesini/tavrını vs değiştirmek
communicate an attitude v. bir tutumu iletmek
give attitude v. tavır yapmak/koymak
careless attitude v. umursamaz tavır
Phrases
judging from his attitude expr. tavrına bakılırsa
Colloquial
with attitude adj. kendine güvenen
with attitude adj. etkileyici
what's with this attitude? expr. ne bu tripler?
Idioms
attitude of mind n. kafa yapısı
attitude of mind n. düşünce tarzı
devil-may-care attitude n. umursamaz tavır
devil-may-care attitude n. önemsemez tavır
devil-may-care attitude n. lakayıt tavır
devil-may-care attitude n. vurdumduymaz tavır
devil-may-care attitude n. kayıtsız tavır
someone with an attitude n. aksi/huysuz bir kişi
attitude-adjuster n. birini etkisiz hale getirmek için kullanılan sopa
attitude-adjuster n. sopa
attitude-adjuster n. polis copu
attitude-adjuster n. cop
assume a humble attitude v. alttan almak
strike an attitude v. tavır takınmak
strike an attitude v. tavır yapmak
have a bad attitude v. kötü/olumsuz tavır/tutum/davranış sergilemek
have a bad attitude v. olumsuz bir mizaca sahip olmak
cop an attitude v. olumsuz/ters bir tavır takınmak
cop an attitude v. zıt gitmek
cop an attitude v. kötü/aksi bir tutum içinde bulunmak
cop an attitude v. tavır yapmak
have an attitude v. aksi biri olmak
pull an attitude (with one) v. (birine) artistlik taslamak
pull an attitude v. saygısızlık etmek
pull an attitude v. büyüklük taslamak
pull an attitude (with one) v. (birine) saygısızca davranmak
pull an attitude v. artistlik taslamak
pull an attitude v. kaba davranmak
pull an attitude (with one) v. (birine) kabalık etmek
pull an attitude v. küstahlık etmek
pull an attitude v. hava basmak
pull an attitude v. saygısızca davranmak
pull an attitude v. hava atmak
pull an attitude (with one) v. (birine) saygısızlık etmek
pull an attitude v. caka satmak
pull an attitude (with one) v. (birine) küstahlık etmek
pull an attitude v. poz kesmek
pull an attitude v. kabalık etmek
pull an attitude (with one) v. (birine) kaba davranmak
Speaking
your attitude determines your altitude expr. tavrın/davranışın seviyeni belirler
your attitude determines your altitude expr. üslub-u beyan ayniyle insan
Trade/Economic
attitude scaling n. davranış ölçümü
attitude scaling n. davranış kavramının ölçümü için geliştirilen çeşitli uygulamalı tanımlar
attitude survey n. davranış araştırması
employee attitude measurement n. çalışan tutumlarının ölçümü
employee attitude n. işçi tutumu
employee attitude scale n. işçi tutum skalası
attitude survey n. tutum araştırması
attitude based trainings n. tutum geliştirmeye yönelik eğitimler
attitude of the market n. piyasa tavrı
attitude of the market n. pazarın tavrı
attitude of the market n. piyasanın tavrı
market attitude n. piyasa tavrı
market attitude n. piyasanın tavrı
market attitude n. pazarın tavrı
administrative attitude n. idari tutum
management attitude n. işletme/yönetim tutumu
brand attitude n. marka tutumu
maintain a passive attitude v. pasif bir tavır takınmak
Politics
uncompromising attitude n. uzlaşmaz tutum
deplorable attitude n. üzücü davranış
common attitude n. ortak tavır
uniform attitude n. bir örnek davranış
attitude of a committee n. komitenin tutumu
social attitude n. sosyal davranış
social attitude n. sosyal durum
social attitude n. sosyal tavır
social attitude n. sosyal tutum
ethnocentric attitude n. etnomerkezci yaklaşım
impartial attitude n. tarafsız yaklaşım
Advertising
brand attitude n. marka tavrı
Technical
attitude indicator n. durum göstergesi
attitude control n. durum kontrolü
pitch attitude n. yunuslama açısı
attitude jets n. vaziyetleme memeleri
spacecraft nonlinear attitude dynamics n. uzay aracı yönelme dinamiği
Computer
pitch attitude n. yunuslama açısı
Informatics
attitude sensor n. duruş algılayıcısı
attitude control n. duruş kontrolü
Telecom
attitude determination and control system n. yönelme saptama ve denetleme sistemi
attitude stabilized satellite n. yüksekliği kararlı hale getirilmiş uydu
attitude-stabilized satellite n. kararlı konumlu uydu
Automotive
vehicle attitude n. taşıt pozisyonu
Aeronautic
attitude display indicator n. durum göstergesi